Büyümek için yatırım şart
DOSYA Haberleri Tümü

Büyümek için yatırım şart

50 yıllık güçlü bir işveren sendikası olan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Türkiye ekonomisinin tomografisini çekti ve bir raporla açıkladı.



Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK)50 yılı:
BÜYÜMEK İÇİN YATIRIM ŞART
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) kuruluşunun 50. yılında “Türkiye’nin Büyüme Stratejisi: Yapısal Analiz ve Politikalar” başlıklı araştırma raporunu yayınladı. Ekonomimiz son elli yılda her yıl yaklaşık yüzde 4.5 oranında büyümüş. Bu hız Türkiye'nin yeni bin yılda yeniden şekillenen dünya ekonomisinde layık olduğu yeri alması için yeterli görülmüyor: “Türkiye'de büyüme hızının yükseltilebilmesi için yatırım oranının artırılması gereklidir. Türkiye'nin uzun dönem ortalama büyüme hızını, BRIC + KM (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin + Kore, Malezya) ülkelerinin son 30 yıllık ortalaması olan yüzde 6.2’ye yaklaştırabilmesi için yüzde 20 olan uzun dönem ortalama yatırım oranını önce yüzde 25'e daha sonra da yüzde 30’a çıkarması zorunluluğu vardır.”

Türkiye uluslararası konumunu değiştirmeli
Prof. Dr. Osman Aydoğuş, Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak ve Doç. Dr. Aykut Lenger tarafından yapılan araştırmada şu tespitler dikkat çekici: “Türkiye'nin teknolojik gelişmeyi eksen alan yeni bir ‘Büyüme Stratejisi’ne ihtiyaç olduğu görülmektedir. Yeni Büyüme Stratejisi'nin ana amacı, uluslararası işbölümü hiyerarşisinde Türkiye'nin konumunu aşamalı olarak üst basamaklara çıkarmak ve rolünü yeniden tanımlamak olmalıdır. Halen Türkiye ekonomisi, özellikle ihracatının ağırlıklı olarak emek-yoğun, düşük ve orta-düzey teknolojiye dayalı ürünlerden oluşmasından dolayı, söz konusu hiyerarşik yapının alt basamaklarında yer almaktadır. Bunu değiştirmenin temel aracı da teknolojik düzeyin yükseltilmesi ve teknoloji üretilmesi gerekliliğidir. Uluslar arası işbölümünde daha yukarıya çıkabilmenin yolu, sermaye birikimi sürecinde daha ileri teknolojilerin kullanılması ve bizzat yeni teknolojiler üretilmesinden geçmektedir. Türkiye, gelişmiş ülkelerin üretip sattığı sanayi mallarının üretimine ve ihracatına yönelmelidir.”

TİSK Raporu’nun önerdiği gündem
TİSK raporu şu ekonomik gündemi öneriyor:
- Daha yüksek bir büyüme hızı hedeflenmelidir.
- Uzun dönem ortalama yatırım oranı yükseltilmelidir.
- Yurtiçi tasarruf oranı yükseltilmelidir.
- Yatırım-tasarruf açığının küçültülmesi aynı zamanda cari açığın küçültülmesi için de gereklidir.
- Kısa vadeli-spekülatif sermaye başta olmak üzere dış kaynak gereksinimi azaltılmalıdır.
- Teknoloji düzeyi yükseltilmelidir.
- Ar-Ge harcamaları yükseltilmelidir.
- Beşeri sermaye harcamaları yükseltilmelidir.

Büyümenin araçları neler olmalı?
TİSK araştırması Türkiye için enerji, yeşil ekonomi, geleceğin teknolojilerine yatırım, ulaşım ve kentiçi ulaşım gibi alanlarda özel programlar uygulanmasını öneriyor. Önerilen alanlar şöyle:

1/a) Kronik hale gelmiş olan yapısal sorunları 
gidermeye yönelik alan:
- Cari açık,
- Tasarruf-yatırım açığı,
- Enerji açığı,
- Yerli enerji kaynaklarını hareketlendirmek,
- Elektrik enerjisinde doğrudan ithal ikamesi,
- Yatırım malları üretecek yerli enerji endüstrisi.

1/b) ‘Yeşil ekonomi’ alanı:
- Geri teknoloji ile üretimden çıkılması,
- Geleceğin teknolojilerine yatırım yapılması,
- Biyo-Info-Nano teknolojiler kullanımı değerlendirilerek imalat sanayinin dünya ihracat piyasalarındaki payı artırılmalıdır.

1/c) Devlet-sanayi-üniversite işbirliği alanı:
- Bilimsel araştırmaların ticarileştirilmesi,
- Nanoteknoloji, biyoteknoloji, genetik, havacılık ve uzay teknolojileri,
- Ekolojik tarım, ICT, robotik vb. sanayi özel teknoloji geliştirme programları.

2) Seçilmiş özel alanlarda uygulanacak 
programlar:
- Özel girişim (yerli-yabancı) eliyle yürütülmeli,
- Kamu girişimi ancak istisnai olmalıdır,
- Küresel pazar esas alınmalıdır,
- Özel alanlar için farklılaştırılmış teşvik sistemi,
- Özel programların insan kaynakları için TÜBİTAK, YÖK ve üniversiteler arasında işbirliği,
- Özel alanlarda haksız dış rekabeti engelleyen korumacı dış ticaret politikaları,
- Uzun vadeli yatırım, teşvik, teknoloji, dış ticaret, Ar-Ge ve inovasyon, eğitim ve sanayileşme politikaları ile özel programlar arasında uyum sağlanması.

10 YILIN EKONOMİK TOMOGRAFİSİ
- İmalat sanayinde sektörlerin gelişimi ve rekabet açısından küresel ekonomideki konumlarının tespit edildiği araştırmaya göre son 10 yılda motorlu kara taşıtlarının sanayi sektörleri içindeki payı yükselirken tekstil sektörünün payı azaldı.
- Tekstil ve giyim ile kimya, ilaç, kömür ve petrol ürünleri alt sektörlerinin imalat sanayindeki payları 2008 itibarıyla geçmişe göre geriledi. Özellikle, kimya, ilaç, kömür ve petrol ürünleri sanayinin nispi payındaki azalma çarpıcı.
- Tekstil sanayinin payındaki gerilemeye karşılık, giyim eşyası üretiminin payı arttı.
- Metal eşya ve makine-teçhizat sektörü bu dönemde yapısal değişime damgasını vuran sektör oldu. Sektörün imalat sanayindeki öneminin artmasında, metal ürünleri sanayi, makine teçhizat ile motorlu kara taşıtları sanayilerinin paylarındaki artış en önemli rolü oynadı.
- Gıda ve içki sanayi ile diğer mineral ürünler sanayilerinin payları azalırken ana metal sanayinin payı arttı.
- Sanayi üretimi açısından ortaya çıkan yapısal değişime karşılık, tekstil ve demir-çelik sektörü uluslararası ticarette yüksek rekabet gücüne sahip sektörler olarak dikkat çekiyor.
- Kimya, tıp ve eczacılık sanayi ürünlerinde ise Türkiye'nin rekabet gücü düşük.
- İmalat sanayi üretiminde ciddi sıçrama göstermesine karşın makineler ve taşıt araçlarında da Türkiye'nin rekabet gücü çok yüksek değil.
- Karşılaştırmalı üstünlükler (RCA) endeksine göre, bazı OECD ülkeleri ve BRIC KM (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin Kore, Malezya) ülkeleri karşısında Türkiye tekstilde en yüksek RCA değerine sahip.
- Türkiye, kimya sanayinin 2011 yılı için hesaplanmış olan RCA endeksi, 0.47 gibi çok düşük bir düzeyde.
- Türkiye'de üretilen mal grupları içinde en düşük RCA değeri, 0.16 ile tıp ve eczacılık ürünlerine ait. Demir-çelik sanayinde OECD ülkeleri ortalama 1.44 RCA değerine sahip. Türkiye'nin demir-çelik sanayi için hesaplanan RCA değeri 3.22 gibi yüksek düzeyde.
- Makineler ve taşıt araçlarında en yüksek rekabet gücüne sahip ülke 1.65 RCA değeri ile Güney Kore. Bu kategoride Türkiye 0.77 ile rekabet gücü zayıf ülkeler arasında.

Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz
Facebook Yorumları