Ticaret Odası’nın işbirliğiyle kurulan İKV’nin her zamanki özverisiyle Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine ışık tutmaya devam edeceğini söylüyor.Yaklaşık 10 yıla yakındır İktisadi Kalkınma Vakfı’nda (İKV) Yönetim Kurulu Üyesi olan Ömer Cihad Vardan, Ocak ayında gerçekleşen Genel Kurul’da Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Vardan daha önce MÜSİAD Başkanlığı’nda da bulunmuştu.
Ömer Cihad Vardan, bu yıl 49. yılını kutlayan İKV’nin Türkiye’nin 50 yıllık AB sürecinde önemli bir misyonu üstlendiğini ve bu misyonu geliştirdikleri 4 eylem planıyla sürdüreceklerini aktarıyor. Türkiye’nin AB üyelik sürecinin belli dönemleri konjonktüre göre farklılıklar gösteriyor. Bu dönem yine AB kavramının popülerleştiği ve bir dizi eylem kararının alındığı yıl anlamına geliyor. Üstelik Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2014 yılını ‘AB Yılı’ ilan etti. Bunda 5 Kasım’da Türkiye AB ilişkilerinin ivme kazanmasının da payı yok değil.
Ömer Cihad Vardan, sürecin birçok nedene bağlı olarak yavaşladığını, ancak 5 Kasım’dan itibaren güzel gelişmelerin yaşandığının hatırlatıyor. Vardan, şöyle konuşuyor: “AB sürecinde önemli sayılabilecek bir hızlanma var. 5 Kasım’dan sonra 16 Aralık’ta Geri Kabul Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma Türkiye’nin vize diyalogu görüşmelerine başlaması anlamını taşıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ifadesiyle en geç 3.5 yıl içinde Türk insanı vizesiz Avrupa’ya gidebilecek.”
AB Bakanlığı’na Mevlüt Çavuşoğlu’nun getirilmesinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 Ocak’ta gerçekleşen Brüksel Zirvesi’ne katılması AB’ye yoğunlaşmanın bir yansıması. Vardan, Başbakan’ın Brüksel’e gitmesinin önemli olduğunu belirterek geziyi şöyle değerlendirdi: “Bu güzel bir iradeyi gösterdi. Ardından 27-28 Ocak’ta Fransa Cumhurbaşkanı 22 yıl aradan sonra Türkiye’ye geldi. Fransa’nın bir önceki başkanı Sarkozy ile yaşananlar düşünülünce, Türkiye’nin AB üyelik süreci yönünden olumlu bir yaklaşımdır. Şunu unutmamak gerekir; AB sürecinde Almanya ve Fransa’nın tutumu önemlidir.”
Bu dönemde AB sürecine ilişkin umutların yine en yüksek düzeyde yeşerdiği bir döneme girildiğinin altını çizen Vardan, “İKV’nin dergisinde de görüş bildirmiştim. AB’yi kırık bir entergrasyon hikayesi olarak tanımlıyorum. AB, getir gelmez, bırak gitmez bir yapıda. Dolayısıyla bu entegrasyonun başarıyla sonuçlanması dışında bir seçeneğimiz yok” diyor.
Bu süreçte İKV’nin önemli bir görevi bulunuyor. Seneye İKV’nin 50. yılını kutlayacaklarını açıklayan Vardan, şu bilgileri veriyor: “İKV kuruluşundan bu yana AB sürecine ilişkin yayınlar çıkarıyor ve seminerler veriyor. İnsanları, kurumları bilgilendirmeyle sürece hazırlamaya çalışıyor. Bu dönem süreci biraz daha hızlandırdık. Alanlarında artık birer uzman olan yönetim kurulu üyelerimiz ile 4 ana başlık altında bir dizi eylem kararı aldık.”
AB eylem planı
1. Başlık: Hem Türkiye’de hem AB ülkelerinde çalışmalar yapmak için İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Soylu’nun başkanlığında oluşturulan komite çalışacak.
2. Başlık: Yeni Nesil Ticaret Anlaşmaları olan Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşmaları’nın Türkiye’ye ne getireceği önemli. Anlaşmalarda Türkiye’nin nasıl yer alacağına ilişkin çalışmalar yaparak bu alanda bilgi ve kapasite merkezi oluşturulacak.
3. Başlık: AB müzakere sürecinin kamuoyuna anlatılması devam edecek. Yavuz Canevi başkanlığında oluşturulan komite bu alanda çalışacak.
4. Başlık: Geri Kabul Anlaşmaları alanında çalışacak bir komite kuruluyor.
Türkiye AB’de dengeleri değiştirir
Türkiye AB ilişkilerinde AB’nin Türkiye’ye samimi yaklaşmadığı ithamları yüksek sesle dile getiriliyor. Burada sadece AB için değil Türkiye’nin de sosyo-kültürel olarak istenilen gelişimi sağlayamadığı dile getiriliyor. AB sürecinde bir inanç zayıflaması yaşandığını hatırlattığımız Ömer Cihad Vardan, sürece ilişkin şu bilgileri veriyor: “Bugüne kadar Türkiye AB ilişkileri iki taraf için de güzel ve hatalı süreçlerin yaşandığı inişli çıkışlı bir yapıyı temsil etti. Ali Bozer, ‘AB’yi uzun ince bir yol’ diye tanımlamıştı. Aynen öyle. Türkiye’nin AB’ye üyeliği birçok dengeyi sarsacak boyutta. Özellikle nüfus yoğunluğuyla. Ardından ağırlıklı Müslüman bir ülkeyiz. Bu, diğer ülkeler için önemli bir mesaj olacak. Ardından üye olunduğunda AB’nin sınır yapısı önemli olacak. Zira Türkiye bugün AB için bir tampon ülke. Ermenistan, Gürcistan, Iran, Irak, Suriye gibi problemli ülkelerin yastığıyız. Tüm bu olgular insanları hakikaten düşünmeye sevk ediyor. Ama gerçek şu ki; biz AB’ye girmek istiyoruz. Onlardan beklediğimiz, kuralları değiştirmeden ‘bunlar yapılsın’ denilenlerin yapılması. Ardından iki tarafın da samimi olması. Bu gerçekleştiğinde inanç zayıflaması ortadan kalkacaktır.”
AB Türkiye’nin limanı mıdır?
Peki AB, Türkiye için ‘sıkıntılar olduğunda sığınılacak bir liman mı’? Vardan, öyle bir yargının akla gelmemesini istiyor. Türkiye’nin her şekilde bu süreci tamamlaması gerektiğini ifade eden Vardan, “İKV olarak hem Cumhurbaşkanı hem AB Bakanı, hem de Meclis Başkanı ile yakın zamanda temasta bulunduk. Ortak fikir bu müzakerelerin biran önce tamamlanması. Bunu AB de gördü” diyor.
Vardan, sürecin yavaşlamasında AB’nin de sorumluluğu olduğunu hatırlatarak, “Biz hızlı gitmek istedik de kendimizden mi gidemedik. Hayır. Güney Kıbrıs Rum Kesimi, fasılların açılışında ambargo koyabiliyor. Başlıkları engelliyor. Tartışmamız gereken 35 başlık var. 14’ü açılmış. 1 başlık ise kapatılmış. Daha önümüzde çok yol var. 23 ve 24’üncü fasılların açılması için Almanya ve Fransa’nın ciddi iradesi var. Hükümette ciddi irade koyuyor. Sürecin hızlanacağını düşünüyoruz” diye konuşuyor.
17 Aralık’ın AB sürecine etkisi olmaz
17 Aralık sonrasında AB’de yürütülen bir dizi görüşmenin anlamını sorduğumuz Ömer Cihad Vardan, konuya ilişkin şu görüşü sunuyor: “Şunu net bir şekilde söylüyorum, insan kendi mahremini komşusuyla dahi paylaşmaz. Ülkeler de böyledir. İnsan kendi mahremini bir şekilde içinde çözmesi gerekir. Burada yaşadıklarımızı anlatmamız veya şikayet etmemiz yanlış. ‘Kendimiz çözemiyoruz, başkasından mı medet umuyoruz?’ demeye gelir. Şimdi bakıyoruz; içimizden bazı kurumların, özellikle de Brüksel’de yeri olanların sürekli şikayet ettiğini duyuyoruz. Daha sonra başka bir cenah gidiyor, anlatmaya çalışıyor. Bu çok acı.”
İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan
Türkiye’nin AB sürecinin en önemli tanık kurumları arasında yeralan 49 yıllık İKV, bu yıl 4 eylem planıyla faaliyetlerini geliştirerek devam ettirmeye odaklanıyor. İKV’nin yeni Başkanı Ömer Cihad Vardan, İstanbul Sanayi Odası ve İstanbul
Bunlar da ilginizi çekebilir