banner459

banner345

banner457

banner458

banner402

banner462

Endüstri 4.0 da nereden çıktı?

Üretim bandınız, hattınız, süreçleriniz, bu süreçlerin içindeki makineler, insanlar, yazılımlar, depolar vb. bütün paydaşlar, birbirleri ile dijital olarak konuşabiliyorsa bir sonraki aşama için yani Endüstri 4.0’a geçmeye hazırsınız diyebiliriz.

HABER 01.09.2021, 00:01 21.09.2021, 15:26
24649
Endüstri 4.0 da nereden çıktı?

Endüstri 4.0 terimi ortada yokken kimse kimseye, “Sen daha Endüstri 2.5’tesin, 3.1’e geçememişsin” deyip etiket koymuyordu. Ne zaman ki Endüstri 4.0 kavramı popüler olmaya başladı, ortalık sanki biraz karıştı. Eskiden hepimizin gündemindeki asıl konu, endüstriyel otomasyondu. Basitçe, makineler aralarında konuşsun, anlaşsın, en fazla görsel yollarla derdini bize anlatabilsin istiyorduk. Sonra hesaplamalar yapılmaya başlandı. Fabrikalara karne gibi puan verilmeye başladı. “A tesisi Endüstri 2.3’te kaldı, B tesisi Endüstri 3.4’e yükseldi” söylemlerinin hesaplama yöntemleri hala tartışmalı bir konu. Karmaşık hesaplara gerek yok, üretim sektörünün bakması gereken tek bir gösterge olmalı: “Üretimin tüm paydaşları birbirleri ile dijital olarak haberleşebiliyor mu?” Bence en temel soru budur. 

Üretim bandınız, hattınız, süreçleriniz, bu süreçlerin içindeki makineler, insanlar, yazılımlar, depolar vb. bütün paydaşlar, birbirleri ile dijital olarak konuşabiliyorsa bir sonraki aşama için hazırsınız demektir. Popüler söylemle, Endüstri 3.0’ı tamamlamış, Endüstri 4.0’a geçmeye hazırsınız diyebiliriz. Daha geleneksel söylemle; üretim süreçlerinin hiçbir aşamasında kağıtlarla, e-posta ile ya da telefonla bilgi almaya ihtiyacınız yoksa, bugünün şartlarında geçer not alabilirsiniz. Ancak hala ortada elle girilen veriler, kulaktan kulağa aktarılan bilgiler varsa; acilen aksiyon almazsanız gelecek dönem sınıfta kalabilirsiniz, haberiniz olsun.

Koronavirüs örneği: Örneğin; koronavirüs salgınının hemen başında, hazırlıksız yakalanmıştık. Bu yüzden önce sayıları görmek istedik. “Acaba kaç vaka var, vakaların toplam nüfusa oranı ne, günlük test sayısı kaç, test sonuçlarına göre ölüm ve iyileşme oranları nedir?” vb.… Ne zaman ki bu veriler elimize ulaşmaya başladı, günlük olarak yayınlandı, grafiklere dökülmeye başlandı o zaman biz, veriye dayalı analiz yapmaya ve bazı ciddi kararlar almaya başladık. Yine korona günlerinde gördük ki, önemli olan planlama değil, doğru veriyle hızlı karar alabilmekmiş. Çünkü hayat öyle sürprizler hazırlıyor ki bizim titizlikle hazırlanmış planlarımız bir anda anlamsız kalabiliyor. Planları ne olursa olsun, şu an işletmeler için en önemli konu plan dışı aksiyonları hızlıca alabilmek. Bu aksiyonları almadan önce de doğru kararları verebilmek. Hızlı karar alabilmek için de elinizde yeterli miktarda veri olması ilk şart.

Planları çöpe mi atalım?: Bunları yazarken, planları çöpe atalım demiyorum. Elbette bir işin, bir kurumun devamlılığı için doğru planlamaya ve hatta iyi bir detay çizelgeleme sistemine ihtiyacı vardır. Söylemek istediğim karar verirken sıkı sıkıya sadece plana bağlı kalamayız. Asıl olarak dayanağımız anlık veriler ve geçmişten biriktirdiğimiz verilerdir. Bu sebeple geçmiş veriyle gelecek planlarını daha doğru tahminlemeyi sağlayan ‘kestirimci analitik’ kavramı artık sıkça karşımıza çıkıyor.

Geçmiş veriye dayanarak gelecek tahminlemesi yapmak veya gelecekteki olasılıklara göre farklı senaryolar ve aksiyon planları hazırlamak, yani tahmine dayalı analiz bundan sonraki süreçte epey revaçta olacak konuların başında yer alacak. Bu analizlerde de elbette yine üretimin paydaşları devrede olacak. Makinelerin, insanların, operatörlerin, süreçlerin (süreçler de bir paydaştır çünkü talimatları ve prosedürleri tanımlarız), stok yazılımların, siparişlerin, müşterilerin… Bunların tamamının daha önce neyi nasıl yaptığını, hangi siparişi hangi hızla yaptığını, nasıl teslim ettiğini, dönemsel olarak hangi hızlarda hangi performansla çalıştığını, hangi makinenin veya hangi üretim hattında hangi ürünü nasıl imal edebildiğini bilerek gelecek planlaması yapmak gerekir. Artık yazılımlar bu planlamaları yaparken bizlere olağanüstü şekilde destek olabiliyor.

Endüstriyel Nesnelerin İnterneti Platformları: Firmalarla görüştüğümüzde şunu anlıyoruz; artık, “Ben bir yazılıma yatırım yapıp yıllarca verdiğim paranın karşılığını çıkarmakla uğraşmayayım, mümkünse bana özel olsun. Benim süreçlerimi, benim üretim tarzımı, benim endüstrime, sektörüme özel bir ürün olsun. Kendi gelişimime ve süreçlerime göre adapte edebileyim” istiyor. Çünkü dünya çok hızlı değişiyor. Firmalar da hızlı değişmeye çalışıyor. Bugün alıp 5 yıl boyunca hiç değiştiremediği bir yazılımı kullanmak kimseye iyi bir fikir gibi gelmiyor. Abonelik sistemiyle hizmet veren Endüstriyel Nesnelerin İnterneti Platformları bu anlamda en büyük yardımcımız. Bir-iki sene boyunca kullandığınız uygulamaları yeni süreçlere, yeni üretim yöntemlerine geçtiğinizde, çok hızlı bir şekilde web sayfası yapar gibi uygulama geliştirebildiğiniz platformlar. Artık hız, esneklik ve ölçeklenebilirlik en önemli konular.

Yazılımlar iş hayatımızı her gün biraz daha değiştiriyor, ama biliyoruz ki her zaman aslolan insan ve her şey insan için… Sağlıklı ve güzel günler dileklerimle.

Yorumlar (0)