Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank: “SANAYİLEŞMEDE BÜYÜK DÖNÜŞÜM”

Türkiye sanayileşmesini sürdürüyor. Sanayi yatay büyüyor, dikey yetkinleşiyor; ileri ve yüksek teknolojilerin ufkuna açılıyor. Yeni gündem “sanayide yerlileştirme” yoluyla teknolojiye dayalı ürünlerin ithalatının ikame edilmesi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank: “SANAYİLEŞMEDE BÜYÜK DÖNÜŞÜM”

2018 yılı Eylül ayında sanayi üretim endeksi geçen yıla göre yüzde 2.7 azaldı. Bu tökezleme değil. Eylül ayı ile birlikte 2018’in ilk dokuz ayında sanayi üretimindeki artış yüzde 5.6 oldu. Yüksek teknolojili ürünlerin üretimindeki yıllık yüzde 8.7’lik artış, yüksek katmadeğerli üretimin izlediği seyir açısından olumlu umut verdi.
Şöyle bakılmalı: Sanayileşmede stratejik hedef, Türkiye’yi sanayi ve teknolojide lider bir üretim üssü haline getirmek. Bu stratejide, reel sektörün kamu kayırması ile bu dönüşüme tam destek vererek rekabet stratejilerini katmadeğer ve yenilik oluşturma üzerine kurmaları beklenmektedir.
Sanayileşmede dönüşüm süreçlerini pek çok bakanlık ve kurum kendi görev alanında şekillendiriyor; bunların başında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı geliyor. Bakanlık “yerlileştirme” vizyonuna bağlı olarak birçok proje ve açılım geliştiriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın görüşlerini bu sayımızın kapak dosyası aracılığıyla okurlarımızın dikkat ve değerlendirmesine sunmamızın yararlı olacağını düşündük.
Yabancı yatırımcıya ‘Ulusal Muamele’
Türkiye sanayisinin kilit sorunlardan biri yabancı yatırımcıyı çekmek. Bakan Mustafa Varank, Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımlarla ilgili liberal ve şeffaf bir mevzuat bulunduğunu, yabancı ve yerli girişimcilerin hak ve yükümlülükler bakımından eşit sayıldıklarını, Türkiye'nin “ulusal muamele” prensibi denilen yaklaşımı benimseyen sınırlı sayıdaki ülkelerden olduğunu söylüyor.
Bakan Varank’ın aktardığına göre, Türkiye Ekim 2018’de Dünya Bankası'nın İş Yapma Kolaylığı Endeksi’nde 190 ülke arasında 17 sıralık bir sıçrama ile 43'üncülüğe yükselmiştir. Bürokrasi aradan çekilmiş gibidir.
Varank şunu söylüyor: “Türkiye'yi yatırımcılar için bir cazibe merkezi haline getirmek adına hayata geçirilen teşvik sistemi ve Proje Bazlı Destek Programı kapsamında dışa bağımlılığı azaltan, teknolojik dönüşüme katkı sunan ve katmadeğeri yüksek yatırımları proje bazlı olarak destekliyoruz.”
Yabancı yatırımcıyı çekmek
Uzun vadeli yatırımları Türkiye’ye çekmek, bu konuda bir vizyona ve programa sahip olmayı ve rekabetçiliği gerektiriyor. Varank bu konudaki yaklaşımını şöyle özetliyor: “Yüksek ve orta teknoloji üreten endüstri bölgeleri kurmaya devam edeceğiz. 16 yılda 201 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım geldi. Yüksek katmadeğerli ve nitelikli istihdam oluşturan uzun vadeli yatırımları ülkemize çekmeye yönelik politikalar izliyoruz. Küresel ticaret savaşlarının gündemi meşgul ettiği bu dönemde, yeni işbirliklerini yeşertmenin ve birlikte kazanmanın peşindeyiz. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin çoğunda büyüme beklentileri, ticaretteki belirsizliklerden ötürü aşağı yönlü revize ediliyor. Buna seyirci kalmamalıyız. Yatırımın, üretimin ve ticaretin canlanması için kolektif bir çabaya ihtiyaç var.”
Uçtan Uca Yerlileştirme Programı
Ekonomik dayanağı olmayan dış şoklara rağmen başarılı olduğumuz noktalara dikkat çeken Bakan Mustafa Varank, Ekim 2018 ayında 12 aylık ihracatın geçen seneye göre yüzde 8 artarak ve 167 milyar dolara ulaştığını, bunun 145 milyar dolarını sanayi sektörünün sırtladığını söyledi.
Sanayi sektöründe rekabeti artırmak, üretimde yapısal dönüşümü gerçekleştirmek, yerlileşme ve markalaşmayı sağlamak, ithalata bağımlılığı azaltmak, stratejik ürünlere teşvik vermek gibi hedefleri olduğunu dile getiren Varank, yabancı yatırımcıya hitaben, “Gelin detaylarını yakında açıklayacağımız Uçtan Uca Yerlileşme Programı'nın siz de bir parçası olun. İş ortaklarınızı bulun, oldukça cazip teşvik sistemimizden faydalanın, ülkemizde üretin ve hep birlikte kazanalım" diyor.
Organize sanayi bölgelerindeki yatırımları, üretimi ve istihdamı artırmak için önemli düzenlemeler yapıldı. Büyük ölçekli projeler için endüstri bölgeleri kurulmasına başlandı. Önümüzdeki dönemde yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin üretileceği endüstri bölgeleri daha da çoğaltılacak ve bu bölgeler yabancı yatırımlar için cazibe taşıyacak.
120 farklı proje,  517 doktora öğrencisi
Doktora öğrencilerine aylık 4 bin 500 lira burs: Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Milli teknoloji, güçlü sanayi" vizyonu temelinde insana yatırıma sözü getiriyor. Varank, 120 farklı proje aracılığıyla sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda 517 doktora öğrencisi yetiştirileceğini ve doktora öğrencilerine en fazla 5 yıl süre ile aylık 4 bin 500 TL burs verileceğini belirtiyor.

Bunu niçin yapıyoruz?

Varank şöyle diyor: “Üretim modelleri ve tüketim kalıplarına ilişkin geleneksel yöntemler bütün dünyada terk edililiyor. Bitiş çizgisi olmayan yeni bir yarış başladı. Başarılı olmak için değişimi algılamak, dönüşümü doğru yönetmek, akılcı ve pratik çözümler üretmek gerekiyor. Türkiye, bu yarışta en iyi şekilde yer almak zorunda.”

Bakan Varank, vurguluyor: "Bürokrasinin azaltıldığı, araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin kaynaklara daha hızlı erişebildiği, çözüm odaklı ve proaktif bir yaklaşım benimsiyoruz. Yenilikçi her adımın ekonomik değere dönüşmesini önemsiyoruz. Ancak bu sayede, daha güçlü makroekonomik dengelere ve yüksek refaha ulaşabiliriz."

Ar-Ge destek programları

Varank, Ar-Ge destek programlarını, "işbirliğine dayalı", "uzun vadeli" ve "yüksek katmadeğer üretmeye yönelik" tasarladıklarını söyleyerek, şu değerlendirmeyi yapıyor: "Bu kapsamda, KOSGEB, TÜBİTAK ve Bakanlığımız aracılığıyla birçok kolaylık sağlıyoruz. Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerini kendi bünyesinde yapmak isteyen firmalara 'Ar-Ge ve Tasarım Merkezi Belgesi' veriyoruz. Bu belgeye sahip firmalar, vergi indirimi, sigorta prim desteği, gelir vergisi stopajı ve damga vergisi istisnası gibi imkânlardan faydalanıyorlar.

Yine Ar-Ge projeleri sonucu ortaya çıkan mal ve hizmetler için Teknolojik Ürün Deneyim Belgesi yani Tür Belgesi veriyoruz. Buna sahip firmalar, 'iş deneyim belgesi' olmadan da kamu ihalelerine girebiliyor.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Ar-Ge'nin ticarileşmesi kapsamında 4 senedir teknolojik ürün yatırım destek programı uyguladıklarını belirterek, bugüne kadar 26 ilden 204 firmaya 61 milyon lira ödeme gerçekleştirdiklerini söylüyor: "Ar-Ge ve yenilik hedeflerimize ulaşmada paydaşlar arasındaki işbirliğinin önemli olduğuna inanıyoruz. Teknoparklar vasıtasıyla üniversitelerle sanayicileri, teorik bilgiyle pratiği bir araya getiriyoruz. Faaliyetteki 58 teknoparkta, yüksek teknolojili ürünler yerli imkân ve kabiliyetlerle geliştiriliyor. Burada yer alan işletmeler de vergi muafiyeti ve prim istisnası gibi teşviklerden faydalanıyor. Önümüzdeki dönemde Ar-Ge altyapımızı niteliksel açıdan daha da güçlendireceğiz. Yeni fikir ve girişimlerin desteklenmesine tüm gayretimizle devam edeceğiz."

Varank, KOBİ'ler için KOSGEB aracılığıyla destekler sunduklarına işaret ederek, Ar-Ge ve inovasyon programıyla yeni bir ürün, süreç ya da hizmet üretilmesi, iyileştirilmesi veya ürün kalitesinin yükseltilmesi amacıyla firmalara 750 bin liraya kadar destek verildiğini belirtiyor.

Endüstriyel uygulama programıyla Ar-Ge sonucu ticarileşme aşamasına gelen ürün ya da hizmet için firmalara 800 bin liraya kadar destek sağlanıyor.

Stratejik ürüne özel yaklaşım benimsenmiş durumda. Stratejik ürün programıyla üretimde yerli girdiyi artırmak ve ithalatı yüksek olan öncelikli ürünlerin yerlileştirilmesi amaçlanıyor, işletmelere 5 milyon liraya kadar destek sağlanıyor. TÜBİTAK aracılığıyla özel sektöre, üniversitelere ve araştırmacılara yönelik teşvikler veriliyor. Özel sektör için TEYDEB, sanayi yenilik ağ mekanizması ve bireysel genç girişimci programı destekleri uygulanıyor.

Teknoloji Transfer Ofisleri

Bakan Mustafa Varank, Öncül Ar-Ge Laboratuvarı Destek Programı ile dünyanın önde gelen firmalarının Ar-Ge kabiliyetlerinin Türkiye’ye çekildiğini, verilen desteğin katmadeğere dönüşmesinin bu uygulamada açığa çıktığını söylüyor; iyi işleyen bir Ar-Ge ekosisteminin dünyanın her yerinden talep gördüğünü ve parlak beyinleri bünyesinde topladığını belirtiyor ve ekliyor:

Ar-Ge’de akademi: “Akademik alanda, araştırmacılara proje destekleri ve burslar sağlanırken Teknoloji Transfer Ofislerinin güçlenmesi, üretimde yapısal dönüşüm hedefimize ulaşmada çok kilit bir rol oynayarak işgücümüzün niteliğini değiştiriyor. Sanayi Doktora Programı ile sanayide ihtiyaç duyulan doktora derecesine sahip nitelikli insan kaynağının üniversite-sanayi iş birliğiyle yetiştirilmesi ve sanayide doktoralı araştırmacı istihdamı hal yoluna giriyor. Halen 33 üniversitenin, 77 farklı sanayi kuruluşuyla yaptığı işbirliği projeleri destekleniyor. Hedef, 120 farklı proje aracılığıyla sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda 517 doktora öğrencisi yetiştirmek.”

‘Uluslararası Lider Araştırmacılar’

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bir diğer yenilikçi politikası "uluslararası lider araştırmacılar" programı. Yerli ve yabancı üst düzey araştırmacılara çok cazip teşvikler sunulacak. Gelen araştırmacılar, sadece üniversite bünyesinde değil, özel sektörde de çalışma ve kendi ekiplerini kurma fırsatına sahip olacaklar. Resmi başvuru 15 Aralık’ta başlayacak ama Amerika, Avrupa ve Asya’nın saygın üniversitelerindeki Türk ve yabancı akademisyenler bilgi istemeye şimdiden başladılar.

Türkiye Açık Kaynak Platformu

Bakan Mustafa Varank’ın bir başka açılımı da teknoloji ihracatıyla ilgili, bunu şöyle özetliyor: "Stratejik ürünlerde yerli üretimi teşvik ederek, sadece ihtiyacımızı karşılamakla kalmayacak, dünya pazarlarına yüksek katmadeğerli ürünler ihraç edeceğiz. Ayrıca, kamu-özel sektör işbirliğiyle Türkiye açık kaynak platformunu kuruyoruz. Açık kaynak kodlu yazılımlar yoluyla lisans ödemelerinden ve dış bağımlılıktan kurtulmuş olacağız. Daha da önemlisi, bu platform hem bugünkü ihtiyaçlarımızı karşılayacak hem de büyük bir yazılımcı ekosistemi inşa etmemizi sağlayacak."

Yapay zeka, büyük veri

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi'yle yakın işbirliği halinde “Yapay Zekâ”, “Büyük Veri” ve “Blok Zincir” alanlarında politika dokümanları hazırlanıyor.

Bakan Mustafa Varank, şu niyeti paylaşıyor: "Bu dönüşümlerin ekonomiye sunacağı fırsat pencerelerini değerlendirmek üzere çalışıyoruz. Attığımız ve atacağımız her adımda ortak aklı çok önemsiyoruz. Piyasayla aktif iletişimin taraflar açısından sağladığı kazanımların farkındayız. Araştıran, geliştiren ve üreten herkese kapımız sonuna kadar açık."

KUTU:

TÜRKİYE'DE ÜRETİLEN İLK HİBRİT; TOYOTA COROLLA

Yakıt tasarrufu sağlayan çevre dostu hibrit ve elektrikli araçların ülkemizde üretilmesine ve kullanılmasına büyük önem veriliyor. Yeni hibrit araçlar 2019 Ocak ayında seri üretimden çıkacak.

Araç başına yüzde 50'ye yakın yakıt tasarrufu sağlayan bu yeni modelin, Türkiye'den 100 farklı ülkeye ihraç edilmesi planlanıyor. Hibrit araçların ülkemizde yaygınlaşmasıyla akaryakıt ithalatımızda da düşüşler olacak.

Üretim dünyayla eş zamanlı oluyor. Corolla Sedan Hibrit modeli Avrupa'da hızla dizel otomobillerin yerini alıyor.

KUTU:

UÇAK ER VEYA GEÇ UÇACAK

General Electric'in (GE) uçak motoru parçalarının katmanlı imalat teknolojilerine uygun tasarım ve geliştirme çalışmalarına dünya standartlarında katkı sunmak amacıyla Kocaeli'nin Gebze ilçesinde hayata geçirdiği GE Havacılık Katmanlı İmalat Teknolojileri ArGe Laboratuvarı'nın açılış töreninde konuşan Varank, bu yeni araştırma merkezinin Türkiye ve General Electric Türkiye ailesi için hayırlı olmasını istedi.

“Milli teknoloji, güçlü sanayi” vizyonuyla yola çıktıklarını vurgulayan Varank, bu vizyonun temeline yüksek katmadeğerli üretimi, dijital dönüşüme odaklanan ve verimli çalışan sanayiyi koyduklarını kaydetti: "Nihai hedefimiz Türkiye'yi sanayi ve teknolojide lider bir üretim üssü haline getirmektir. Tabii bunu yaparken günceli çok iyi takip etmek, kabiliyetlerimizin farkına varmak ve fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek gerekiyor. Dolayısıyla açılışını yapacağımız laboratuvarın, Türkiye’yi geleceğin teknoloji merkezlerinden biri yapacak önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum."

Katmanlı üretim alanında hem malzeme hem de farklı geometrilerin Ar-Ge'sinin yapılacağı bu laboratuvarda, Türkiye menşeli tasarımların geliştirileceğini aktaran Bakan Varank, bu tasarımların, havacılıktan otomotive, beyaz eşyadan enerjiye pek çok farklı alanda kullanılabileceğini ve yüksek katmadeğerli üretim önceliğine doğrudan hizmet edeceğini söyledi.

KUTU:

TEKNOPARKLARDAN 3.6 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT

Teknoparklarda geliştirilip ticarileştirilen pek çok ürün sayesinde ülkemizin teknoloji seviyesi ve yetkinliği artmakta, sağlanan ithal ikamesiyle teknoloji alanındaki dışa bağımlılığımız giderek azalmaktadır.

Teknoparklar vasıtasıyla üniversitelerle sanayiciler, teorik bilgiyle pratiği bir araya getirebilmektedirler.

Teknoparklardan bugüne kadar 3.6 milyar dolarlık ihracat yapıldı.

Yüksek teknolojili ürünlerin yerli imkanlarla geliştirilmesine yönelik çalışmalar yoğun bir şekilde devam ederken bu ürünlerin ticarileşmesinde de teknoparklar önemli rol oynuyor.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile 2001’de kurulmaya başlanan teknoparkların sayısı 81’e ulaştı. Bunların 59’unda teknoloji ve yenilik faaliyetleri başladı, 22’sinin ise altyapı çalışmaları sürüyor.

Sağlanan destekler ve teşviklerle teknoparklarda 5 bin 150 teknoloji tabanlı işletme faaliyet gösteriyor. 40 bini Ar-Ge personeli olmak üzere 49 bin 332 kişi buralarda istihdam ediliyor.

Teknoparklarda bugüne kadar 63.3 milyar liralık satış gerçekleşti. Bu bölgelerdeki tescilli patent sayısı bin 22'ye ulaştı. Bu bölgelerde firmalar çok daha hızlı ve sağlıklı büyüdü, ulusal ve uluslararası yatırımcılar bu firmalara önemli yatırımlar yaptı, yerli antivirüs yazılımı, yüksek hızlı veri, iletişim çiplerinin tasarımı, yüksek performanslı solar teknolojiler gibi pek çok stratejik ürün geliştirildi.

KUTU:

SOSYAL İNOVASYON VE YENİLİKÇİ ENDÜSTRİYE DESTEK

AB ile mali işbirliği çerçevesinde Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) Rekabetçi Sektörler Programı’nın ikinci dönemi ( 2014- 2020) için AB tarafından 256 milyon avro kaynak temin edildi. Bu kaynağın kullanılması için 35 projelik bir portföy oluşturulurken söz konusu projeler 2019 yılından itibaren uygulamaya girecek. Bu bağlamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Aralık ayında “Sosyal İnovasyon ve Yenilikçi Endüstriler” başlıklarında yaklaşık 60 milyon avro bütçeli yeni bir çağrıya çıkacak.

KUTU:

KANSERLE YERLİ MÜCADELE

TÜBİTAK’ın baş ve boyun kanserlerinin tedavisinde kullanılmak üzere başlattığı yerli ilaç çalışmaları hız kazandı. Gebze’de bulunan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) BİOSİM, biyobenzer baş ve boyun kanserine karşı bir ilacın geliştirilmesi projesi yürütüyor.

Bunun gibi başka 180 farklı biyobenzer olarak üretebileceğimiz ilaçlar da var; hedef bunların da üretilmesi olacak.

Biosim kanser ilacı laboratuvar ortamında üretildi. Bu ilacın eczanelerde yerini alması için preklinik ve klinik çalışmalarının tamamlanması gerekiyor.  TÜBİTAK Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Şaban Tekin, “BİOSİM kapsamında geliştirdiğimiz ilaç, baş ve boyun kanseri tedavisinde kullanılıyor. Biz de genden itibaren hücreyi geliştiriyoruz. Antikor üreten hücreyi geliştiriyoruz. Geliştirdiğimiz hücre, proje yürütücüsü olan firmaya teslim edilecek. Onlar da preklinik ve klinik çalışmalardan sonra ilacın ruhsat başvurusu ve ticarileştirme işlemini gerçekleştirecekler.” dedi. Prof. Tekin, biyobenzerinin yapıldığı referans ilacın 100 mg’lık formunun 500 TL olduğunu belirterek, “Kilogram değeri bir milyon dolar. O kadar katmadeğerli ürün bunlar. Türkiye bu teknolojiyi öğreniyor artık” diye konuştu.

KUTU:

KOSGEB DESTEKLERİNDE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM

Bakan Varank, KOBİGEL sonuçlarını açıkladı:

“2 bin 545 işletmeye 734 milyon TL kaynak sağlanacak”

KOSGEB desteklerinde “teknolojik dönüşüm” yaşandı. İmalat sanayinde faaliyet gösteren, yüksek teknolojili ve katmadeğerli üretim yapan KOBİ’lere destek yağdı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, KOSGEB tarafından başlatılan KOBİ Gelişim Destek Programı’nın (KOBİGEL) sonuçlarını açıkladı.

“1.5 milyar TL proje yatırım hacmi oluşturulacak”: KOSGEB desteklerinde yüksek teknoloji üretilmesine yönelik bir dönüşüm yaşanacağını vurgulayan Bakan Varank, şunları söyledi: “KOBİGEL Programı sayesinde 2 bin 545 işletmeye 734 milyon TL’lik kaynak sağlanacak. Bu destekle 1.5 milyar TL’lik proje yatırım hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Böylelikle 6 bin 55 yeni personel istihdam edilmesi bekleniyor. KOSGEB destekleri, yakında ilan edeceğimiz Uçtan Uca Yerlileşme Programı çerçevesinde cari açığı azaltacak yüksek teknolojili stratejik ürünlerin geliştirilmesi için daha etkin kullanılacak.”

Yeni yol haritası: Bakan Varank, KOSGEB’in “Teknoloji Tabanlı ve Katma Değer Üreten KOBİ’leri Destekleyerek Uluslararası Rekabetin Aktörleri Haline Getirmek” vizyonu ile faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı. Varank, bu çerçevede, KOSGEB’in yeni bir yol haritası belirlediğini kaydetti: “10 maddelik bu yol haritasında bir vizyon değişikliği yaparak, teknoloji tabanlı işletmelere ağırlık verdik.”

Tema: İllerde rekabet: Yol haritasında yer alan “Bölgesel, Sektörel ve İşletmeye Özgü Destek Modeli Tasarlanması ve Uygulanması” bağlamında KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı ile işletmelerin projelerini desteklediğini belirten Varank, “KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı’nın 2018 yılındaki uygulamasında her ilin kendi imalat sanayi potansiyelini dikkate alan bir yaklaşım benimsendi. Programın 2018 yılı proje teklif çağrısının teması, ‘İllerde Rekabet Avantajına Sahip İmalat Sanayi Sektörlerinin ve Yazılım Sektörünün Rekabet Gücünün Geliştirilmesi’ olarak belirlendi” dedi.

Bir milyon TL’ye varan destek: Bakan Varank, Program için 4 bin 512 proje başvurusu alındığını ifade etti: “Değerlendirmeler sonucunda 2 bin 545 işletme destek almaya hak kazandı. Baraj puanını geçen tüm işletmelerin destek kapsamına alınabilmesi için program bütçesi 734.2 milyon TL’ye yükseltildi. Proje başına destek üst limiti; 300 bin TL geri ödemesiz, 700 bin TL geri ödemeli olmak üzere toplam 1 milyon TL olarak belirlendi. KOSGEB, ayrıca uygun göreceği gider üzerinden hesaplanacak yüzde 30’luk bir tutarı, teminat karşılığı olarak ‘erken ödeme’ adı altında, harcama yapılmadan önce ödeyebilecek.”

İşletmelere kur desteği: Bakan Mustafa Varank, proje başvuruları Ağustos ayındaki ani döviz kuru yükselişinden önce alınmış olduğu için projeleri yürütecek olan işletmelerin olası mağduriyetleri de düşünüldüğünü kaydetti: “Projelerdeki yerli malı belgeli makine, teçhizat ve donanımlar için kurulların uygun bulduğu tutarlar yüzde 25, diğer makine, teçhizat ve donanımlarının tutarlarının yüzde 10 arttırılması kararlaştırıldı. Bunun için proje sahiplerinin projelerinde revizyon talep etmesi ve kurulların bu talepleri görüşmesine gerek olmayacak.” 

İstanbul ilk sırada: Destek almaya hak kazanan 2 bin 545 işletmeye bakıldığında ilk sırada İstanbul’un (297) yer aldığını aktaran Varank, “İstanbul’u, Ankara (198), İzmir (193), Konya (165), Bursa (159), Kayseri (143), Kocaeli (100) izliyor. Denizli’de 73, Adana’da 54, Samsun’da 50 projenin desteklenmesi kararı alındı” dedi.

Ağırlık makine-teçhizat giderlerinde: Varank, şöyle devam etti: “Desteğin yüzde 82’si (602 milyon TL) proje sahiplerinin makine-teçhizat giderleri, yüzde 11’i (80.8 milyon TL) personel giderleri, kalan yüzde 7’si (51.4 milyon TL) de yazılım ve hizmet alımı giderleri için kullandırılacak.”

KOBİGEL başvuru sonuçları, https://www.kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/kgel sonuç listesi adresinden öğrenilebilecek.

Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2018, 10:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner229

banner216