banner565

banner614

banner472

banner458

banner457

KobiEfor ve Gaziantep Sanayi Odası işbirliğiyle; “Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar”

23. yılını doldurup, 24. yılına giren KobiEfor tarafından Gaziantep Sanayi Odası (GSO) işbirliği ve evsahipliğinde; Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (GAOSB) desteğiyle; SANKO Holding, Kofana Digital, Hedef Filo, Novotel sponsorluklarında düzenlenen “Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar” toplantısı, GSO Mesleki Eğitim Merkezi (GSO-MEM) Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. KobiEfor Dergisi Sahibi Yalçın Sönmez, Gaziantep’in rol model bir kent olarak parladığını belirterek, “Sürdürülebilir adil değer paydaşlığı ile yarınlar daha iyi olacak” dedi. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi; bizi hedeflerimize ulaştıracak yolun yenilikçi üretimden geçtiğini söyledi.

KAPAK 01.10.2022, 00:00 19.10.2022, 08:52
24633
KobiEfor ve Gaziantep Sanayi Odası işbirliğiyle; “Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar”

KobiEfor 23. yılını doldurup, 24. yılına girerken “Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar” toplantısı ile Gaziantep’teydi. KobiEfor tarafından Gaziantep Sanayi Odası (GSO) işbirliği ve evsahipliğinde; Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (GAOSB) desteğiyle; SANKO Holding, Kofana Digital, Hedef Filo, Novotel sponsorluklarında düzenlenen “Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar” toplantısı, Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi (GSO-MEM) Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Toplantıya; Gaziantep Vali Yardımcısı Salih Altınok, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Cıncıkcı, GSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Aslansoy, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen, GSO Kurumsal İletişim Müdürü Pelin Kanalıcı, GSO Kurumsal İletişim-Basın Danışmanı Bünyamin Acar, GSO Basınla İlişkiler ve Medya Takip Yöneticisi Hanifi Özer, UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföyü Proje Yöneticisi Özge Renklidağ, KOSGEB Gaziantep İl Müdürü Muhammed Paksoy, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Genel Sekreter Yardımcısı Serdar Aydoğan, İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) Uzmanı Pınar Duman, İKA Uzmanı Meral Karadağ, Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan, Kofana Digital Salesforce Müşteri Lideri Can Kayalıoğlu, Novotel-İbis Gaziantep Genel Müdürü Özgür Çözgöner, Hedef Filo Kıdemli Pazarlama İletişim Uzmanı Esra Topal Akkoyun, Hedef Filo Yeni Müşteri Kazanımı Takım Yöneticisi Cansın Alataş, Hedef Filo Kıdemli Müşteri Yönetimi Müdürü Ezgi Zeyneloğlu, firma temsilcileri ve sanayiciler katıldı. Moderatörlüğünü ve sunuculuğunu KobiEfor Yayın Grubu Haber Koordinatörü Deniz Yanıktaş üstlendiği toplantıda sektörel gelişmeler, hedef pazarlara yönelik yol haritaları, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm alanlarında yeni fırsatlar ve riskler değerlendirildi, destek ve teşvikler anlatıldı ve Gaziantep Vali Yardımcısı Salih Altınok, GSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Aslansoy, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen ve KobiEfor Yayın Grubu Reklam ve Etkinlikler Grup Başkanı Zeynep Koca Simer tarafından katılımcılara ve sponsorlara teşekkür belgeleri verildi.

“Sürdürülebilir adil değer paydaşlığı ile yarınlar daha iyi olacak”

Toplantı, İstiklal Marşı, Saygı Duruşu, KobiEfor tanıtım videosu ve KobiEfor Dergisi Sahibi Yalçın Sönmez’in mesajıyla açıldı. Rekabetçi yerli üretim için KOBİ’lere ve girişimcilere iletişim platformu olan KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin 23. yılında ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar’ toplantısına katılan tüm konuşmacılara, evsahibi GSO’ya ve GSO-MEM’e, destek veren kurum, kuruluşlara, sponsorlara ve katılımcılara teşekkür eden Yalçın Sönmez, çok zorlu ve sıkıntılı bir süreçten geçtiğimizi belirtti. Sönmez, Pandemi ile başlayan bunalımın; iklim değişikliği ve Rusya-Ukrayna savaşıyla derinleştiğine dikkat çekti: “Tedarik zincirleri kırıldı, emtia, gıda ve enerji arz güvenliği bozuldu. Enflasyon, finansal dengesizlik, öngörülemezlik ve belirsizlikle oluşan tedirginlik, ekonomide istikrar ve güven ortamını zedeledi ve hasar verdi. Bu türbülans gibi süreçte bir de iş ve insan ilişkilerimizle yaşam biçimimizi değiştirip dönüştüren, dijitalleşmenin ve Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın uyum sağlamak zorunda olduğumuz yeni standart ve kurallarıyla karşı karşıyayız. Tam bir transformasyon yaşıyoruz. Bu değişim ve dönüşümün elbette zorlukları ve tehditleri var.”
Sönmez, “Ancak farkındalığı ve bilinci oluşturarak, sürdürülebilir kalkınmanın ekosistemini hızlıca iyi hazırlayabilirsek fırsata çevirebiliriz. Bu süreçte gücümüze katalizör olacak, Türkiye’nin ‘Tedarik Zinciri Yönetim Merkezi’ potansiyelini de dikkate almamız faydalı olacaktır” dedi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nca hazırlanan; Türkiye ekonomisinin 2023-2024 ve 2025 olmak üzere gelecek 3 yılının yol haritasını oluşturan Orta Vadeli Program (OVP) ile ekonomik büyüklükler ve hedefler açıklandığını anımsatan Sönmez, “OVP’nin temel amacının; ‘Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı önceleyen büyümenin sürdürülmesi, verimli ve rekabetçi yerli üretim yapısının güçlendirilmesi, ithalat bağımlılığının azaltılması, kalıcı fiyat istikrarına ulaşılması, beşeri sermaye ve işgücü kalitesinin artırılması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, sürdürülebilir, kapsayıcı büyüme ile adaletli paylaşıma yönelik   ekonomik dönüşümün gerçekleştirilmesi’ olduğunu görüyoruz. Hedeflere ulaşmak için hepimize sorumluluklar düşüyor” diye konuştu.

“Gaziantep rol model bir kent olarak parlıyor”
Yalçın Sönmez, şunları kaydetti: “Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma ve büyümesinde özel bir yeri ve katkısı olan Gaziantep’in; ‘Marka Şehir’, ‘İnovasyon Şehri’ ve ‘GastroAntep’ gibi örnek stratejik projeleri, kamu-özel sektör işbirliği ve güçbirliğinden sağladığı sinerji ve başarılarla; rol model bir kent olarak parlıyor. Ülkemiz, Dünya’da yoksulluğun ortadan kaldırılması, gezegenin korunması ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını hedefleyen ‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na duyarlı ve katkı veriyor. Döngüsel ekonomide, yatırım, üretim, istihdam ve ihracatla yüksek katmadeğerli büyüyeceğiz; başka seçeneğimiz yok. Sürdürülebilir, adil değer paydaşlığı ile yarınlar daha iyi olacak. Kamu elindeki imkanlar ölçüsünde çeşitli destek ve teşviklerle bu sürece katkı sağlıyor; etkin ve verimli kullanmalıyız. Özel sektörümüz de geliştirdikleri yenilikçi ürün ve hizmetlerle yardımcı oluyorlar; değerlendirmeliyiz. Bugün burada çözümler, fırsatlar, destekler ve teşvikler bizimle paylaşılacak. Toplantımızın işlerinizde ve projelerinizde değer üretmenize faydalı ve yardımcı olmasını umuyor, başarılı ve hayırlı geçmesini diliyorum.”

“Bu organizasyon sanayicilere ve tüm katılımcılara azami derecede fayda sağlayacaktır”

Toplantının açılışında konuşan Gaziantep Vali Yardımcısı Salih Altınok, Gaziantep sanayisini ve firmaları geliştirmeye, yapılan üretime değer katmaya yönelik organizasyonları çok önemsediğini belirterek, KobiEfor ve GSO işbirliğinde düzenlenen ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar’ toplantısının da bu amaca hizmet ettiğini söyledi. Bu organizasyonun sanayicilere ve tüm katılımcılara azami derecede fayda sağlayacağına inandığını belirten Altınok, programı organize eden KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’ne ve Gaziantep Sanayi Odası’na teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

“Bizi hedeflerimize ulaştıracak yol yenilikçi üretimden geçiyor”
“Gaziantep zorluklara rağmen bölgesinin lideri ve öncü şehri konumunda”: Toplantının açılışında konuşan GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, üretim, ihracat ve istihdamı ile ülke ekonomisinin bel kemiği şehirleri arasında yer alan, Türkiye’nin 5. büyük ekonomik gücü Gaziantep’in bölgesinin lideri ve öncü şehri konumunda bulunduğunu söyledi: “160 alanda binlerce ürünle üretim çeşitliliğimiz, zenginliğimiz. Gıda, ambalaj, halı, makarna sektörlerinde de Dünya’da söz sahibiyiz. Gaziantep çalışıyor, Türkiyem kazanıyor.  Dünya’da yaşanan ekonomik zorluklar karşısında Türkiye’nin odaklandığı üretim, ihracat ve istihdam konusunda da Gaziantep, geçmişten gelen sanayi ve ticaret kültürüyle rol model olmaya devam ediyor. Dünya Bankası verilerine göre Dünya’nın en rekabetçi 7 şehrinden biri Gaziantep. Kentimizin ve ülkemizin geleceği için üretimlerimizde katmadeğeri ve ihracat kilogram değerlerimizi artırmak zorundayız. Bizi hedeflerimize ulaştıracak yol yenilikçi üretimden geçiyor. Yenilenebilir enerji kaynakları bakımından güneş, rüzgar ve su kaynakları olarak çok zengin bir ülkeyiz. Enerji krizinin zirveye ulaştığı böylesi bir dönemde bu alanları da çok daha verimli ve etkin kullanmalıyız. İşbirlikleri için KobiEfor Dergisi’ne ve toplantımıza katılan tüm değerli konuklarımıza teşekkür ediyorum.”
Ünverdi, Dünya’yı etkileyen ekonomik durgunluk ve savaştan; üreten şehir Gaziantep ve Türkiye’nin çabuk kurtularak, krizi fırsata çevireceğini, Rusya-Ukrayna savaşı ve Avrupa enerji krizinin Türkiye turizminin gelişmesinde fırsata dönüştürülebileceğini öngördü. Gaziantep’te 11 tane kurulmuş ve kurulmakta olan Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bulunduğunu paylaştı: “İçinde bulunduğumuz 5 OSB Bölgesi’nde1200’ün üzerinde üretim yapan irili ufaklı firmamız, Gaziantep genelinde 5200 irili ufaklı imalat yapan kesim var. Gaziantep OSB Türkiye’nin en büyüğüdür. Tüm OSB’ler içerisinde en fazla enerji kullanan OSB’dir, halihazırdaki 5 OSB’miz, 38 milyon m2’yi kaplıyor. Kilis ile Gaziantep arasında yeni açılacak bir OSB’miz daha var; 45 milyon m2. İnşallah yakın zamanda oranın da dağıtımına başlamış olacağız. Ayakkabı sektörü Gaziantep için büyüyen bir yıldız. Ayakkabı OSB’yi kuruyoruz, son aşamasına da geldik. Evliya Çelebi’nin de dediği gibi Gaziantep’i anlatmaya ne kalem, ne kelam yeter.”

“Kalkınmanın ve gelişmenin ancak üretimle mümkün olduğu bilinciyle yatırımlarımıza devam edeceğiz”
GAOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Cıncıkcı, kuruluşundan bu yana ilave alanlarla 5 OSB’ye ulaşan Gaziantep OSB’nin 43 milyon m2’lik alanıyla Türkiye’nin en büyük OSB’si, 1150 firmanın üzerinde 250 bin kişiye sağladığı istihdam ve Türkiye’de tükettiği elektrik enerjisiyle Türkiye’nin en önemli sanayi güçlerinden biri olduğunu söyledi. Cıncıkcı, 2021 yılı ihracat verisi; 10 milyar 92 milyon 128 bin dolar olan ülke sıralamasında 5. sırada yer alan, tekstil, mobilya, kimya, gıda, plastik ambalaj, makine, geri dönüşüm sektörlerinde faaliyet gösterin ve 178 ülkeye ihracat yapan şehrin Dünya’ya açılan bir kapı konumunda olduğunu kaydetti. Mevcut OSB alanının yetersiz kalmasından dolayı 11 milyon m2 ilave alan ile 6. OSB’nin kamulaştırma çalışmalarının başladığını ve tüm hızıyla devam ettiğini açıklayan Cıncıkcı, 100 yıl önce özgürlük meşalesini yakarak Kurtuluş Savaşı’na öncülük eden Gaziantep’in aynı ruhla Anadolu’nun sanayileşmesinde de öncü rol oynadığını ve Türkiye’nin gururu haline geldiğini belirtti: “Kalkınmanın ve gelişmenin ancak üretimle mümkün olduğu bilinciyle yatırımlarımıza devam edeceğiz. Biz Türkiye’nin en büyük OSB’sine sahibiz. Artık günümüzde fiziki büyüklük yerine farklı ölçüt ve değerlere bakılmaktadır. Geçmişte firmalarımız büyüklüklerini üretim yapılan alan, istihdam edilen kişi sayısı ve çeşitli rakamlarla açıklardı, fakat günümüzde artık sahip oldukları marka, inovasyon ve Ar-Ge çalışmaları ve sürdürülebilirliklerini anlatıyorlar.”
Rekabet gücünü korumak için dijital ve yeşil dönüşüm ile kaynakları verimli kullanmanın önemini vurgulayan Cıncıkcı, OSB içerisinde Hasan Kalyoncu Üniversitesi işbirliğiyle Gaziantep OSB Teknokent’in A ve B Blokları’nın hizmete girdiğini, C Blok için proje çalışmalarının devam ettiğini, GES projelerine devam ettiklerini, 83 tesisin 163 megavat gücündeki GES santrallerinin devrede olduğunu, Tarsus-Adana-Gaziantep Yolu’nu bağlayan köprülü kavşağın inşaat çalışmalarının bu yılın sonunda bitirilmesinin planlandığını böylece OSB’ye direkt bağlantı sağlanacağını anlattı: “Diğer bir projemiz Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile beraber yapacağımız tünel projesi; şehir ile OSB’yi birbirine bağlayan alan içerisinde ormanın içerisinden yeşile, doğaya zarar vermeden proje tamamlanacaktır. Bir diğer projemiz; Fırat’tan Gaziantep OSB arası su isale hattı yapmaktayız, ihalemizi imzaladık, en kısa zamanda inşaatı başlatacağız. Gaziantep OSB dijitalleşme açısından Anadolu’ya örnek olacak, sanayinin kalbi olmaya devam edecektir.”

“Gaziantep, Yeşil Mutabakat risklerini fırsata çevirebilir”
UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföyü Proje Yöneticisi Özge Renklidağ, ‘Sürdürülebilirlik & Yeşil Mutabakat’ başlıklı konuşmasında; Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakatı ve yeni sürecin taşıdığı fırsatlar ve risklere değindi. “UNDP 170 ülkede ve bölgede faaliyet gösteren bir kurum. Türkiye ofisimiz de hem ülkemizin sorunlarına çözüm bulabilmek hem de Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) yolunda kamuya, özel kurumlara ve tüm STK’lara destek olmak üzere çalışan bir kurum” diyen Renklidağ, SKA’ları sıraladı.  Sosyal gelişim, çevrenin korunması ve ekonomik büyüme olmak üzere 3 ana konuda çalışmalarını, cinsiyet eşitliği, hukukun üstünlüğünü temel alarak yürüttüklerini, AB’nin zarar vermeden kimseyi geride bırakmadan AB Yeşil Mutabakatı’nı uygulayacağını anlatan Renklidağ, ihracata dayalı büyüme stratejimiz nedeniyle AB Yeşil Mutabakatı’nın Türkiye’nin büyüme stratejisini destekleyeceğine inandığını söyledi: “Yeşil Mutabakat, Türkiye’nin menfaatine olan ve ülkemizi bir adım daha ileriye taşıyacak olan bir konudur. Çalışmalarımızı yeşil dönüşümü dikkate alarak yapmak zorundayız. Yeşil Mutabakat’ın beraberinde getirdiği birtakım riskler ve fırsatlar da bulunuyor. KOBİ’ler açısından değerlendirdiğimizde Yeşil Mutabakat ve özellikle Karbon Vergisi bizleri korkutan bir konu olarak görülse de beraberinde birçok fırsatı da getiriyor. Memleketim Gaziantep gibi girişimci ve sürekli ileri adımları atmada öncü bir il ve Türkiye olarak, ne kadar lider olursak ve hızlı karar verirsek aslında biz buradan bütün riskleri fırsata çevirme şansı elde etmiş olacağız.” Standartlaşma ve düzen kurma ile fırsatların yakalanabileceğini kaydeden Renklidağ, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum için yapılması gerekenleri özetledi: “AB’nin güncel mevzuatları sürekli takip edilmeli. Üretim ve dağıtım sürecinden temiz ve yenilenebilir enerji tercih edilmeli. Doğal kaynaklar verimli kullanılmalı, döngüsel ekonomi ilkelerini benimsemeli, atıklarımızı ve karbon salımını azaltmalı. Üretimde sürdürülebilir ve geri dönüştürebilir hammaddeler kullanmak da bizim yeşil dönüşüm adımlarımız olmalı.” Yürüttükleri projelere değinen ve KOBİ’lerde Enerji Verimli Motorların Teşvik Edilmesi-TEVMOT projesini detaylarıyla anlatan Renklidağ, projeyi sürdürülebilir bir proje olarak devam ettirdiklerini belirtti. Soru cevap kısmında GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de Gaziantep olarak projelerde işbirliği yapılması önerisinde bulundu.

“Sektörünüze özgü çözümler sunuyoruz”
Salesforce Müşteri Lideri Can Kayalıoğlu, San Francisco’da kurulmuş Salesforce firmasının Türkiye’deki satış ve müşteri lideri olduğunu vurgulayarak, ‘Müşteri Odaklı Dijital Dönüşüm ve Küresel Ticarete Katkısı’ başlıklı konuşmasından önce sahneye davet ettiği; Salesforce Türkiye İş Ortağı Kofana Digital’in Satış Yöneticisi Cem Çilek, “Biz Kofana olarak 25’ten fazla ülkede 250’den fazla proje tamamladık. Mevcut 30’dan fazla danışman 80’in üzerinde sertifikasıyla hizmet sunuyor” dedi.
Gaziantep ve Türkiye’nin büyümesindeki 1 numaralı engelin ‘güven’, bunun en büyük nedeninin de kurumsallaşma olduğuna işaret eden Kayalıoğlu, Salesforce olarak 5 değerleri bulunduğundan sözetti: “Güvenilir olmak, inovasyon, müşterilerimizin başarısı, eşitlik ve sürdürülebilirlik bizim için çok önemli. Salesforce olarak pazar lideriyiz, müşteri ilişki yönetimi yapıyoruz. bunun için de farklı çözümlerimiz var.”
Ticarette öne çıkan trendleri; “Dijital Deneyimler İyileştiriliyor. Veri Odaklı Kurumsallaşma. Yeni ve Yaratıcı İş Modelleri. Geleceğin İş Gücüne Hazırlık. Sürdürülebilirlik” olarak sıralayan Kayalıoğlu, şunları ifade etti: “Salesforce, dijital dönüşümde sizi 5 alanda destekler: Ticari Mükemmellik. Dijital Operasyon. Servilization. Geleceğin İş Gücü. Sürdürülebilirlik. Müşterinin talebine istediğimiz gibi cevap verebiliyor muyuz? Herkesin aynı dili konuşabilmesi için herkesin aynı dijitalleşmeye erişebilmesi lazım. Süreçlerimize ne kadar hakimiz, müşteriyi nerede kaçırıyoruz? Karmakarışıklık, müşterinin kaçmasına ve zaman kaybına yol açıyor. Salesforce olarak, tek bir yazılım üzerinden tüm farklı fonksiyonları yönetebilen ve bunlara çözüm sağlayabilen bir firmayız. Tek bir yazılım üzerinden satışlar, ilgili müşteri hesapları, müşteri hesapları içindeki kontaklar, bunların hepsini görebileceğiniz ve bu sayede de satış, müşteri hizmetleri ve pazarlama ekiplerini yönetebileceğiniz, koyduğunuz her bir lira, Euro veya doların karşılığını görebileceğiniz bir sistem. Dünyanın önde gelen endüstriyel markalarıyla çalışmaktan gurur duyuyoruz. Salesforce müşteri başarısı getirir. Dijitalleştiğimizde, kurumsallaştığımızda, süreçleri ehilleştirdiğimizde başarı arkasından geliyor. Bu bizim her zaman yapmaya çalıştığımız şey, insanların inisiyatifine bırakmaktansa insanları eğitip bu yazılımlarla bunları sağladıktan sonra inisiyatife bırakmak gerekiyor. Fırsatlarınızı satışa çevirebileceğimiz ve bunun için aksiyonlarınızı belirleyebileceğimiz bir yazılımımız var. Bugün buradaki bu organizasyonun sponsorluğunu yapan tüm firmalar; Salesforce kullanıyor: SANKO, Accor Otelleri, Kofana Digital, Hedef Filo da Salesforce’u kullanıyor. Biz size zenginleştirilmiş veri sunuyoruz. Nasıl başlıyoruz? Kurumunuzu, ihtiyacınızı anlıyoruz, sizlerle beraber keşif yapıyoruz. Daha sonra ortak hedefler belirliyoruz; satışlarınızı mı, müşteri memnuniyetini mi iyileştirmek istiyoruz? Sonra size sektör uzmanlarımızla gelip sektör yaklaşımınızı anlıyoruz, sektörünüze özgü çözümler sunuyoruz. Sizin isteklerinize göre uyarlıyoruz sonra da Kofana ile birlikte sizi destekliyoruz.”

TİM ve İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik Yol Haritası ve Eylem Planları
GAİB Genel Sekreter Yardımcısı Serdar H. Aydoğan, ‘TİM ve İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik Yol Haritası ve Eylem Planları’nı anlattı. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile yeni yeşil düzen ilan edildiğini, özellikle ‘Sınırda Karbon Vergisi’ ile dış ticarete müdahale edilmesinin planlandığını aktaran Aydoğan, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) prensiplerinden ‘ayrımcılık olmaksızın ticaret’ prensibine ve ‘millilik’ kurallarına dikkat çekti: “Geçtiğimiz yıl ülke olarak toplam 207 milyar dolar ihracatımızın yüzde 42’sini 87 milyar dolarını doğrudan AB üyesi ülkelere yapmışız. GAİB olarak aynı dönemde toplam ihracatımız 11.7 milyar dolar, AB’ne ihracatımız ise 2.1 milyar dolar. Toplam ihracatımızın yüzde 18’ini AB ülkelerine yapmışız. Yani AB pazarı ihracatımız açısından oldukça önemli. Bu pazarda karşılaşmamız olası ek kısıtlamalar, engeller önemli. 100 bini aşkın ihracatçının tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Pandemi döneminde Avrupa Yeşil Mutabakatı Farkındalık ve Bilgilendirme Toplantıları ile genel farkındalık yaratmaya çalıştı. İhracatçıların konuyla ilgili sorularının cevaplanması için Alo TİM Yeşil Hat kuruldu, TİM ve Türkiye genelinde İhracatçı Birlikleri personellerine; Ufuk Avrupa Proje Eğitimleri ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama Araştırma Merkezi tarafından 14 haftalık bir eğitim verildi. TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı hazırladı. TİM Sanayide Sürdürülebilirlik Bilim Kurulu kuruldu, 12 ayrı hedef belirlenerek, Bakanlık’ın hazırladığı Eylem Planı’yla uyumlu bir çalışma meydana getirildi.
Sektörler bazında daha detaylı; başta tekstil olmak üzere tarım ve hayvancılık için sürdürülebilirlik eylem planları hazırlanarak basın lansmanları gerçekleştirildi. GAİB’in halı sektörüne yönelik tasarım yarışmalarında bu yıl da tasarım günleri etkinlikleri ve söyleşilerle tekstil ve halı sektörüne yönelik karbon ayak izi hesaplaması ve önemine dair bir bilgilendirme yapacağız, sizleri davet ediyoruz. Belirli aralıklarla webinarlarlarla sürdürülebilirlik, karbon ayak izi gibi konularda farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Bu yıl 8 ayrı kurs düzenleyerek karbon hesaplama konusunda teknik eğitimler verdik, Gaziantep’te 4, Malatya’da 1, Kahramanmaraş’ta 2, Diyarbakır’da 1 grup olmak üzere bu eğitimlere toplam 133 kişi katıldı.”

“Artık yüzümüzü güneşe dönme zamanı”
GENSED Genel Sekreteri Hakan Erkan, ‘Mevzuattaki Gelişmeler’ başlıklı sunumunda; güneşin Avrupa’da olduğu gibi desteklenmesi gerektiği fikrinden yola çıkarak lobi faaliyeti oluşturmak üzere 43 kurucu ortağın GENSED’i kurduğunu söyledi ve Türkiye’nin lisanssız güneş enerjisi gelişiminde önemli kilometre taşlarını şöyle sıraladı: “Off-Grid Şebekeden bağımsız kurulumlar. 5346 YEK Kanunu-Mayıs 2005. 6094 YEK Kanunu Değişikliği-Aralık 2010. Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği Yayınlanması-Ekim 2013. Lisanssız Elektrik Üretim Yönetim Değişikliği-Mayıs 2019-Mayıs 2021-Ağustos 2022.”
Erkan, güneşe yatırımda 3 yöntem bulunduğunu paylaştı: “Birincisi; lisans alınarak EPDK’dan, ikincisi YEKA ihalelerine katılıp büyük santrallere yatırım, üçüncüsü ise lisanssız dediğimiz kendi ihtiyacınızı karşılamak üzere yatırım, fazlanız varsa bir miktar onu da satabilirsiniz. Panel fiyatları gittikçe gerilemeye başladı, geri dönüşler 10-11 yıllara gelince ufak ufak yatırımlar başladı. Sadece 10 yıl alım garantisi vardı o nedenle kurumsal firmalar uzak durdu. Lisanslı tarafta fazla bir yığılma oldu. Kurumsal firmalar da dahil herkes lisanssıza yüklenmeye başladı. Güneşte fiyatlar düşüyor, apartmanlarda, arabaların camlarında, binalarda, kıyafetlerimizde güneş geliyor. Artan elektrik maliyetleri, sürdürülebilirliğin önemini anlayan insanlar, Sınırda Karbon Vergisi ve Yeşil Mutabakat… O yüzden herkes güneşle tanışacak. Teknik bir takım sıkıntıları var. Enerji depolama yatırımlarının önü açıldı, EPDK bu konuda bir düzenleme yapıyor. Artık isteyen hem santral hem depolama tesisini kuracak, istediğini satacak, istediğini depolayacak. Artık yüzümüzü güneşe dönme zamanı. Ev, fabrika, otel, arazi veya çatınızda güneş enerjisi santrali kurabiliyorsunuz. Yapılan yatırımın 25 yıl ömrü var. Sistemlerin doğru çalışması için ürün, uygulayıcı firma, mühendislik hizmetleri kaliteli ve referanslı olmalı. Yeni düzenlemelerle birlikte tüketim noktasından farklı yerlerde arazide üretim tesisi kurulabilmekte. Örneğin; bir sanayi tesisiniz var, diyelim 1 megavat kurulu gücünüz var, çarpı 2 kadar artık kurulum yapabiliyorsunuz. Farklı bir dağıtım bölgesinde kurulum yapabiliyorsunuz. Artık OSB’nin dışında da santral kurup, OSB içinde enerjiyi tüketebiliyorsunuz. 1 tüzel kişilik, birçok şubesini birleştirip tek bir yerde kurulum yapabilir.”

KOSGEB Yeşil Dönüşüm Destek Programı
KOSGEB Gaziantep İl Müdürü Muhammed Paksoy, ‘Yeşil Dönüşüm Destek Programı’nı anlatarak, “İşletmelerin kullandığı elektrik ölçüm aralığına göre iki aşamalı destekler sunuluyor. Son12 ayda toplam enerji tüketimi 10-99 TEP arası olan işletmeler yararlanabilir; Elektrik Motorları Desteği (iki aşamalı; 1. Aşama; Elektrik Motorları Etüt Hizmeti Giderleri. 2. Aşama: Elektrik Motorları Değişim Giderleri). 100-500 TEP arası Verimlilik Artırıcı Destek (iki aşamalı; 1. Aşama: Enerji Etüt Hizmeti Giderleri. 2. Aşama: Verimlilik Artırıcı Giderler). Enerji Motorları Desteği; geri ödemesizdir, hibe şeklindedir. Hizmet sağlayıcılar; EVD şirketlerinden, Etüt Proje Sertifikası’na sahip kişiler, Enerji Sistemleri Mühendisliği mezunları, Enerji Yöneticisi Sertifikası’na sahip kişilerden bu hizmetleri alabilirsiniz, web sitemizde var, lisanslı kişilerdir, diğerleri geçersizdir, dikkat edin lütfen. Etüt Hizmetleri’nde destek oranı yüzde 100, Değişim Giderleri destek oranı yüzde 75. Motor Etüt Giderleri 10-49 TEP arasında 1500 TL’ye kadar, Motor Değişim Giderleri için 60.000 TL’ye kadar, 50-99 TEP arasında Motor Etüt Giderleri için 2500 TL’ye kadar, Motor Değişim Giderleri için 100.000 TL’ye kadar destek veriyoruz. Verimlilik Artırıcı Destek’ten son 12 ayda toplam enerji tüketimi 100-500 TEP arasında olan işletmeler yararlanabilir. Hizmet sağlayıcı; Enerji Etüt Giderleri için; sanayi alanında yetkilendirilmiş EVD şirketlerinden hizmet alabilirsiniz. Geri ödemesiz destek Etüt Hizmeti yüzde 75, Verimlilik Artırıcı Giderler için yüzde 40’a kadar destek veriyoruz. Enerji Etüt Giderleri 30.000 TL’ye kadar, Verimlilik Artırıcı Giderler 400.000 TL’ye kadar destek veriyoruz. Motor değişimi, pompa değişimi, fan değişimi, kompresör değişimi, verimlilik artırıcı ekipmanların temini vb. destek veriyoruz.”

İpekyolu Kalkınma Ajansı Destekleri
İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) Kırsal Kalkınma ve Destinasyon Yönetim Birimi’nde  Uzman Pınar Duman Koç, İKA Destekleri’nin Teknik ve Mali olmak üzere 2 tür mekanizmaya ayrıldığını aktardı: “Teknik Destek; ‘Kar Amacı Gütmeyen Kurum ve Kuruluşlar’ın kurumsal kapasitelerini arttırmayı amaçlamaktadır. 6 ay sürecek faaliyetleri desteklemektedir. Kar amacı güden kurum ve kuruluşlar, birlikler ve kooperatifler içinse Yönetim Danışmanlığı Teknik Destek Programı ile maksimum 6 ay, yüzde 100 destek sağlıyoruz.
Mali Destek kapsamında çeşitli sektörler Proje Teklif Çağrısı’nda destekleniyor. Sektörler her yıl değişebilir. Maksimum 24 ay sürecek faaliyetler yüzde 75 ve yüzde 90 oranında desteklenmektedir. Bölgemize yapılacak yatırımların fizibilitesini desteklediğimiz Fizibilite Desteği ile yüzde 100, en fazla 12 ay destekleniyor. Güdümlü Proje Desteği’nde amacımız; kamu ve sanayi işbirliğini güçlendirmek. Burada kar amacı gütmeyen kurum ve kuruluşlar yüzde 75, 24 ay sürecek faaliyetler desteklenebilmektedir. Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı’na (SOGEP) başvuru sahipleri OSB’ler ve sanayi siteleri ve bunların yönetici şirketleri başvuru sahipleri olabilmektedir. Kar amacı gütmeyen kurum / kuruluşlar (yüzde 90 destek oranı) ve kar amacı güden tüzel kişiler (yüzde 50 destek oranı) en az 1 milyon TL’lik projelerine destek alabilirler. 2022’de Gaziantep şehri, Üreten Şehirler Programı’na girdi, asgari bütçe 1 milyon TL, destek oranı yüzde 90.”

Yorumlar (0)