banner472

banner488

banner480

banner458

banner457

banner493

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ve döngüsel ekonomiye ulaşmak için Sürdürülebilir Finans

Derinleşen Pandemi, iklim ve ekonomi krizleri karşısında; Dünya ülkeleri, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (Küresel 17 Amaç) doğrultusunda mücadele ediyor. Pandemi ile hızlanan dijital dönüşüm, yeşil ve döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde şirketlerin varlığını geleceğe taşıyabilmelerinin yolu; ‘Sürdürülebilir Finans’ olanaklarını bilmekten, kaynaklara erişmekten ve kullanabilmekten geçiyor. BDDK verilerine göre; Türkiye’de sürdürülebilirliğin finansmanında; yenilenebilir enerji (69 milyar TL), kadın girişimciliği (28 milyar TL) ve sürdürülebilir tarım (15 milyar TL) konuları öne çıkıyor.

KAPAK 01.03.2022, 00:00 28.03.2022, 10:14
26793
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ve döngüsel ekonomiye ulaşmak için Sürdürülebilir Finans

Pandemi ile tedarik zinciri kırılan ve yeniden yapılanan Dünya ekonomisi, ülkelere, şirketlere, kamu kurumlarına ve kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine, bireylere riskler ve tehditler kadar fırsatlar da sunuyor. Dünya’da üretim ve ticaretin yani insanların yaşamını sürdürmesini sağlayan ekonomik faaliyetleri durma noktasına getiren ve giderek derinleşen  Pandemi ve iklim krizleriyle başetmenin yolu; ‘Sürdürülebilirlik’ kavramını temel almaktan geçiyor.
Küresel ısınmanın 2 derece altında tutulmasını hedefleyen Paris İklim Değişikliği Sözleşmesi (2015), 193 ülkeyle birlikte Türkiye’nin 2015’te, New York’ta kabul ettiği Birleşmiş Milletler’in (BM) 17 Amaç ve 169 Hedef’ten oluşan BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve 2050 yılına kadar net sera gazı emisyonunun sıfırlanması, sınırda karbon düzenlemesi yapılmasını amaçlayan Avrupa Yeşil Mutabakatı (2019), ‘Sürdürülebilirlik’in uluslararası çerçevesini oluşturuyor.
Avrupa Yeşil Mutabakatı ve bu metnin tamamlayıcısı olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere ve bu ülkelerde dış ticaret yapan diğer ülkelere daha erken dönemlerde çeşitli önlemler almayı zorunlu hale getiriyor. Örneğin; Temmuz 2021’de yayımlanan 55’e Uyum Paketi (Fit For 55), çimento, elektrik, alümünyum, demir, çelik ve gübre ihracatlarında belirlenen limitlerin üstündeki karbon emisyonları için 2026’dan itibaren karbon vergisi ödeme yükümlülüğü getiriyor.
Paris İklim Anlaşması kapsamındaki taahhütler ve Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum için atılması gereken adımlar tüm ekonomik üretim süreçlerinin de-karbonizasyonunu, bu faaliyetlerin denetimini, onaylanmasını, raporlanmasını, vergilendirilmesini, finansmanını içeren çok boyutlu bir çalışmayı gerektiriyor. Ekonomiyi karbonsuzlaştırma özetle yeşil ve döngüsel ekonomiye geçiş sürecinin en önemli boyutlarından birini finansman faaliyetleri oluşturuyor. Dünya’da yeşil finansman faaliyetlerine yönelik çabalar her geçen gün artıyor çünkü yeşil dönüşüm yatırımları için ciddi finansman kaynağına ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle şirketlerin varlığını geleceğe taşıyabilmelerinin yolu; ‘Sürdürülebilir Finans’ olanaklarını bilmekten, kaynaklara erişmekten ve kullanabilmekten geçiyor.

Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı (2022-2025)
BDDK’nın (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı’nda (2022-2025) belirtildiği üzere; finansal piyasalar, iklim kriziyle mücadele için gerekli kaynağı sağlamak üzere finansal yatırımlara yönlendirilmeli ve finansal sektörün özellikle de bankaların dönüştürücü gücü kullanılarak reel sektörlerin yeşil dönüşümünün hızlandırılması sağlanabilecek. Bu da yeşil finans ve bankacılık faaliyetlerini iklim kriziyle mücadelede kritik bir noktaya taşıyor.
OECD’nin tahminlerine göre; yalnızca iklim dışındaki Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA’lara) ulaşılabilmesi için 2030’a kadar enerji, ulaştırma, su ve telekomünikasyon altyapısı için yılda ortalama 6.3 trilyon ABD doları tutarında yatırım yapılması gerekiyor. Ayrıca yenilenebilir enerji gibi iklim değişikliğinin önlenmesine yönelik ilave yatırım ihtiyacı da eklendiğinde yıllık yatırım açığının 6.9 trilyon ABD dolarına ulaşacağı tahmin ediliyor. Halihazırda yıllık 3-4 trilyon ABD doları civarında seyreden küresel altyapı yatırımlarıyla karşılaştırıldığında ilave finansman ihtiyacı finans sektörü için önemli bir talep artışı anlamına geliyor. Bunun yanı sıra başta karbon emisyon piyasası olmak üzere ortaya çıkmakta olan yeni pazar, ürün ve araçlar, çevresel ve sosyal duyarlılığa sahip kesimlere yönelik tasarlanacak özel ürünler sayesinde erişilebilecek ilave fon ve likitide imkanları, kamu tarafından sağlanabilecek olası teşvikler ve destekler de finansal sektörün bu süreçte dikkate alması, değerlendirmesi gereken fırsatlar arasında yer alıyor.

Plan’da sözü edilen önemli uluslararası insiyatifler şöyle: G20 platformuna bağlı olarak faaliyet gösteren Finansal İstikrar Kurulu (FSB). FSB tarafından 2015’te kurulan ‘İklimle Bağlantılı Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD).’ TCFD tavsiyeleri ışığında Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) Vakfı. 2021’de IFRS Vakfı tarafından oluşturulan Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB). 2018’de faaliyete geçen ‘Finansal Sistemin Yeşillendirilmesi Ağı (NGFS).’ Basel Bankacılık Denetim Komitesi (BCBS) tarafından 2020’de oluşturulan ‘İklimle Bağlantılı Finansal Riskler Görev Gücü (TFCR)’.
Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı, Türk bankacılık sektöründe sürdürülebilirlik alanındaki önemli gelişmeleri şöyle özetliyor:
• 2014’te Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından ‘Bankacılık Sektörü İçin Sürdürülebilirlik Kılavuzu’ yayımlandı, Kılavuz 2021 Mart’ında güncellendi.
• 2014’te Borsa İstanbul (BIST) tarafından ‘BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’ oluşturuldu. Hâlihazırda Endeks kapsamında sektör payları toplamı %63’ü bulan 9 banka yer alıyor.
• 2016’da Türkiye’de yerleşik bankalarca uluslararası standartlarda ilk yeşil tahvil ihracı gerçekleştirildi.
• 2017’de UN Global Compact üyesi 8 banka tarafından ‘Global Compact Türkiye Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi’ imzalandı.
• 2017’den bu yana 5 banka TCFD Tavsiyeleri’nin destekleyicileri arasına katıldı.
• 2020’den bu yana 8 banka finansal ve sürdürülebilirliğe ilişkin bakış açılarını bir arada içeren entegre rapor yayınlamakta.
• 2021’de TCFD tavsiyeleri doğrultusunda ilk bağımsız ‘İklim Riskleri Raporu’ yayınlandı.
• 2021’de bankalarca ilk kez sürdürülebilir sermaye benzeri kira sertifikası ve ortaklığa dayalı yeşil kira sertifikası ihraçları gerçekleştirildi.
• Türk Bankacılık Stratejisi Eylem Planı (2022-2025), 3 amaç ve 6 hedefe yönelik toplam 21 eylemden oluşuyor.

Çevresel ve sosyal risk değerlendirme sistemi oluşturuldu: Sektör payı %62’yi bulan 15 banka tarafından proje ve müşteri özelinde risk değerlendirmesi yapmak üzere çevresel ve sosyal risk değerlendirme sistemi oluşturulduğu belirtilen Plan’da, özellikle büyük ölçekli bankalar başta olmak üzere bazı bankalarca skorlama, ısı haritası, stres testi, senaryo analizi gibi portföy düzeyinde analizler yapıldığı ya da bu yönde kapasite oluşturulmaya çalışıldığı dile getiriliyor.
Türk bankacılık sektörünün hidroelektrik üretimi, enerji dağıtım ve ulaştırma altyapısı, tarımsal üretim, gıda sanayi ve bağlantılı sektörler açısından fiziksel risklerle karşı karşıya bulunduğunun görüldüğü, benzer şekilde sektörün, fosil yakıtlara dayalı enerji üretimi, çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, ulaştırma ve inşaat sektörleri ve bunlarla bağlantılı sektörler üzerinden önemli geçiş risklerine maruz olduğunun değerlendirildiği kaydedilen Plan’da, şunlar aktarılıyor: “Yeşil finansman alanında, Türk bankacılık sektörü özellikle iklim değişikliği ile mücadelede kritik öneme sahip olan yenilenebilir enerji konusunda hatırı sayılır ölçüde finansman sağlamaktadır. 2021 yılı Eylül ayı itibarıyla yenilenebilir enerjiye sağlanan toplam nakdi finansman bakiyesi 200 milyar TL’ye (22.6 milyar ABD doları) ulaşmıştır. Söz konusu tutar Türk bankacılık sektörünün toplam kredilerinin %4.9’una ve toplam aktiflerin %2.8’ine tekabül etmektedir. Sürdürülebilirlik alanlarına sağlanan finansmana paralel olarak bu finansman için uygun fon yaratılması yönündeki çabalar da yoğunluk kazanmıştır. Bunların başında sürdürülebilirlik temalı (yeşil, sosyal vb.) tahvil/sukuk ihraçları gelmektedir. Bankacılık sektörünün 2016’dan bu yana yaptığı ihraçların tutarı 2.7 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.”

Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi
BDDK Sürdürülebilir Finans Raporu verilerine göre:
Çevresel ve sosyal risk yönetimi (ÇSRY) sistemi: 15 banka (%62)
Hizmet alımı: 10 banka (%56)
Yasaklı sektör ve faaliyet listesi: 17 banka (%63)
ÇSRD sürecinden geçmiş krediler: 236 milyar TL (nakdi kredi portföyünün %11’i)
Değerlendirme sonucu: %51’i düşük, %30’u orta ve %20’si yüksek derecede riskli
Portföy düzeyinde analizler: 3 banka (%20)
Tedarikçilere yönelik kriterler: 7 banka (%39).

Engeller: BDDK’nın Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı’nda (2022-2025), sürdürülebilir finansın gelişiminin önündeki engeller; ‘ekonomik faaliyetlere yönelik bir yeşil sınıflandırmanın (taksonomi) bulunmaması geldiği, başta KOBİ’ler olmak üzere reel sektörde sürdürülebilirlik konusunda standart bir raporlama uygulamasının bulunmaması, Türkiye’de karbon emisyonunun fiyatlandığı bir karbon piyasasının olmaması’ olarak ifade ediliyor.

Fırsatlar: Planda aktarılan Türk bankacılık sektörü sürdürülebilirlik GZFT analizine göre fırsatlar şöyle:
• Yeşil dönüşüm sürecinin neden olacağı ilave yatırım ve finansman talebi
• Geçiş sürecinde ortaya çıkacak yeni piyasa ve finansal araçlar
• AB’ye coğrafi yakınlığın sağlayacağı dış ticaret avantajları
• Geçiş süreci için tahsis edilecek kamusal ve uluslararası fonlar
• Gündeme gelebilecek kamu kaynaklı teşvikler.

Finansal sektör
Finansal sektör, sürdürülemez trendlerin ve sürdürülebilir bir ekonomiye geçişin etkilerine doğrudan ve dolaylı maruz bir sektör olarak ciddi riskler taşırken aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonomiye geçişte en önemli aktörlerden birisi olma konumuyla sorumluluklar ve fırsatlar taşıyor. BDDK Sürdürülebilir Finans Raporu, sürdürülebilir finans alanındaki riskleri şöyle sıralıyor:

Fiziksel riskler:
• Fiziki varlıkların zarar görmesi / operasyonların kesintiye uğraması

• Müşterilerin geri ödeme kapasitesinin zayıflaması
• Teminatların zarar görmesi
• Tazminat taleplerinin artması

Sürdürülebilir ekonomiye geçiş riskleri:
• Müşterilerin geri ödeme kapasitesinin zayıflaması
• Varlık ve teminatların değer kaybetmesi
• Lisans iptalleri
• Kota ve sınırlamalar
• Vergi düzenlemeleri
• Tüketicilerin ve yatırımcıların tercihlerinin değişmesi.

İtibar kaybı:
• Çevreye zarar veren projelere sağlanan finansman nedeniyle oluşan kamuoyu tepkisi.


Fırsatlar
Rapor’da bu alandaki fırsatlar ise şöyle belirtiliyor:
• 2030’a kadar her yıl yaklaşık 7 trilyon ABD doları tutarında ilave yatırım ihtiyacı
• Dönüşüm sürecinde ortaya çıkacak yeni ticari faaliyetlere (Ör: karbon emisyon ticareti) dayalı yeni finansal ürünler, pazarlar ve fırsatlar
• Çevresel ve sosyal duyarlılığa sahip kesimlerden fon temin edilmesi
• Kamusal ve uluslararası fonlara aracılık imkanı
• İmaj yönetimi
• Yeşil/sosyal tahvil ihracı veya yeşil kredilerin menkul kıymetleştirilmesi yoluyla yurtdışı piyasalardan uzun vadeli ve makul maliyetle sağlanabilecek kaynaklar
• Kamu tarafından verilecek destekler (sermaye yeterliliği, karşılıklar, teminat değerleri, aracılık maliyetleri vb.).

Kamusal politika örnekleri
BDDK Raporu’nda kamusal politika örneklerine değiniliyor, bunlar:
• Yeşil varlıklara ve sektörlere ilişkin tanımlar (Bangladeş, Brezilya, Çin ve Güney Afrika)
• İlke ve standartlar (Zorunlu: Bangladeş, Çin, Vietnam ve Endonezya; Gönüllü: Hindistan, Japonya, Moğolistan ve Türkiye)
• Raporlama yükümlülüğü (Bangladeş ve Çin’de düzenleyici otoritelere, Brezilya’da kuruluş birliklerine; CAMELS, şube açılışı, ödüllendirme, MB borçlanmasında avantaj)
• Kredi sözleşmelerine hüküm koyma yükümlülüğü (Çin)
• Kredilerin belli bir oranının yeşil yatırımlara kanalize edilmesi yükümlülüğü (Bangladeş)
• Vergi avantajları (ABD, Brezilya).

AB-Senaryo Analizi
BDDK Raporu’nda; Avrupa Bankacılık Otoritesi’nin, ‘İklim riskinin haritalandırılması: AB çapındaki pilot uygulamanın ana bulguları’ndan sözediliyor ve AB-Senaryo Analizi aktarılıyor, buna göre;
Bankacılık Sektörünün İklim Risklerine İlişkin Senaryo Analizi Çalışması (EBA) (2021)
• 10 ülkeden gönüllü 29 banka tarafından katılım sağlandı (toplam varlıkların %50’si).
• Bankaların söz konusu şirketlerdeki risklerinin:
 - %58’i geçiş risklerine duyarlı sektörlerde,
- %35’i sera gazı emisyonu medyanın üzerinde olan firmalara ait,
• Yeşil Aktif Rasyosu: %7.9.
• İklim risklerinin banka bilançolarını etkileme kanallarının modellenmesi ve veri açığının kapatılması konusunda daha fazla çalışılması gerekiyor.

Türkiye
BDDK Raporu’nda Türkiye’de sürdürülebilirlik ve yeşil ekonomi için finans olanaklarının geliştirilmesi için yapılanlara da değiniliyor:

Türkiye’nin Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanı
2030’a kadar sera gazı emisyonunda referans senaryoya göre artış üzerinden yüzde 21 oranında azaltım sağlanacaktır.

Türk finans sektörü inisiyatifleri
Türkiye Bankalar Birliği (TBB): ‘Bankacılık Sektörü İçin Sürdürülebilirlik Kılavuzu (2014-2021)'
Borsa İstanbul: Sürdürülebilirlik Endeksi (2015)
UN Global Compact üyesi sekiz banka: ‘Global Compact Türkiye Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi (2017)
Bankalarda çok sayıda iyi uygulama örneği.

Sürdürülebilirlik politikası ve kurumsal kapasite
BDDK Raporu’nda sürdürülebilirlik politikasına ilişkin şu bilgiler yer alıyor:
Sürdürülebilirlik politikası: 21 banka (%86)
Üyelik ve taahhütler: 16 banka (%81)
Raporlama: 14 banka (%80)
Entegre Raporlama: TSKB, İş Bankası, Garanti Bankası, Yapı Kredi Bankası, Vakıfbank, Ziraat Bankası (%57)
Dış Değerlendirme: BIST Sürdürülebilirlik Endeksi kapsamında 9 adet banka (%60)

Sürdürülebilirliğin finansmanı
Sağlanan nakdi finansman (2017): 29 adet banka, toplam 143 milyar TL (kredilerin yaklaşık %7’si)
Başlıca finansman konuları: Yenilenebilir enerji (69 milyar TL), kadın girişimciliği (28 milyar TL) ve sürdürülebilir tarım (15 milyar TL)
Finansmandan beklenen olumlu katkının hesabı: 8 banka (%40)
Sağlanan katkı: 6 adet bankadan 16.7 milyon ton CO2 emisyon azaltımı
Toplam katkı tahmini: 29 adet bankadan kabaca 68.3 milyon ton (Türkiye’nin yıllık emisyon miktarının yaklaşık %13’ü)
Sosyal sorumluluğa ayrılan kaynak: 28 bankadan 195 milyon TL (toplam gelirlerin yaklaşık onbinde 6-8’i).

Finansal otoritelerce atılan adımlar
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
• IFC Sürdürülebilir Bankacılık Ağı (SBN) üyeliği (2015)
• Türk Bankacılık Sektörü Sürdürülebilirlik Araştırması (2018)
• Enerji Performansı Yüksek Konut Finansmanının Artırılması (2019)
• Basel Bankacılık Denetim Komitesi ‘İklimle Bağlantılı Finansal Riskler Görev Gücü’ (TCFR) üyeliği (2020)
• Kredi Tahsis ve İzleme Süreçleri Rehberi (2021)
• Sürdürülebilir Bankacılık Çalışma Grubu (2021)

Sermaye Piyasası Kurulu
• Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi (2020). Halka açık ortaklıkların gönüllü nitelikteki bu ilkelere uyup uymadıklarını ‘uy ya da açıkla’ prensibiyle raporlamaları zorunlu hale getirildi, böylece toplam sektöre payı %62 olan halka açık 12 banka 2021’den itibaren raporlama yapmaya başladı.

Aksiyon ihtiyacı
BDDK Raporu’nda aksiyon ihtiyacı şöyle özetleniyor:
• Uluslararası fonlara erişim sorunu (ESG kriterleri)
• İhracat darboğazı riski (AB Yeşil Mutabakatı)
• Yeni ekonomik düzende geride kalma riski
• Küresel düzeyde ivme kazanan inisiyatifler (G20-FSB, BCBS, Dünya Bankası vb.)
• Uluslararası karşılaştırmalarda ortaya çıkan görece olumsuz görünüm
- The Green Central Banking Scorecard (Positive Money-2021)
- Sustainable Banking Global Progress Report (SBN-2021)
- Unlocking Green Finance in Turkey-Tehcnical Note (Dünya Bankası-2021).

BDDK Raporu’nda şu bilgiler öne çıkıyor: Positive Money’nin Yeşil Merkez Bankacılığı Puan Kartı’na göre Türkiye, G20 ülkeleri (2021) arasında 18. sırada, SBN’nin Küresel İlerleme Raporu 2019’a göre ise; ‘Gelişmekte Olan Ülkeler’ arasında Türkiye, uygulama aşamasında gelişen ülkelerde listeye sondan dahil oluyor.

Sorunlar
BDDK Raporu’nda sorunlar şöyle aktarılıyor:
Yapısal:
• Makroekonomik ortam

• Düşük ulusal tasarruf ortamı
• Bankacılık sektörünün kısa vadeli fonlama yapısı

Kurumsal:
• Bütüncül bir yaklaşım ve stratejinin bulunmaması

• Koordinasyon ve liderlik eksikliği
• Tanımlama / sınıflandırma bulunmaması
• Veri eksikliği
• Kurumsal kapasitenin yeterince oluşmamış olması
• Farkındalığın yeterince gelişmemiş olması
• Düzenleme ve denetim çerçevesinin bulunmaması.

Politika önerileri
BDDK Raporu’nda politika önerileri şöyle:

Olası Aksiyon Alanları
• İhtiyati Düzenleme Çerçevesinde Değişiklikler
- Çevresel risklerin risk parametrelerine dahil edilmesi (SYR hesabı vs.)
• Denetim ve Gözetim Çerçevesinde Değişiklikler
- Stres testi/senaryo analizi, skorlama modelleri, yerinde denetim
- Yeşil finansmanın teşvik edilmesi (Yeşil Aktif Rasyosu vb.)
• Bankaların ESG uygulamalarının güçlendirilmesi
- Rehber
- Zorunlu düzenleme.

BDDK Yol Haritası
• Kurumsal kapasitenin ve farkındalığın artırılması
• Uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi (NGFS üyeliği)
• Sektörle iletişim kanalları oluşturulması
• Bankalar için ESG Kılavuzu yayımlanması
• ‘Ulusal Yeşil Taksonomi’ çalışmasına aktif katılım sağlanması
• Denetim ve gözetim kapasitesinin geliştirilmesi
• Finansal ürün ve hizmetlere yönelik çevre etiketi uygulamasının desteklenmesi.

Ulusal strateji ve koordinasyon ihtiyacı
BDDK Raporu’da şöyle ifade ediliyor: “Ülkemizde tüm bileşenleriyle sürdürülebilir bir finans sisteminin oluşturulabilmesi amacıyla ulusal düzeyde bir ‘Sürdürülebilir Finans Stratejisi’nin belirlenmesi ve bu stratejinin bir lider kuruluş koordinasyonunda işbirliği içerisinde yürütülmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir.”

Sürdürülebilirlik
BDDK’nın ‘Sürdürülebilir Finans’ raporu; ‘sürdürülebilirlik kavramını şöyle tanımlıyor: ‘İş ve yatırım kararlarında ekonomik ve finansal kriterlerin yanı sıra çevresel ve sosyal etki, risk ve fırsatların da dikkate alınması suretiyle toplumun ve gelecek kuşakların yararının gözetilmesi.’
Rapor, sürdürülemez trendleri şöyle sıralıyor: ‘Hızlı nüfus artışı, karbona ve kaynak tüketimine dayalı lineer ekonomi modeli ve bunlara bağlı olarak; küresel ısınma, doğal kaynakların hızla tükenmesi / zarar görmesi, doğal afetlerin şiddetinde ve sıklığında artış, sağlıklı ve yeterli miktarda gıdaya erişimin güçleşmesi, sağlık sorunlarında artış, eğitim ve sağlık sistemlerinin yetersiz kalması, gelir dağılımında bozulma, ulusal ve uluslararası düzeyde siyasi / sosyal gerilimlerde artış.’

Sürdürülebilir Finans Çalışma Grubu
Sürdürülebilir finans anlayışının ve uygulamalarının geliştirilmesi finans sektörü başta olmak üzere tüm sektörler için dönüştürücü potansiyele sahip. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA’lara) erişilebilmesi ve 2030 gündeminin yakalanabilmesi için yıllık 2.5-3 milyar ABD doları civarında bir yatırım ihtiyacı bulunuyor. Hem finansman sağlayan kuruluşların kredilendirme süreçlerinde sürdürülebilirlik ilkelerini gözetmeleri, hem de finansmanı projelerinde kullanan şirketlerin bu ilkeler çerçevesinde iş yapmaları risklerin daha iyi yönetilerek sürdürülebilir kalkınmaya yapılan yatırımları artırmaktadır. Global Compact Türkiye Sürdürülebilir Finans Çalışma Grubu, Türkiye finans sektörü başta olmak üzere reel sektörde sürdürülebilirlik olgusunu yaymayı ve SKA’lara ulaşmak için ihtiyaç duyulan finansal kaynağın yaratılmasında özel sektörü harekete geçirmeyi amaçlıyor. Düşük karbonlu ve kapsayıcı büyüme için sunulan finansal araç ve ürünlerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma odaklı işbirliklerinin artırılması öncelik verilen konular arasında yer alıyor. Çalışma Grubu, bu amaç ve hedefler doğrultusunda uluslararası gündem ve uygulamaları yakından takip ederek, sürdürülebilirlik için standartlar belirliyor ve bu standartları sürekli olarak güncelliyor.
Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi: 2017’de UN Global Compact üyesi yedi banka, Global Compact Türkiye Sürdürülebilir Bankacılık ve Finans Çalışma Grubu tarafından hazırlanan Global Compact Türkiye Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi’ne imza attı ve 50 milyon ABD doları ve üzerindeki yatırımlardaki kredi süreçlerinde çevresel ve sosyal riskleri değerlendirme sürecine alacaklarını beyan etti. Bildirge, 2018’de güncellendi, bankalar yatırım tutarını 20 milyon ABD dolarına indirdi, 2019’da yapılan güncellemeyle bankalar çevresel ve sosyal etkisini değerlendirecekleri yatırım tutarı limitini 10 milyon ABD dolarına indirdi.

Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi’ne imza atan bankalar:
• Akbank
• Garanti BBVA
ING Türkiye
• Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası
• Şekerbank
• Türkiye İş Bankası
• TSKB
• Yapı Kredi Bankası.

Başlıca uluslararası standartlar
• BM Sorumlu Yatırım İlkeleri (UNPRI)
• Karbon Saydamlık Projesi
• Küresel Raporlama İnisiyatifi (GRI)
• Ekvator Prensipleri (EP)
• IFC Performans Standartları
• İklim Aydınlatma Standartları Kurulu (CDSB) Çerçevesi
• İklimle Bağlantılı Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD) Tavsiyeleri
• LMA Yeşil Kredi Prensipleri
• ICMA Yeşil / Sosyal / Sürdürülebilirlik Tahvil Prensipleri.

Avrupa Birliği-finansal otoriteler
BDDK Raporu’nda Avrupa Birliği’nin (AB) finansal otoritelerinin Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Avrupa Bankacılık Otoritesi (EBA) olduğu ifade ediliyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB):
• Çevresel risklerin yönetimi ve raporlanmasına yönelik kılavuz (2020)

• Banka özdeğerlendirmeleri ve eylem planları (2021)
• 30 yıllık perspektifte sektöre yönelik iklim riski stres testi (2021)
• Banka düzeyinde iklim stres testleri (2022)

Avrupa Bankacılık Otoritesi (EBA):
• Sürdürülebilir Finans Eylem Planı (2019)

• ESG risklerinin raporlanmasına ilişkin teknik standartlar (Taslak)
• Temel performans göstergeleri (Yeşil Aktif Rasyosu vb.)

Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye 300 milyon dolar kredi
Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu, Türkiye’de yer altındaki ısı kaynaklarından yararlanarak yenilenebilir enerjinin geliştirilmesi amacıyla Jeotermal Geliştirme Projesi’ne yönelik toplam 300 milyon ABD dolar tutarındaki IBRD kredilerini onayladı. Krediler, daha önce sağlanan toplam 250 milyon ABD dolar tutarındaki iki başlangıç kredisinin devamı niteliğinde İlave Krediler olarak sağlanmıştı.  Proje’ye yönelik IBRD kredilerini tamamlayıcı olarak, Temiz Teknoloji Fonu’ndan (CTF) 39.8 milyon ABD doları tutarında bir hibe ve Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı’ndan (ESMAP) 0.35 milyon ABD doları tutarında bir hibe sağlandı.
Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Auguste Kouame, “Dünya Bankası enerji alanındaki dönüşüm çabalarında ve özellikle de jeotermal enerji kapasitesinin arttırılması konusunda Türkiye Hükümeti ile ortak çalışmalar yapmaktan memnuniyet duymaktadır. Türkiye’de enerji güvenliğinin sağlanması ve iklim değişikliğinin azaltılması bakımından yenilenebilir enerji üretiminin arttırılması kritik önem taşımaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde iklim dostu yatırımların ülkeye çekilmesi de büyük önem taşımaktadır” açıklamasını yaptı.

EBRD’den Türkiye’ye 500 milyon Euro iklim finansmanı
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye’ye 500 milyon Euro’nun üzerinde kaynak sağlayacak ‘Yeşil Ekonomi Finansman Programı’ projesini onayladı. Banka tarafından yapılan açıklamada program için EBRD’nin 500 milyon Euro’ya kadar, Temiz Teknoloji Fonu’nun da 20 milyon Euro kaynak sağlayacağı belirtildi. Ticari, kamu ve konut sektörlerinin kaynak ile enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve iklim direnci önlemleri de dahil olmak üzere yeşil ekonomi yatırımlarını desteklemek için sağlanacak finansman Türkiye’deki 10 civarındaki ortak banka ve/veya finansal kiralama şirketleri aracılığıyla kullandırılacak. Bankanın açıklamasında programla Türkiye’de ilk defa ortak finans kuruluşlarının kredi verme strateji, süreç ve uygulamalarına kurumsal iklim yönetişiminin yer almasının ayrıca çevresel açıdan sürdürülebilir, düşük karbonlu ve iklime dayanıklı bir ekonomiye geçişi ilerletecek iklim uyumu yatırımlarının teşvik edileceği belirtildi.
Fon’dan ekipman üreticileri de yararlanabilecek: Sağlanacak fonlardan yalnızca yatırımcılar değil ‘Türkiye için Yeşil Teknoloji Seçimi’ kapsamında yer alan ekipman üreticileri de faydalanabilecek. Kaynak sağlanacak projeler için EBRD’nin Türkiye’deki Yeşil Ekonomi Dönüşümü yaklaşımına tamamen uyum göstermesi şartı bulunuyor. Ayrıca kaynak zorla çalıştırma iddialarıyla açık bağlantıları olan üreticiler tarafından üretilen güneş enerjisi teknolojilerinin finansmanı için kullanılamayacak.

“Fonlama yapısında en fazla sürdürülebilir temalı kaynağa sahip bankayız”
VakıfBank’tan yapılan açıklamaya göre; VakıfBank tüm faaliyetlerini stratejik öncelikli konuların başında gördüğü sürdürülebilir bankacılık anlayışı çerçevesinde yürütüyor. Uluslararası fonlama tarafında yenilikleri ve fırsatları yakından takip ederek alternatifler üzerinde çalışıyor. Bu kapsamda mevduat bankalarınca ihraç edilen ilk Sürdürülebilir Eurobond işlemini Aralık 2020’de tamamladı. Eylül 2021’de ikinci Sürdürülebilir Eurobond işlemiyle bu başarıyı perçinledi. 2021 yılı Nisan ve Kasım aylarında iki sendikasyon yenilemesini de sürdürülebilir sendikasyon olarak gerçekleştirdi Fransız Kalkınma Ajansı’ndan yeşil konut projelerini desteklemek için 200 milyon Euro tutarında finansman sağladı.
Ayrıca Pandemi’den etkilenen firmalara kullandırmak üzere Dünya Bankası ile 250 milyon dolar tutarında Acil Durum Firma Destek kredi anlaşması imzaladı. VakıfBank, fonlama yapısında en fazla sürdürülebilir temalı kaynağa sahip banka konumunda bulunuyor. Yurtdışından sağladığı uzun vadeli, uygun maliyetli 14 milyar dolara ulaşan kaynak ile reel sektöre destek olmaya ve dış ticareti finanse etmeye devam ediyor.
VakıfBank sağlanan bu kaynakları, müşterilerine kendi sürdürülebilirlik hedeflerinde destek olacak kredi ürünlerine dönüştürüyor. 2021 yılının son çeyreğinde sunulan Sürdürülebilirlik ve Kaynak Verimliliği Kredisi ile verimlilik ve geri kazanım odaklı çalışmalar yapan işletmeleri destekliyor. Segment ayrımı gözetmeksizin ticari işletmelerin sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliği harcamalarını finanse etmeye yönelik kredi kapsamında, enerji verimliliği, su verimliliği ve atık suyun geri kazanımı ile hammadde verimliliği sağlamak amacıyla gerçekleştirilen harcamaları yüzde 100’e kadar finanse edebiliyor.
VakıfBank’ın, yeni çıkardığı diğer bir ürünü ise Doğa Dostu Taşıt Kredisi. Bu krediyle benzinli, dizel veya LPG’li araçlara kıyasla karbon salımı çok daha az olan elektrikli ve hibrit araçların alımına yönelik ihtiyaç duyulan finansal desteği sağlıyor.

Türkiye’nin yeşil dönüşümü Anadolu’daki KOBİ’lerle hız kazanacak
TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu), KAS (Konrad-Adenauer-Stiftung) işbirliği ve Akbank’ın desteğiyle Anadolu’daki iş insanlarının yeşil dönüşüm konusundaki farkındalığını artırmak üzere ‘KOBİ’ler İçin Yeşil Dönüşüm’ adlı yeni bir projeyi hayata geçirdi. TÜRKONFED üyesi federasyon ve derneklerin ev sahipliğinde 7 ilde düzenlenecek etkinliklerde, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve yeşil dönüşüm süreci tüm yönleriyle ele alınırken katılımcılarla fikir alışverişi de yapılacak.
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan; yeşil dönüşümün, dijitalleşmeyle birlikte Türkiye’nin ekonomik dönüşümünde ve KOBİ’lerin rekabetçiliğinde kaldıraç etkisi yaratacağını belirterek, “KOBİ’lerin yeşil dönüşüm alanındaki eksiklerini tamamlayacağız” dedi.
Konrad-Adenauer-Stiftung Derneği Türkiye Temsilcisi Walter Glos, Türk ekonomisinin yeşil dönüşüm sürecinde yerini almasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.
KOBİ’lerimizin yeşil dönüşümü için hazırlandıklarını aktaran Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, “Akbank olarak 2030’a kadar 200 milyar TL sürdürülebilir kredi finansmanı sağlama hedefimiz bulunuyor. Bugüne kadar, Akbank olarak ‘Yeşil Dış Ticaret Paketi’, ‘Çevre Dostu Taşıt Kredisi’ gibi yenilikçi ve öncü ürünler sunduk. Kurumsal ve Ticari müşterilerimize yönelik yürütülen çalışmalara ek olarak KOBİ’lerimizin düşük karbon ekonomisine geçişine yönelik bir hazırlık içindeyiz. KOBİ’lerin bu konulardaki farkındalığını artırmak hedeflerimizin başında geliyor ancak finansman konusunda da somut adımlar atmaya hazırlanıyoruz” diye konuştu.

HSBC Türkiye, 2022’de de ‘İklim Krizi’ için çözüm üreten start-up’ları desteklemeyi sürdürüyor
HSBC Türkiye’nin iki yıl önce hayata geçirdiği ‘Sürdürülebilir Büyüme Programı’ 2022’de ölçeğini daha da genişletiyor. Bu yıl, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve Hackquarters işbirliğiyle yürütülen program, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan İklim Eylemi kapsamında çözüm ve teknolojiler üreten 20 start-up’ı destekleyecek. 6 aylık hızlandırma programına dahil olacak 20 start-up’a, 100 saatlik workshop ve farklı alanlarda uzman 20 kişiden oluşan bir ekip tarafından 200 saat mentorluk desteği sağlanacak. Son başvuru tarihi: 7 Mart 2022.
HSBC Türkiye Genel Müdürü Selim Kervancı, iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik çözümler geliştiren start-up’lara verdikleri desteğin kapsamını her yıl genişleterek sürdürdüklerini, bu yıl destekledikleri start-up sayısını yaklaşık dört katına, 20’ye çıkardıklarını anlattı: “Programdan mezun olacak start-up’ların iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik inovatif projeleri sorunun çözümünü hızlandıracak. HSBC Türkiye olarak daha yaşanılabilir bir dünya hedefi için sorumluluk almaya ve yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.”

Sürdürülebilirlik, İş Bankası’nın kurumsal stratejisinin odak noktalarından biri
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, 2021 yılsonu finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Paylaşılabilir ve sürdürülebilir değer üretme gayesiyle, ülke ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda reel sektöre ve hanehalkına finansman desteği sağlamaya devam ettik. Köklü ve güçlü iş modelimizle kaynaklarımızı en doğru alanlara yönlendirmeye, tüm paydaşlarımız için katmadeğer yaratacak şekilde kullanmaya özen gösterdik” dedi.
Sürdürülebilirliği kurumsal stratejisinin odak noktalarından biri olarak konumlandıran Banka, 2021’in Kasım’ında, dış ticaretin finansmanında kullanmak üzere sürdürülebilirlik bağlantılı ikinci sendikasyon kredisi anlaşmasını imzaladı. %110’un üzerinde yenileme oranıyla, 832 milyon ABD Doları tutarındaki kredi ile İş Bankası, uluslararası piyasalarda hem Banka’ya hem de Türkiye bankacılık sektörüne duyulan güveni bir kez daha teyit etmiş oldu. Türkiye İş Bankası’nın sürdürülebilir bir gelecek hedefi kapsamında hayata geçirdiği ‘Geleceğe Orman’ uygulaması ise 100 bin katılımcıya ulaştı.

TSKB, yatırım bankacılığı alanında sürdürülebilirlik odağıyla ilerlemeye devam edecek
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2022’nin ilk yarısında büyük ölçekli halka arzlar ve reel sektör borçlanma araçları ihraçları ile yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerini hızlandırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda sektöre yeni oyuncular kazandırmayı planlayan TSKB, aracılık veya süreç yönetimi gerçekleştirdiği tüm projelerin yarıdan fazlasında sürdürülebilirliği ve iklim dostu firmaları önceliklendirecek.
TSKB Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aygen, tüm dünyada Pandemi’yle daha da önemli hale gelen bir sürdürülebilirlik gündemi bulunduğunun altını çizdi: “Ülkemiz açısından son dönemde yeni yasal düzenlemelerle beraber Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında beklenen sınırda karbon vergisi uygulaması, kapasite artışları, yenileme ve yeşil dönüşüm yatırımlarını öne çıkardı. 2022’nin bu anlamda hareketli geçeceğini düşünüyorum. SKA’ları merkeze alan bir banka olarak, 2030’a kadar 8 milyar dolar tutarında SKA bağlantılı finansman sağlamayı hedefliyoruz. Yatırım bankacılığı alanında da sürdürülebilirlik odağıyla ilerlemeye devam edeceğiz. Türk sermaye piyasalarına yenilikçi enstrümanlar ve yeni oyuncular kazandırmak yönündeki çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Aracılık veya süreç yönetimini yapmayı hedeflediğimiz tüm şirket evlilikleri, varlık alım satım işlemleri ve sermaye piyasası projelerinin yarıdan fazlasında sürdürülebilir nitelikte ve iklim dostu firmalara hizmet sağlamayı planlıyoruz.”

BM Net Sıfır Bankacılık Birliği’ne taahhüt veren ilk ve tek banka
Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ; geçtiğimiz sene bankacılık sektörünün ajandasındaki en önemli konuların; sağlıklı bilanço yönetimi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik olduğuna dikkat çekti ve sürdürülebilir kalkınmanın en büyük oyuncularının küresel finansmanın da 3’te 2’sini sağlayan bankalar olacağını vurguladı: “2020’den bu yana operasyonlarımıza karbon nötr olarak devam ederken aynı zamanda bu yıl Türkiye’den BM Net Sıfır Bankacılık Birliği’ne taahhüt veren ilk ve tek banka olduk. Bu taahhüdümüzden önce, kömürü ve kömürle ilişkili aktiviteleri finanse etmeyeceğini duyuran Türkiye’deki ilk banka olduk. Aynı yıl içerisinde, dünyada inovatif sürdürülebilir finans ürünleri anlamında bir ilke imza atarak dünyanın ilk Yeşil Halka Arz’ını gerçekleştirdik. Ülkemizde yine bir ilk olarak Garanti BBVA İklim Endeksi’ni ve Kurumsal Yeşil Araç Paketi’ni hayata geçirdik. Kendi operasyonlarımızda yaptığımız değişikliklerin yanı sıra toplumumuzun ve müşterilerimizin daha yeşil bir geleceğe geçiş yapmalarını teşvik etmeye devam ediyoruz. Garanti BBVA olarak, sadece ekonomide yarattığımız etkiyi değil; çevreye, sosyal hayata ve teknolojiye kattığımız değeri de önemsiyor ve bu bilinçle hareket ediyoruz.”

“Sürdürülebilirlik alanındaki global uzmanlık ve deneyimimizi Türkiye’ye aktarmaya devam ettik”
ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimine yön veren bir anlayış olarak gördüklerini kaydetti: “Sürdürülebilirlik alanında öncü bir grubun parçası olan ING Türkiye olarak, bu alandaki uluslararası deneyimimizi Türkiye’ye aktarmaya devam ettik. Dış ticaretin finansmanında kullanılmak üzere toplam 300 milyon Euro tutarında sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredisi anlaşmasına imza attık. Bununla beraber ING, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından uluslararası Çevresel, Sosyal ve Yönetişim tahvil piyasasında borçlanma işlemleri gerçekleştirilmesi amacıyla hazırlanan Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanı’nın hazırlık ve yayımlanma sürecinde danışman olarak görev aldı.” Gökgöz, ING’nin yer aldığı iki finansman işleminin, Bonds & Loans Türkiye Ödülleri 2021’de iki ödül aldığını da aktardı.

PASHA Bank, 2021’de yüzde 63 büyüdü, 3.5 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştı
PASHA Bank Genel Müdürü H. Cenk Eynehan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan arasındaki ticaretin gelişimine katkı sağlayan Türkiye’nin önde gelen yatırım bankalarından PASHA Bank’ın 2022 projeksiyonuyla ilgili bilgiler verdi: “2022 yılı için sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda fonlama çeşitliliğimizi arttırırken proje finansmanları önceliğimiz olmak üzere müşterilerimize finansal kaynak sağlamaya devam edeceğiz. VDMK ihraçlarımız ile yaratılan kaynağı reel sektörle buluşturmayı ve sermaye piyasalarında etkin rol oynamayı sürdüreceğiz. Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan arasındaki bölgesel ticaretin gelişimine katkı sağlama hedefimiz ve ‘Bölgede Akla Gelen İlk Banka’ olma misyonumuzla Karabağ’ın yeniden inşasında 2021’de olduğu gibi 2022’de de müşterilerimizin yanında aktif olarak yer alacağız.”

TEB, EBDR ile iki yeni anlaşma yaptı
TEB, 2021’de sağladığı kaynaklarla reel sektörü desteklemeye devam etti. Sürdürülebilirlik temalı ilk sendikasyon kredisine ABD, AB ve Orta Doğu ülkelerinden 22 bankanın katılımıyla imza atan TEB, sağladığı 380 milyon dolar tutarındaki krediyle reel sektörün dış ticaret finansmanına destek sunacak. Müşterilerin sürdürülebilir yaklaşımlar benimsemelerine destek olmak amaçlı yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerine yönelik kredilerin artırılması, sürdürülebilirlik uygulamalarının iş süreçlerine entegrasyonu, sürdürülebilir değer yaratmaya yönelik çalışanlara kurumsal sürdürülebilirlik eğitim programı sağlanması ve bankanın elektrik tedarikinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması gibi performans kriterlerine ulaşılması durumunda sendikasyon kredisinin maliyetlerinde iyileşme gerçekleşecek.
TEB, 2021’de Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile iki yeni anlaşma yaptı. Yılın hemen başında salgının ekonomi üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadele kapsamında oluşturulan finansman paketi dahilinde, EBRD ile 58 milyon ABD doları tutarında, 367 gün vadeli kredi teminine yönelik bir sözleşme imzaladı. Yılın üçüncü çeyreğinde ise EBRD ile 50 milyon dolarlık yeni bir işbirliği anlaşması gerçekleştirdi. Anlaşmayla dış ticaretin devamlılığı amaçlanırken firmaların dış ticaret işlemlerine yönelik ihtiyaçlarının desteklenmesine devam ediliyor.

Vakıf Katılım 3 milyar 915 milyon TL sermaye artırımı gerçekleştirdi
Vakıf Katılım, 5 milyar 720 milyon TL olan ödenmiş sermayesini 9 milyar 635 milyon TL’ye yükseltti. Vakıf Katılım Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran; “Kurumumuz kuruluşundan bu yana istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Pandeminin yaşattığı zorlu koşullara rağmen gerçekleştirdiğimiz sermaye artırımından dolayı mutluyuz” dedi.
Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınının başladığı ilk günden itibaren müşteri ihtiyaçlarına yönelik aldıkları duyarlı, kapsayıcı ve yenilikçi yaklaşım sayesinde son derece başarılı bir seneyi geride bıraktıklarını belirten Oran, 2021’de de sahip oldukları tüm kaynakları Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişimi için seferber ettiklerini belirtti: “Şimdi daha güçlü adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Hükümetimizin, ülke ekonomisinin büyümesine ve KOBİ’lerin desteklenmesine yönelik tüm fon kullandırma programlarına katıldık ve katılmaya da devam edeceğiz. Pandemi şartlarına rağmen aktiflerimizi 2020’de yüzde 75, 2021 yılında da yüzde 100 oranında artırarak, bankacılık sektörünün üzerinde bir büyüme gerçekleştirdik. 2022’de de güçlü sermayemizle başta KOBİ’lerimiz olmak üzere ülkemizin büyümesine destek olacak tüm sektörlerin yanında olmaya devam edeceğiz.”

Ziraat Katılım, sürdürülebilir kalkınmayı çok yönlü desteklemeyi hedefliyor
Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, sürdürülebilir büyüme ve müşteri odaklılık stratejileri doğrultusunda, 2021’de kullandırılan fonların hızlı büyümesini sürdürdüğünü aktardı: “Ziraat Katılım, iştirakleri Ziraat Katılım Varlık Kiralama A.Ş. ve ZKB Varlık Kiralama A.Ş. ile yerel piyasada TL cinsinden kira sertifikası ihraçları gerçekleştirmek üzere SPK’dan 1 milyar TL, 12 milyar TL ve 15 milyar TL’lik kira sertifikası ihraç tavanları onayı almıştır. Bu çerçevede, Bankamız kurulduğu tarihten 2021 sonuna kadar değişik tutarlı tertipler halinde 36.9 milyar TL’lik ihraç gerçekleştirmiştir. Katılım bankacılığını yaygınlaştırma misyonumuza sıkıca bağlı kalarak, projelerimize kararlılıkla devam ederken, nihai hedefimiz Türkiye ekonomisine artan oranda değer üretmek ve sürdürülebilir kalkınmayı çok yönlü desteklemektir.”

Alternatif Bank Engelsiz Bankacılık Ideathon’u 2022 başlıyor
Alternatif Bank’ın Engelsiz Bankacılık alanında hayata geçirdiği, tüm üniversite öğrencilerinin ve mezuniyetinin üzerinden en fazla 1 yıl geçmiş yeni mezunların yaratıcı projelerine açık olan Ideathon’a, 21 Mart’a kadar www.alternatifbankideathon.com adresinden başvuru yapılabiliyor. Alternatif Bank’ın 3.’sünü düzenlediği ‘Engelsiz Bankacılık Ideathon’ ile gençlerin, bankacılık ürünleri ve hizmetleri çerçevesinde ya da hizmet kanallarına erişimde, engelli gruplarının ihtiyaçlarına yönelik projeler geliştirmeleri ve başarılı projelerin Alternatif Bank bünyesinde hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Ideathon’a katılmaya hak kazanan öğrencilere süreç boyunca hem teorik hem de uygulamalı Design Thinking eğitimi verilecek. Ideathon’da birinci olan grup 25.000 TL ve Alternatif Bank’ta staj imkânı; ikinci 15.000 TL ile Alternatif Bank İK bölümünde Mülakat Simülasyonu; üçüncü ise 10.000 TL ile ödüllendirilecek.

Sürdürülebilir dünya hedefine katkı sağlamayı hedefliyor
Katar’ın en büyük bankası Qatar National Bank’ın (Q.P.S.C.) Türkiye’deki iştiraki QNB Finansbank, Pandemi koşullarında geçen 2021’i,  reel sektörü destekleyen, dijital çözümlerle sektörde ilklere imza atan çalışmalar ve istikrarlı büyümeyle tamamladı. QNB Finansbank Genel Müdürü Ömür Tan, 2022’de de reel sektörü güçlendirmek ve sürdürülebilir bir dünya hedefine katkı sağlamak üzere çalışmalarını sürdüreceklerini açıkladı.

DenizBank sürdürülebilirlik bağlantılı ilk repo işlemini gerçekleştirdi
DenizBank, Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG) bağlantılı sürdürülebilirlik kriterleri içeren ilk repo işlemini, Londra merkezli finans kuruluşu Standard Chartered Bank ile gerçekleştirdi.
DenizBank Finansal Kurumlar Grubu ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Beril Oğuz, Türkiye ekonomisinin geleceği için önem taşıyan pek çok niş sektörün yanı sıra; insanlık için olmazsa olmaz tarımı 20 yıldır sahiplendiklerini, çiftçilerin üretim faaliyetlerinin devamlılığı için ülkenin dört yanında çalıştıklarını kaydetti: “Standard Chartered ile gerçekleştirdiğimiz sürdürülebilirlik bağlantılı ilk repo işlemimizde de tarımın finansmanının yanı sıra engelli vatandaşlarımıza uygun şube ve ATM sayımızı artırmayı performans kriteri olarak belirledik. 2021 başından itibaren temin ettiğimiz yabancı para fonlamasının yaklaşık yüzde 30’unu da sürdürülebilirlik bağlantılı olarak gerçekleştirdik. Çevreye, doğal kaynaklara duyarlı, toplumu ve geleceğimizi gözeten bankacılık vizyonuyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

BNP Paribas Finansal Kiralama’dan EBRD işbirliğiyle yenilenebilir enerji yatırımlarına 25 milyon euro’luk destek
BNP Paribas Finansal Kiralama, sürdürülebilir enerji yatırımlarına destek olmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile güçlerini birleştirdi. Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansman Programı (TurSEFF III) kapsamında sağlanan 25 milyon euro’luk krediyle yerel işletmelerin sürdürülebilir enerji ve kaynak verimliliği sağlamaya yönelik ekipman yatırımlarının finansmanı ve yeşil ekonomiye geçişin hızlandırılması hedefleniyor.
BNP Paribas Finansal Kiralama Genel Müdürü Sibel Alyar, bu anlaşmayla hem KOBİ’lerin gelişimine yönelik yatırımlarını hem de ‘pozitif leasing’ yaklaşımıyla çevreye ve ekolojik dengeye uyumlu enerji yatırımlarını finanse etmeyi öncelik olarak belirlediklerini ifade etti. BNP Paribas Finansal Kiralama’nın ekipman finansmanında Avrupa lideri olan BNP Paribas Leasing Solutions’ın bir parçası olduğunu hatırlatan Alyar, grup stratejilerinde yeşil enerji ve sürdürülebilirlik konularındaki yatırımları desteklemenin şirketin ana odak alanları arasında yer aldığını ifade etti.

Çatı GES projelerine finansman desteği
Smart Energy ve Emlak Katılım, güneş enerjisinden faydalanmak isteyen şirketlere uygun koşullarda, ulaşılabilir finansman desteği sağlamak üzere bir işbirliğine imza attı. Yapılan anlaşma ile Smart Energy’nin anahtar teslim kurulumunu üstlendiği çatı GES (çatı üstü güneş enerji santrali) projelerine, Emlak Katılım, leasing finansmanı ve esnek ödeme planları sağlayacak.
Emlak Katılım Genel Müdürü Nevzat Bayraktar, “Bu protokolle yatırımcılarımız finansmana daha kolay ulaşabilirken biz de kurum olarak ülkemizin yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlamış olacağız” dedi. Smart Energy CEO’su Halil Demirdağ, bu işbirliğinin güneş enerjisi yatırımcılarına geniş yelpazede çözümler sunacağını söyledi.

EFDS+ mekanizmasıyla projelere; 40 milyar Avro’luk garanti
Avrupa Sürdürülebilir Kalkınma Fonu (EFSD+) mekanizmasıyla 2021-2027 yılları arasında oluşturulacak projeler için 40 milyar Avro’luk bir garanti sağlanacak. Fon kapsamında; Yeşil Mutabakat, Dijitalleşme, Döngüsel Ekonomi, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde hazırlanan uygulama aşamasında projeler değerlendirilecek.

Finansal Kiralama, yenilenebilir enerji finansmanına odaklandı
Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Başkanı Aynur Eke; “Temsil ettiğimiz Faktoring, Finansman, Finansal Kiralama ve Varlık Yönetim Şirketleri olarak, sürdürülebilir büyüme için reel ekonomiye kaynak sağlamaya her koşulda devam edeceğiz” dedi.
Finansal kiralama sektörünün yenilenebilir enerji finansmanına odaklandığını belirten Aynur Eke, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “2021’de ‘Finansal Kiralama’ alacaklarının 83 milyar TL seviyelerinde olduğunu görüyoruz. Sektörün aktif büyüklüğü de 106 milyar TL olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl boyunca ‘Finansal Kiralama’ sektörünün yenilenebilir enerjinin finansmanına daha fazla odaklandığını gözlemledik. ‘Finansal Kiralama’nın büyümesine pozitif katkı sunan bu alana yatırımların 2022’de de devam edeceğini öngörüyor; sektörümüzün temiz ve verimli enerji yatırımlarına finansman sağlayarak, sürdürülebilirliğe destek anlamında da önemli bir rol üstleneceğini düşünüyoruz. Faktoring sektörüne baktığımızda da; işlem hacminin 200 milyar TL seviyelerine ulaştığını, alacaklarının ise 59.5 milyar TL olduğunu görüyoruz. Sektörün aktif büyüklüğü 65 milyar TL; öz kaynakları ise 10.8 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Finansman Şirketleri tarafında ise işlem hacmi 51.8 milyar TL, aktif büyüklüğü 48.7 milyar TL, mikro kredilerde pazara giren yeni üyelerimizle birlikte müşteri sayısı 2.1 milyon ve alacak büyüklüğü de 42.4 milyar TL seviyesine ulaşmıştır.”

Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Kaan Şakul:
“Sektörde sürdürülebilirlik danışmanlığı yapan tek bankayız”
“Sahip olduğu büyük dönüştürücü güçle birlikte finans sektörünün, sürdürülebilirlik konularında büyük bir misyon üstlenmek zorunda olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Yapı Kredi olarak hem operasyonel hem de kredilendirme faaliyetlerimizden kaynaklanan çevresel ve sosyal etkilerimizi etkili bir şekilde yönetmeyi önemsiyoruz.
Bununla birlikte müşterilerimize sürdürülebilirlik yolculuklarında destek vermek, sürdürülebilir finans ekseninde stratejimizin en önemli alanlarından biri. Yeşil tahvil, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği kredileri, kadın girişimci ve tarım kredileri gibi pek çok ürün ve hizmetimizle sürdürülebilir kalkınma sorunlarına finansal çözümler sunuyoruz. 2018 yılından beri Türkiye Konutlarda Enerji Verimliliği Finansman Programı’na (TuREEFF) katılıyoruz. Diğer yandan, enerjide tasarruf bilincinin artırılması için müşterilerimize Doğa Dostu Mortgage ürününü sunuyoruz. Yine Doğa Dostu Taşıt Kredisi ile müşterilerimizin sürdürülebilirlik yolculuklarına destek vererek, elektrikli ve hibrit araçların finansmanına özel cazip faiz oranları sunuyoruz.
Bunlara ek olarak, sektörde sürdürülebilirlik danışmanlığı yapan tek bankayız. Sürdürülebilirlik danışmanlığı ile sürdürülebilirliği sadece çevresel bir kavram olarak ele almayıp tüm alanlarda çalışmalarımıza entegre ediyoruz. Yeşil ve sürdürülebilir dönüşüme yönelik sorumluluk alırken, sağladığımız finansmanlar ile sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızda emin adımlarla ilerliyoruz.
Bu anlamda 2020 yılı sonu itibariyle yenilenebilir enerji finansman hacmimiz 2.4 milyar dolar seviyesine ulaştı ve portföyümüzün yüzde 43’ünü yenilenebilir enerji projeleri oluşturdu. Finansman sağladığımız projelerle 4 milyon ton üzerinde karbon salımını önledik. Yeşil proje ve yatırımlara verdiğimiz finansal destekle, sürdürülebilir bir gelecek için en temel katkılardan birini sağlıyoruz. Gelecekte de sorumlu bankacılık anlayışımız doğrultusunda, sürdürülebilirlik alanında öncü çalışmalarımızla sınırları kaldırmaya devam edeceğiz.”

Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan:
“Sürdürülebilir temalı kaynak çeşitliliğimizi ve fonlamalarımızı artırmaya devam edeceğiz”
“Son yıllarda önemi küresel düzeyde daha iyi kavranan sürdürülebilirlik, birçok sektörde olduğu gibi finans dünyasının gündeminde de ön sıralarda yer alıyor. Kuveyt Türk olarak, çevresel ve sosyal kredi değerlendirme sisteminden yeşil ürün ve hizmetlere, atık yönetiminden tasarruf planlamalarına, entegre kurumsal sosyal sorumluluk projelerinden yönetişim önceliklerine birçok farklı alanda çalışmalar yürütüyor, çevresel ve sosyal kurumlarla işbirliği içerisinde bu alanda önemli adımlar atıyoruz. Yenilenebilir enerji alanında sürdürülebilir projelere finansman desteğimizi giderek artırıyoruz. Bu bağlamda, sürdürülebilirlik vizyonuyla başta sukuk olmak üzere finansal ürün ve hizmetlerin çeşitlendirilmesini, ülkemizdeki sürdürülebilir finans ekosisteminin gelişimi için önemli buluyoruz.
Türkiye’nin ilk sukuk işlemini 2010 yılında gerçekleştirmiştik. 2021 yılında yine bir ilke daha imza atarak katılım finans ilkeleri doğrultusunda Türkiye’de ve dünyada ilk kez Global Sürdürülebilir Tier 2 Sermaye Benzeri Sukuk İhracını gerçekleştirdik. 350 milyon dolar tutarındaki 10 yıl vadeli ve 5. yılın sonunda erken itfa opsiyonu olan sürdürülebilir sukuk ihracından elde ettiğimiz kaynağı, yenilenebilir enerji finansmanı başta olmak üzere yeşil ve sosyal proje finansmanlarında değerlendirmeyi sürdürüyoruz.
Öte yandan, gelecek nesillerin enerji ihtiyacını karşılamak, çevreye verilen zararı azaltabilmek ve sürdürülebilirliğe katkı sağlamak için yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmanın oldukça önemli olduğunun farkındayız. Türkiye’de 7 bin 385 megavat olan kurulu güneş enerji santrallerinin 523 megavatı, finansman desteğinde bulunduğumuz 174 proje tarafından karşılanmaktadır. Sürdürülebilir temalı kaynak çeşitliliğimizi ve fonlamalarımızı artırmaya devam edeceğiz.”

Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan:
“Önce Halk Sonra Bankayız”
Halkbank, 2021 yıl sonu itibarıyla aktif büyüklüğünü 2020’ye göre yüzde 32.5 artırarak 901.2 milyar TL’ye taşıdı. Banka, toplam kredilerini geçen yıla göre yüzde 29.5 artışla 730.5 milyar TL’ye yükselterek; özellikle esnaf-sanatkâr, kadın girişimciler ve KOBİ’lere sağladığı finansman seçenekleriyle Türkiye ekonomisine desteğini büyüterek sürdürdü. ‘Önce Halk Sonra Bankayız’ misyonuyla finansal kaynaklarını ülke ekonomisinin öncelikli ihtiyaçlarına yönlendiren Halkbank, 2021’de ekonomik olduğu kadar sosyal tarafı da güçlü çalışmalara imza attı.
Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Halkbank olarak, 901.2 milyar TL’ye ulaşan aktif büyüklükle 4., kredilerde 3., mevduat hacmiyle de bankacılık sektörünün 2. büyük bankası konumuna geldiklerini açıkladı: “2017’den bu yana KOBİ’lerin lider bankası olarak %19.5 pazar payına sahibiz. Reel sektörün kredi finansman erişimine destek olmaya hiç ara vermedik. ‘Üreten Kadının Bankası’ anlayışıyla 2021’de 88 bin 500 kadın girişimciye 8.6 milyar Türk Lirasını aşan finansman sunduk. 2022’de ilk ‘Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması’nı düzenleyerek, desteğimizi finansal olduğu kadar pazarlama, iletişim ve eğitim noktasında da genişleteceğiz.”
Tüm hizmet birimlerine Sıfır Atık Belgesi: Halkbank, bankacılık sektörüne örnek olacak bir atılımla Türkiye’nin 81 ilindeki 1055 hizmet biriminin her biri için Sıfır Atık Belgesi aldı. Arslan, kendi operasyonlarında ve paydaşlarının iş alanlarında sürdürülebilirlik ilkesini temel esas olarak gözettiklerini vurguladı.

Mindvest, Türkiye’nin en güçlü fintech girişim sermayesi fonu olacak
Fintech Girişim Kurucusu’ kimliğiyle hayata geçen Aktif Bank iştiraki Aktif Ventures, Mindvest girişim sermayesi fonu ile fintech girişimlerine yatırım yapacak. Aktif Ventures Genel Müdürü Yakup Sezer; yalnızca Türkiye’de değil Avrupa’da da yenilikçi, sürdürülebilir, yaratıcı finansal teknoloji fikirlerini destekleyen girişimlerle birlikte büyümeyi hedeflediklerini açıkladı: “Mindvest’in ülkemizin en güçlü fintech girişim sermayesi fonu olmasını hedefliyoruz.”
Mindvest’in fon büyüklüğünün 5 milyon dolar olduğunu belirten Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca, “Aktif Bank olarak kurulduğumuz ilk günden bu yana finansal teknoloji ekosistemleri kurma stratejisiyle ilerliyoruz, yakın zamanda pazara çok güçlü bir şekilde giren iştirakimiz Aktif Ventures da global bir ‘venture builder’ olma hedefiyle hareket ediyor” dedi.

Burgan Bank, istikrarlı finansal sonuçlara imza attı
Butik bankacılık anlayışıyla hizmet veren Burgan Bank, 2021 vergi öncesi kârını 382 milyon TL, net kârını ise 305 milyon TL olarak açıkladı. Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, 2021’de istikrarlı finansal sonuçlara imza attıklarını belirterek, Burgan Leasing ve Burgan Yatırım’ın 2021 performanslarına ilişkin de şunları söyledi: “Burgan Leasing, makine ekipman bazlı işlemlere yoğunlaşırken, GES ve tekne finansmanı gibi uzmanlık gerektiren alanlarda büyümesini sürdürdü. Aktif büyüklüğü yüzde 33 büyümeyle 5.2 milyar TL’ye ulaştı. Filo kiralamada 3 bin araçla hizmet verirken, filomuza dahil ettiğimiz yüzde 100 elektrikli araçlarla çevreci çözümler üreten iş ortağı olmayı hedefliyoruz. Güçlü sermayesiyle Burgan Yatırım da istikrarlı büyümesini sürdürdü. Müşteri adedini yüzde 73, müşteri varlık büyüklüğünü yüzde 83, komisyon ve kredi gelirleri toplamını ise yüzde 98 artırdı."

Yorumlar (0)