banner565

banner614

banner472

banner458

banner457

Orta Lojistik Koridoru Türkiye’yi 10 yılda 2.5 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe taşıyabilir

Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Kuzey Lojistik Koridoru’na büyük zarar verdiğini söyleyen TIRPORT Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, “Türkiye’den geçen Orta Lojistik Koridoru önümüzdeki yıllarda çok daha stratejik ve değerli hale gelecektir” dedi.  Arslan, Türkiye’nin fırsatı iyi değerlendirebilirse 10 yıl içinde 2.5 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşabileceğinin altını çizdi.

HABER 01.09.2022, 00:01 23.09.2022, 09:49
18977
Orta Lojistik Koridoru Türkiye’yi 10 yılda 2.5 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe taşıyabilir

TIRPORT Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devamı ve sonlanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arslan, savaşın, Avrupa ile Rusya arasındaki ticarete ve Çin’den Avrupa’ya uzanan Kuzey Lojistik Koridoru’na büyük zarar verdiğini söyledi. Sonucun uzlaşı bile olsa zarar gören lojistik aksların yeniden onarılmasının, psikolojilerin düzelmesinin ve yeni dengelerin oturmasının en az 10 yıl alacağını belirten Arslan, “Bu durum Türkiye’den geçen Orta Lojistik Koridoru’nu önümüzdeki yıllarda çok daha stratejik ve değerli hale getirecektir” dedi.
Arslan şöyle devam etti: “Azerbaycan, İran, Gürcistan üzerinden Avrupa’ya uzanan kara ve demiryolu hatları ile Samsun, İskenderun ve Mersin üzerinden gelecek konteyner denizyolu hatları Türkiye üzerinden çok hızlı bir şekilde Avrupa’ya ulaşabilmektedir.  Aynı şekilde, Akdeniz, Karadeniz ve Avrupa’dan çıkan ve Rusya’ya uzanan tüm lojistik koridorlar Türkiye üzerinden geçmektedir.”
Bilinen ve alışılan lojistik yönetiminin kökten değişmeye devam edeceğine dikkat çeken Arslan, müşterilerine gerçek-zamanlı, konum-tabanlı, akıllı lojistik çözümler üretebilen, tüm intermodel çözümleri aynı platform içinde destekleyebilen dijital teknolojilerin öne çıkacağını kaydetti.
Arslan, şunları ifade etti: “Yükün fabrika / depodan çıkışından tüm teslimat ve gümrük geçişine kadar bütün süreçlerinin anlık olarak izlenmesine olanak veren Tırport benzeri dijital ağlar ve platformlar fark yaratacak, her geçen gün hız, maliyet ve optimizasyon için daha çok tercih edilecektir. Türkiye gibi bireysel kamyon sahipliği yüzde 80’lerin üzerinde olan nakliye sektörü ise bu teknolojilerle doğru ve hızlı yükle buluşacak; ödeme, resmi evrakların iletilmesi ve onaylatılması vb. konularda belirsizliklerle boğuşmayacak, kapasite kullanımı artacak, nakliyecilerin refahı yükselecektir.”
Önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye üzerinden gerçekleşen transit yük trafiğinin 10 kattan fazla artabileceğini vurgulayan Arslan, kitlesel üretim yapan ve Avrupa-Afrika pazarlarına satış yapan Güney Asya ve Çinli firmaların üretim ve yarı mamul montajları için Türkiye’yi ana üretim üssü olarak tercih edebileceğini kaydetti: “Çünkü Çin’de ürettiği ve ancak 8-12 hafta arasında Avrupa’ya gönderebildiği bir konteyneri yarı fiyatına sadece 1 haftada Avrupa’nın her yerine ulaştırabilir. Bu müthiş bir optimizasyon ve güçtür.”
Arslan, Çin’in Dünya’nın en büyük ihracatçısı ve en büyük ikinci ithalatçısı olduğunu hatırlattı: “Çin, Avrupa Birliği ülkelerine 2021 yılı içinde 472.2 milyar dolarlık mal satmış, AB’den 223.3 milyar dolarlık ithalat yapmıştır. Çin’in 2022’de ilk 7 aylık dış ticaret hacmi, bir önceki yıla göre %10’un üzerinde artışla 3.49 trilyon doları bulmuştur. Tüm yaşanan lojistik problemlere, gecikmelere ve artan navlun maliyetlerine rağmen Çin 2021 yılında 178 milyar dolar yabancı sermaye yatırımını kendine çekmeyi başarmıştır.”
Türkiye için Pandemi sonrası yeni Dünya düzeninde yılda 50 milyar dolar doğrudan yatırım çekmenin, 1 trilyon dolar ihracata ulaşmanın imkansız olmadığı mesajını veren Arslan, şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye sıra dışı fırsatlarla karşı karşıyadır. Orta Lojistik Koridor’da, Asya ile Avrupa arasında dev bir köprü konumundadır. Tüm gücüyle bu stratejik fırsata odaklamak, İzmir’den Ardahan’a, Samsun’dan Mersin, Adana’ya ülkeyi üretim ülkesine dönüştürmek mümkündür. Yeter ki yatırım için cazip koşullar yaratalım, enerji kaynaklarını, hammaddeye erişimi, lojistik altyapıları güçlendirelim. Türkiye’yi yönetenleri ve sevenleri bu gerçeği iyi görmeye, güçlü ve istikrarlı ekonomi için güç birliği yapmaya, komşularla huzurlu, siyasi uzlaşı ve güven ortamı sağlamaya, Dünya’ya güven verecek, bir gün herkesin ihtiyacı olacak adil bir hukuk sistemi tesis etmeye, istikrarlı bir para sistemi için her şeyi yapmaya davet ediyorum.”
Arslan sözlerini şöyle noktaladı: “Türkiye bu fırsatı iyi değerlendirebilirse 10 yıl içinde 2.5 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe, kişi başı 20 bin doların üzerinde bir gelire ulaşabilir.”

Yorumlar (0)