İhracatta Yüksek Katmadeğerli Ürün Payı

Bilindiği gibi “katmadeğer”; “ekonomik büyüme”, ekonominin üretim kapasitesinin artırılması ve dolayısıyla daha fazla mal ve hizmet üretilmesidir.
Üretim kapasitesinin artması üretim faktörlerindeki artışlar ve yüksek teknoloji düzeyindeki gelişmeler sayesinde olur.
Ekonomik büyüme reel GSYH’daki artış oranı ile ölçülmektedir.
Dünyada söz sahibi olabilmek güçlü bir ülke olmaktan, güçlü bir ülke olmak da ekonomik gelişmişlikten geçmektedir. Ekonominin gelişmesi ve sağlam bir yapıya kavuşması üretimle; daha da önemlisi yüksek katmadeğerli üretimle mümkündür.
Yüksek katmadeğer üretmenin yolu yüksek teknolojiden geçmektedir. Gelir üretmek için, “yüksek katmadeğer” yaratmak temel koşuldur. Bir ürünü daha yüksek katmadeğer içeriğine dönüştürmenin olmazsa olmazı, yüksek kalite fiziki sermaye ve insan emeğidir. İyi yetiştirilen nitelikli elemana sahip olmanın temel koşulu da ezbere dayanmayan kaliteli çağdaş eğitim sisteminden geçmektedir.
Maalesef bunların yeterli olmaması nedeniyle; Türkiye’de Ar-Ge ve inovasyona dayalı yüksek teknoloji ürünlerin imalât sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı sadece yüzde 3.9 civarındadır.
Katmadeğer sadece sanayide var olan bir olgu olarak düşünülmemelidir. Tarımda, hayvancılıkta, sporda, inşaatta, tekstilde yani ekonominin hemen her alanında katmadeğerli üretim yer edinmiştir.
Konya büyüklüğünde toprağa sahip olan Hollanda dünyanın ikinci tarım ihracatçısı olma başarısını katmadeğerli ürünler üretmeye borçludur. Teknolojik açıdan geri kalmış bir ülkenin katmadeğerli ürünler üretip satması hayalden öteye gidemez. İleri teknoloji ise ülke için Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları sonucu elde edilebilinir.
Bir ülkede Ar-Ge faaliyetlerine yeteri miktarda kaynak ayrılmaz ve bu konu önemsenmezse teknolojik gelişim sağlanamayacaktır. İhraç ürünümüzde, daha inovatif, ürünün katmadeğerini arttıracak her yaklaşım örneğin; “Katmadeğeri yüksek ihracat modeline geçmek, Türkiye’nin ekonomik gelişimini sağlamanın yollarından biri; yerli malını teşvik etmek için Ar-Ge ve inovasyona önem vermek” olarak tanımlanır. Bu amaçla Türkiye’de Ar-Ge, tasarım, teknolojik ürün üretimine ağırlık veren bir devlet politikası güdülüyor.
Bu konularda yapılan çalışmaları gözardı etmemekle birlikte henüz istenilen ya da hedeflerden çok uzak olduğunu görmek üzüntü vermektedir.
Katmadeğerli ürün üretimi yolu da markalaşmak ya da daha doğru deyişle marka değeri yaratmaktır.
Dünyada insanların markalara olan bakışı, onları sevmesi, benimsemesi işletmelerin en nihai amacı, karını maksimize etmek değil marka değerini maksimize etmek oldu. Marka, üretilen ürünlerin yüksek fiyattan satılmasına kazandırdığı faydadır.
TİM verilerine göre Türkiye ucuz ürünler satıyor, pahalı ürünler alıyor. İthalat ve ihracat rakamlarına göre Türkiye yüksek teknolojili ürünler pazarında yüzde 3.9 ihracat yaparken yüzde 15.1 ithalat gerçekleştiriyor. Orta yüksek teknolojili ürünlerde ise yüzde 34 ihracat yüzde 41’lik ithalat oranlarına göre Türkiye olarak ne yazık ki ucuz ürünler satıyoruz, pahalı ürünler alıyoruz.
Dünyada yüksek katmadeğeli ürünleri ihraç eden ülkeler sıralamasına kısaca bakarsak; Japonya kg başına 4 dolara yakın bir katmadeğer ihracat ile dünya ekonomisinde ilk sırada. Bu ülkeyi Almanya kg başına 3.7 dolarla takip ediyor. Güney Kore kg başına 2.54 dolarlık ihracat katmadeğeri, ABD kg başına 2.53 dolar katmadeğer üreten, Polonya kg başına 1.85 dolar, Çin ise 1.59 dolar katmadeğer üretiyor.
TİM istatistiklerinden derlenerek yapılan çalışmaya göre, 2018’in Nisan ayından 2019’un Nisan’ına dek “ihraç edilen ürünlerin kilogram birim fiyatı” yüzde 27.5 oranında azalmıştır. 2018 Nisan ayında ayında ihraç edilen ürünlerin ortalama kg fiyatı 1.42 dolara gelirken 2019’un Nisan ayında bu tutar 1.11 dolara gerilemiştir. Diğer yandan 2019 Nisan ayı ihracatının kilogram fiyatı, aynı zamanda son yılların en ucuz ihracatı olmuştur.
Böylece ülke dış satımı, miktar olarak bir yıla göre yüzde 33 artmasına karşın dış satım gelirleri yüzde 5 oranında azalmıştır. Yüksek katmadeğerli ürün üretmede ve bu ürünlerin ihracatımızdaki payının düşük olması bizleri karamsarlığa sevk etmemelidir.
Bu alanda yapılmakta olan çalışmalara daha çok destek veren politikaları zenginleştirerek eğitimde kaliteyi yakalayan sistemi uygulayarak gelişmiş ülkeleri yakalayabiliriz.

YORUM EKLE

banner269

banner256