banner459

banner345

banner457

banner458

banner402

banner462

“TÜBİTAK’ın Ar-Ge ve Teşvik Programları, sanayimize güç katıyor”

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Ar-Ge Teşvik Programları ile TÜBİTAK’ın çabalarının sanayi üretimine olumlu yansıdığına dikkat çekti.

HABER 15.08.2021, 10:15 31.08.2021, 09:55
6491
“TÜBİTAK’ın Ar-Ge ve Teşvik Programları, sanayimize güç katıyor”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin Temmuz ayı olağan toplantısı, “Ar-Ge, Patent, Sürdürülebilirlik, Yeşil Mutabakat ve Yüksek Teknoloji Konularında TÜBİTAK Politikaları ve Sanayimiz” ana gündemi ile video konferans üzerinden gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın yaptığı online Meclis toplantısına, TÜBİTAK Başkanı Prof. Hasan Mandal konuk olarak katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Covid-19 salgınıyla dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm sürecinin hız kazandığı bir dönemden geçildiğine, ülkelerin de yenilikçi çözümler için bilimsel çalışmalara ve Ar-Ge faaliyetlerine daha fazla ağırlık verdiğine dikkat çekti. Bahçıvan, “Acı ama gerçek; düşük katmadeğerli geleneksel bir üretim yapısını sürdürerek küresel rekabette yer almak maalesef artık mümkün değil. Büyük hedeflere sahip, genç nüfusu olan bir Türkiye için şikayetçi olduğumuz orta gelir tuzağı ve düşük büyüme artık kabul edilemez. Türkiye güçlü sanayi ülkesi olmak için üretimde niteliği artırmak zorunda. Bunun için bilim ve teknolojiyi üretime taşıyarak, Ar-Ge ile tüm üretim ve hizmet süreçlerinde teknoloji içeriğinin yükseltilmesine odaklanmalıyız” açıklamasını yaptı.

“TÜBİTAK’ın destekleri 2000 yılından bu yana artıyor”
Türkiye’yi teknoloji üslerinden biri haline getirecek Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi ve desteklenmesinde TÜBİTAK’ın önemine değinen Bahçıvan, TÜBİTAK’ın sanayinin ve üniversitelerin araştırma kapasitesini güçlendiren adeta bir amiral kuruluş olduğunu, Ar-Ge ve yenilik destek programları ile hedef odaklı, işbirliğine dayalı, uzun vadeli ve yüksek katmadeğer üretmeye yönelik projeleri teşvik ettiğini söyledi. TÜBİTAK’ın 2000 yılından bu yana sürekli artan Ar-Ge Teşvik Programı kapsamında atılan doğru adımların sanayi üretimine de olumlu yansıdığını belirten Bahçıvan, şu bilgileri verdi: “Her yıl açıkladığımız Türkiye’nin Birinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasının 2020 yılı sonuçlarına göre, teknoloji yoğunluğuna göre yaratılan katmadeğer dağılımına baktığımızda son üç yıldır özellikle orta-yüksek ve yüksek teknoloji gruplarında umut veren bir ilerleme görüyoruz. 2018 yılında İSO Birinci 500’de orta yüksek ve yüksek teknoloji ile yaratılan katmadeğer toplamı yüzde 27.5 iken, bu oran 2019’da yüzde 30.4’e, 2020 yılında ise yüzde 31.2’ye çıkmıştır. Benzer gelişmeyi daha çok KOBİ’lerin yer aldığı İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışmasında da gözlemliyoruz. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payının 2020 yılında 3.1 puan artarak yüzde 29.5’e yükselmesini geleceğe ilişkin umut verici bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.”

Sipariş Ar-Ge ve Patent Lisans, sanayinin ihtiyacını karşılıyor
Türkiye’nin bilim ve teknolojiyi tüketen değil üreten ülke olması yolunda TÜBİTAK’ın sürdürdüğü başarılı faaliyet ve projelerin devam ettirilmesinin önemini vurgulayan Bahçıvan, şunları söyledi: “TÜBİTAK, hem desteklediği kişi, kurum ve projelerle hem de Merkez ve Enstitüleri bünyesinde geliştirdiği teknolojilerle gelişen Türkiye yolunda ülkemize ciddi katkılar sağlıyor. TÜBİTAK’ın sanayi firmalarının Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini desteleyen TEYDEB Programı, özellikle son yıllarda bazı değişikliklere uğramış, destek programları çıktı ve etki odaklı olacak şekilde yapılandırıldı. 2020 yılında hayata geçirilen ‘Sipariş Ar-Ge’ ve ‘Patent Lisans’ çağrılarıyla işbirliği gerektiren ortak projeler desteklenmeye başlandı. ‘Sipariş Ar-Ge’ ile ticarileşme potansiyeli yüksek yeni ürün üretimleri, ‘Patent Lisans’ çağrısıyla ise teknoloji üreten kuruluşların sahip olduğu patentlerini sanayiye kazandırması hedeflendi. Her iki program da sanayinin önemli ihtiyaçlarını karşılayacak niteliktedir. Destek programlarında TÜBİTAK’ın öncelikli Ar-Ge ve yenilik alanları ile Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyum konuları ön plana çıkarılarak bu alandaki projeler teşvik edilmeye başlandı. TÜBİTAK desteklerinin, Patent Lisans, Sipariş Ar-Ge, Sanayi Doktora gibi programlarla işbirliklerini ve öncelikli alanları destekleyen bir yapıya bürünmüş olmasının, ülkemizin katmadeğerli ürünlerle rekabet gücü kazanmasında çok önemli bir kaldıraç etkisi olacağına inanıyoruz.”

Yeşil ve dijital; ikiz dönüşüm
Konuşmasında son günlerde Karadeniz bölgesinden ABD’ye, Belçika’dan Kanada’ya dünyada yaşanan sağanak yağış ve sel felaketlerine de değinen Bahçıvan, “Felaketlerin bilançosu; tüm bu sürecin ‘İklim Krizi’ olarak nitelendirilmesini haklı çıkarıyor. Bu aşırı hava olayları insanlığın geri dönüşü olmayan bir yola girmemesi için önümüzdeki 10 yılın kritik bir süreç olduğunun altını çiziyor. Düşük karbon ekonomisinden, enerji verimliliğine; döngüsel ekonomiden sanayinin teknoloji ile adaptasyonuna kadar geniş bir yelpazede gerçekleşecek değişime yönelik adımları da hızlandırıyor. Avrupa Birliği, “Yeşil Mutabakat” sürecinin önemli bir adımı olarak ‘Yüzde 55 hedefine uygunluk’ paketini yürürlüğe koydu. Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Genelgesi de ülkemiz sanayisi adına sevindirici bir gelişme. Günümüzde küresel anlamda rekabetçi olabilmek için sanayinin daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital olması da bir gereklilik halini aldı. AB’nin yeni sanayi stratejisinde, ‘yeşil ve dijital dönüşüm’ün ikiz bir dönüşüm olarak öngörülmesi sürdürülebilirlik ve teknolojinin birbiri ile sıkı bağını da ortaya koyuyor” dedi.

“Sanayi sektörünü daima destekliyoruz”
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da ‘Sanayide Sürdürülebilir Çözümler için Birlikte Geliştirme ve Birlikte Başarma’ başlıklı sunumunda, sanayide dijital dönüşümün sağlamakta olduğu gelişmelere ek olarak, insan-odaklı, sürdürülebilir ve esnek bir sanayi sektörünün inşa edilmesi için Ar-Ge ve yenilik tabanlı çözümlerin önemine dikkat çekti. Türkiye’de Ar-Ge harcamasının yaklaşık 46 milyar TL olduğunu ve bunun yüzde 64.2’sinin özel sektör tarafından gerçekleştirildiğini söyleyen Mandal, TÜBİTAK olarak sanayi sektörünü daima desteklediklerine işaret ederek, “TÜBİTAK TEYDEB 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programı ve 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Programı 2021 yılı 1. Çağrılarının güncel sonuçlarına göre 537 projenin desteklenmesine karar verildi. Bu çağrılara Yeşil Mutabakat önceliklerini de ekledik. TÜBİTAK olarak geçen yıldan itibaren gündeme aldığımız Yeşil Mutabakat, tüm destek programlarımızı yatayda kesiyor. Özel sektörü daima destekliyoruz. Gelecek dönemde süreçleri daha da iyileştireceğiz. Tamamlanan her bir projeyi gelecek yıllarda da periyodik incelemeye devam edeceğiz. Böylece onlara yeni katkılar da sunmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Mandal, 2050 yılına kadar net karbondioksit salınımlarının sıfırlanmasına yönelik yarışın 3.070 firmanın katılımıyla başladığını da vurguladı. Sanayide sera gazı salınımlarının azaltılması için malzeme verimliliğinin artırılmasının ve kaynak verimliliği için temiz ve çevreye duyarlı teknolojilerine yenilik sağlanmasının önemini de dile getiren Mandal, ayrıca İstanbul Sanayi Odası Sürdürülebilirlik Platformu’nun birlikte çalışma, öğrenme ve başarma yaklaşımı ile güçleneceğini de söyledi.

Yorumlar (0)