MedAmerikan Tıp Merkezi Radyoloji Bölümü’nden Dr. Nurten Andaç Baltacıoğlu ile mamografi üzerine konuştuk. Birçok kadın mamografiden korkuyor. Siz, “Mamografi sizi korkutmasın” diyorsunuz.

Neden?
Mamografi X ışını kullanılarak memeyi görüntüleyen özel bir alettir. 40-65 yaş aralığında yılda bir, 65 yaşından sonra 2 yılda bir meme kanseri taramasında kullanılmaktadır.
Standartlara uygun yapılan çekimlerde alınan dozun zararı, ihmal edilecek derecede düşüktür. Günümüz dijital cihazlarında verilen doz oldukça az olup, görüntü kalitesi özel bilgisayar yazılımlarıyla artırılmaktadır.
Mamografi tetkiki teorik olarak -ionizan ışın kullanıldığı için- kanser oluşumunu tetikleyebilir. Yaklaşık 1 milyon mamografi 1 kanser tetiklerken, yaklaşık her 100 mamografiden birinde kanser yakalanmaktadır. Yani yarar, zararın 10.000 katıdır. Günde 1-2 adet sigara içmenin akciğer kanserini tetiklemesi ihtimaliyle yılda bir tarama mamografisi yaptırarak meme kanseri olma ihtimali birbirine benzerdir.
Mamografi ile alınan ortalama radyasyon dozu her bir çekim için 0.1-0.2 rad olarak bilinir. Buna göre 40-90 yaş arasında düzenli mamografi çektiren bir kadının aldığı toplam doz, 20-40 rad arasındadır. Bununla birlikte, meme kanseri teşhisi sonrasında bazı hastalara radyoterapi yapılmakta ve bu tedavi sırasında yaklaşık 5000 rad doz verilmektedir.
Öte yandan, günlük yaşantımızda vücudumuz sürekli radyasyona maruz kalırlar. Doğal radyasyon kaynaklarının başında toprak ve güneş gelir. Tüm canlılar yıllık ortalama 2.8 msv radyasyona maruz kalmaktadır. Bu miktarın yüzde 85’i doğal kaynaklardan yani topraktan, güneşten ve uzaydan gelen kozmik ışınlardandır. Ülkemizde toprak radyoaktivitesi en yüksek bölgeler Erzincan, Hakkari, Karaman, Artvin, Rize ve Trabzon illerindedir. Yani bu şehirlerde yaşayanlar günlük hayatlarında daha yüksek radyasyona maruz kalmaktadır. Doğal kaynaklardan alınan radyasyonun geriye kalan yüzde 14’ü tıbbi ışınlamalar ve yüzde 1’i de insan yapımı unsurlardan kaynaklanır. Tek bir kıtalararası uçak seyahatinde maruz kalınan radyasyon miktarı yıllık kontrol mamografi çekiminde alınana benzerdir.
Mamografi çektirme sırasında sıkıştırma işlemi, zannedildiği kadar çok can yakacak düzeyde değildir. Kompresyon işlemi, alınan doz miktarını belirgin ölçüde azaltır. Günümüzde bu işlem memenin büyüklüğüne göre cihaz tarafından otomatik yapılmakta ve çekim bitince derhal sonlanmaktadır. Sıkıştırma işlemi protezli memelerde de güvenle uygulanmaktadır. Bu işlem memede kalıcı esneklik kaybı veya dokuda zedelenme oluşturmaz.
Sonuç olarak, mamografi meme kanseri görülme sıklığının yüksek ve erken tanıyla tedavi edilebilir kanser tiplerinden biri olması nedeniyle hepimiz için çok önemlidir. Unutmayalım ki rutin taramadan göreceğimiz fayda yüz güldürücüdür. Korkmayalım ve düzenli mamografi yaptırarak yaşamımızı güvence altına alalım.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner227

banner223

banner216

banner229