banner268

Türkiye-İtalya ticaret hacmini büyüten destek; Türkiye’de İtalyan Ticaret Odası

İtalya ve Türkiye arasındaki ticari ilişkileri geliştirme ve güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapan Türkiye’de İtalyan Ticaret Odası (İtalyan Ticaret Odası Derneği), Türkiye’de köklü bir geçmişe sahip.

banner266
Türkiye-İtalya ticaret hacmini büyüten destek; Türkiye’de İtalyan Ticaret Odası

İtalyan Ticaret Odası Derneği Genel Sekreteri Fatih Ayçin ile İtalya ve Türkiye arasındaki ticaret hacminin gelişmesine yönelik yürüttükleri çalışmalar ve Türkiye’de İtalyan Ticaret Odası’nın sunduğu hizmetler hakkında konuştuk.

KobiEfor: İtalyan Ticaret Odası Derneği’nin kuruluşu ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?
Fatih Ayçin: Türkiye’de İtalyan Ticaret Odası, 1885 yılında Türk ve İtalyan işadamlarınca kurulmuş ve merkezi İstanbul’da olmakla beraber Ankara Büyükelçiliği’nde de şubesi bulunmaktadır. 1973 yılında İtalyan Hükümeti tarafından resmi olarak tanınmıştır. İtalya ve Türkiye arasındaki ticari ilşkileri geliştirme ve güçlendirmeye yönelik sayısız faaliyet gerçekleştirmektedir. Oda bu iki pazarda ticari ilişkilere başlamak veya bu ilişkileri güçlendirmek isteyen şirket ve kurumları desteklemektedir.

KobiEfor: İki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesi adına ne tür faaliyetlerde bulunuyorsunuz?
Fatih Ayçin: Türkiye’de İtalyan Ticaret Odası, yaptığı yayınlar ve aylık bültenler aracılığıyla her iki ülke için faydalı olabilecek sektör, fuar, etkinlik, gümrük işlemleri, tüzük ve yönetmelikler, uluslararası ihaleler, pazar araştırmaları ve iş fırsatları hakkında bilgiler sunmaktadır. Yeni şirketlerin kurulmasına destek vererek ticari ve endüstriyel ortak bulma aşamasında yardımcı olmaktadır. Bu anlamda yıl içerisinde hem Türkiye hem de İtalya’da gerçekleştirilen organizasyonlar, yapılan kurumsal ziyaretler ve ülke sunumları her iki ülkenin daha iyi tanınmasında ve ekonomik ilişkilerin artmasında büyük rol oynamaktadır. Öte yandan gerek Türkiye gerekse İtalya’da düzenlenen çeşitli sektör fuarlarına katılımcı, satın alma heyeti ve ziyaretçi promosyon aktiviteleri yapmaktadır. Ayrıca yılda yaklaşık 1.000’i aşkın Türk ve İtalyan talebini yanıtlamak, firmalara hukuki, ticari ve gümrük alanlarında yardımcı olmak, gerektiğinde tercümanlık hizmeti vermek de yapılan diğer faaliyetler arasındadır.

KobiEfor: Türkiye-İtalya ticaretinin güncel durumu için neler söyleyebilirsiniz? İki ülke arasında gerçekleşen ticaret sizce gerçekleşme potansiyelini ne ölçüde karşılıyor?
Fatih Ayçin: Türkiye ve İtalya ticareti zaman içerisinde gelişim kaydederek yaklaşık toplam 20 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmıştır. Burada uluslararası İtalyan şirketlerin büyük hacimli ithalat ve ihracat işlemlerinin katkısı önemlidir. Öte yandan, Oda olarak bizim hedefimiz potansiyel ticaret hacmine ulaşabilmek için küçük ve orta ölçekli şirketlerin karşılıklı ithalat ve ihracat yapmalarına katkı sağlamak ve böylece sadece ticari gelişime değil aynı zamanda iki ülke girişimcilerinin birbirlerini tanımasına olanak sağlamaktır. Böylece orta uzun vadede potansiyel hacme ulaşılması hedeflenmektedir.

KobiEfor: Türkiye’deki İtalyan yatırımlarını değerlendirir misiniz? Bu yatırımlarda hangi sektörler ön plana çıkıyor? Sektör yelpazesini genişletmek adına neler yapılmalıdır?
Fatih Ayçin: Türkiye’de mevcut İtalyan yatırımlar, ağırlıklı olarak ‘Otomotiv, Bankacılık, Beyaz Eşya, İnşaat, Tekstil ve Enerji’ sektörlerinden oluşmaktadır. İtalyan üreticilerin Türkiye üzerinden Orta Doğu ve Yakın Asya ülkelerine ulaşabilmeleri için Türkiye ideal bir merkez konumundadır. Öte yandan, Türkiye’nin Avrupa Pazarı’nda daha güçlü ve aktif bir rol oynamasını sağlayabilecek merkez ülke İtalya olarak gözükmektedir. Bu çerçevede sektör ayrımı yapılmaksızın çok geniş bir yelpazede karşılıklı yatırımlara ve ticari ilişkilere ihtiyaç vardır.

KobiEfor:Türkiye’de yatırım yapacak İtalyan firmalara sağlanan destekler ve olanaklar nelerdir? Bu anlamda Türkiye’ye yatırımı ve ihracatı cazip kılan faktörler nelerdir?
Fatih Ayçin: Türkiye’de yapılacak olan İtalyan yatırımlarının finansmanı konusunda SIMEST ve SACE Finans Kamu Kuruluşları, İtalyan firmalara çok düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanı sunmaktadır. Öte yandan yatırım kararı ve uygulaması aşamasında Odamız özellikle ‘Küçük ve Orta Ölçekli’ İtalyan yatırımcılara tam destek vermektedir.

KobiEfor: Türk yatırımcıların İtalya’daki yatırımlarını değerlendir misiniz? İtalya’ya yatırımı ve ihracatı cazip kılan faktörler nelerdir?
Fatih Ayçin: İtalya’nın içinde bulunduğu mevcut ekonomik durgunluk göz önüne alındığında Avrupa Pazarı’na açılmak isteyen Türk firmalar için İtalya hem çeşitlilik hem de finansman açısından büyük bir olanak sunmaktadır. Nitekim bu çerçevede yakın geçmişte ‘Seramik, Çikolata, Ayakkabı, Cam, Ahşap ve Turizm-Otelcilik’ alanlarında Türk firmaların İtalya’da yatırımları gerçekleşmiştir. Gerek lojistik avantajlar ve gerekse İtalya’daki mevcut fırsat ortamı Türk yatırımcılar için büyük bir cazibe kaynağı olarak görülmektedir. Odamız bu çerçevede Türk yatırımcılara İtalya’da yatırım yapabilmeleri için gerekli hizmet ve desteği vermeye hazırdır.

KobiEfor: İtalyan Ticaret Odası’ndan hizmet almak için ne yapılmalı?
Fatih Ayçin: Odamız ile en kolay iletişim kanalı elektronik ortamın kullanılmasıdır. Bu amaçla www.cciist.com isimli web sitemiz ilk bilgilendirmeyi amaçlamakta, ayrıca cciist@cciist.com e.mail adresimiz ise tüm Türk girişimcilerin sorularına ve taleplerine açıktır.

Yaklaşık 700 aktif üyesi bulunan Odamız tarafından verilen hizmetler şunlardır:
- Danışmanlık, bilgi aktarımı ve yeni şirket kuruluşlarında müşavirlik ve yardım
- Ticari ve sinai partner tespiti
- Temporary Import / Export Management hizmeti
-
 İkili iş görüşmelerinin organizasyonları
- Yeni şirket kuruluşlarında müşavirlik ve yardım
- Pazar araştırması
- İtalyan ve Türk yatırımlarının promosyonu, roadshow ve workshoplar
- Karşılıklı enstitüsyönel ziyaret organizasyonları
- Seminer ve sergi organizasyonları
- Fuar hizmetleri (Türkiye ve İtalya’da)
- Yayınlar
- Tercümanlık hizmetleri.

Greenlog tüm sektörlere hizmet veriyor
Greenlog Intermodal, kapıdan kapıya 45 PWHC Box ve aynı zamanda tenteli swapbody konteynerler ile birden fazla taşıma modunun kombinasyonu ile A noktasından Z noktasına kadar olan tüm tedarik süreçlerini müşteri talepleri doğrultusunda organize ediyor. Greenlog Intermodal Pendik-Ambarlı-Yalova-İzmir ve Mersin RORO limanlarını kullanarak İtalya Trieste ve Bari limanlarını uğrak yaparak ve daha sonrasında tren bağlantıları ile araç üstü adres teslimi yapıyor. Trieste Limanı sonrasında haftada karşılıklı 3 sefer olmak üzere Trieste-Avusturya ve aynı zaman da Avusturya-Almanya bağlantılı trenler mevcut. Şu anda Avrupa’ya ithalat ve Avrupa’dan ihracat olarak ortalama 8-9 gün transit süre dahilinde yapılabiliyor. Böylelikle karayolu ve denizyolu taşımaları için iyi bir alternatif olarak servis verilebiliyor. Düzenli olarak başta İtalya olmak üzere, Avusturya, Almanya, Hollanda, Belçika, İngiltere servis verilen ülkeler arasında yer alıyor.
Greenlog tüm sektörlere hizmet veriyor ancak ağırlıklı olarak sağlık, otomotiv, gıda, inşaat ve FMCG sektörleri ile çalışıyor. Portföyünde 50’den fazla iş ortağı bulunuyor. Demiryolu ve intermodal de kullanılan 45 HC kapalı kasa ekipmanlarının sadece belirli ürün / yük ve müşteri segmentine hitap etmesinden ötürü çözümsüz kalan diğer talepler için tenteli dorseler ile kapıdan kapıya servis veriyor. Bu anlamda sektör için sağladığı en faydalı yeniliklerden birini gerçekleştiren Greenlog’un, rekabet süreci içerisinde mevcut ekipmanın sağladığı avantajlarla artık karayolunda taşınabilen yandan ve üstten yüklenebilir tüm ürünler için servisi bulunuyor. Ayrıca ekipmanlarındaki GPS sistemi sayesinde her gün müşterilerine günlük konum bilgisi verebiliyor. Bu bilgiler günün belirli saatinde düzenli olarak müşterilerle paylaşılıyor. Toplamda 20 kişilik ekip içerisinde yönetim birimleri dahil taşınabilir telefon ve bilgisayarlar sayesinde 7/24 servis ve cevap verebilen bir yapı mevcut. Detaylı bilgi; www.greenlog.com.tr adresinden alınabiliyor.

İtalyan Recordati, Çerkezköy’deki fabrikası ile Türkiye’den
ilaç ihracatı gerçekleştirecek
Tekirdağ Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde 50 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleştiren Recordati İlaç, bu yatırım ile Türkiye’deki üretim hacmini artırmanın yanı sıra; AB, Rusya, Orta Asya, Kafkaslar ve çevre bölgelerdeki pazarlara ihracatını artıracak.

Türkiye ilaç pazarına 2008 yılında Yeni İlaç’ı (kuruluşu 1927) satın alarak giren Recordati Grup, ardından ikinci bir yatırım yaparak 2011 yılında bir diğer Türk ilaç firması Dr. F. Frik’i satın aldı. Başta üroloji ve kardiyoloji alanlarında olmak üzere birçok terapötik alanda faaliyet göstermekte olan Recordati, Türk ilaç pazarına giriş yaptığı 2008 yılından bu yana gerek kutu satışı gerek cirosal bazda büyümesini devam ettiriyor.
Recordati Grup, 2016 yılına kadar İstanbul Esenyurt’ta bulunan üretim tesisinde GMP kurallarına uygun olarak granül efervesan, süspansiyon, emülsiyon, şurup, pomat, krem, tablet, draje, toz, poşet, kapsül ve mikropellet formlarında olmak üzere yıllık 40 milyon kutuyu bulan 70 değişik ilaç üretimi yaptı ve uzun yıllar çeşitli yerli ve yabancı ilaç şirketlerine fason hizmeti verdi.
Recordati Grup Başkan Yardımcısı ve Güneydoğu Ülkeleri Bölge Direktörü Dr. İsmail Yormaz, Recordati Grup için Türkiye’nin önemini anlattı. Yormaz, “Türkiye, güçlü bir sanayinin hüküm sürdüğü, yetkin ve profesyonel otoriteleri ile son derece kendini adamış, nitelikli işgücünün bulunduğu, büyüme potansiyeli olan ve coğrafi konum olarak tartışmasız stratejik öneme sahip bir ülke” dedi.
Bu bağlamda Türkiye’deki üretim kapasitesini artırmak adına 27 Mayıs 2014 tarihinde Tekirdağ Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde temeli atılan yeni üretim tesisi için 50 milyon dolar yatırım gerçekleştirildiğini belirten Dr. Yormaz, “Bu son yatırımı ile Recordati Grup, 2008 yılından bu yana Türkiye pazarına yaptığı toplam yatırımı 255 milyon dolara ulaştırmıştır” diye konuştu.
Dr. İsmail Yormaz, yeni üretim tesisi hakkında detaylı bilgiler verdi: “Bu tesis toplam 45 bin metrekarelik bir alan üzerine kuruldu. Üretim, depolama, sevkiyat, ofis alanları, enerji santrali, sıvı-katı atık arıtma merkezi ile toplam 18 bin metrekarelik bir kapalı alana yayılmaktadır. Tesis, çeşitli tedavi alanlarında pazara yılda 80 milyon kutu ilaç sunma kapasitesine sahip olmanın yanı sıra; katı, yarı katı ve sıvı formdaki ilaçların fason üretimi için de yeterli kapasiteye sahiptir. Halen iki firma için 15 milyon kutuyu bulan 20 farklı ürünün fason üretimi de yapılmaktadır. Aynı zamanda fason üretimle ilgili yeni proje ve üretim yeri transferi çalışmalarımız devam etmektedir” dedi.
Dr. İsmail Yormaz, Recordati İlaç üretim tesisinin, 2016 yılının Mart ayında “İyi Üretim Uygulaması” (GMP) sertifikasını aldığını söyledi: “Söz konusu yatırım; hem halen var olan ürünlerdeki talep artışını karşılayacak hem de yerelleştirme projelerimiz vasıtası ile gelen üretim artışını da destekleyecek şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu yatırımımız AB, Rusya, Orta Asya, Kafkaslar ve çevre bölgelerdeki pazarlara daha fazla ürün ihraç etmemiz için çok önemli olanaklar sağlayacaktır. İhracat hedeflerimize uygun olarak, GMP sertifikası almak üzere hem AB hem de Rusya sağlık otoritesine gerekli başvuru yapılmış ve süreçleri halen devam etmektedir. Hedefimiz her iki sağlık otoritesinden 2019 yılı içinde gerekli sertifikaları alarak ihracat üretimimize hız vermektir.”
Bugün Türkiye pazarında 67 formda 39 ayrı ürün ile faaliyet gösteren Recordati İlaç, 2018 yılı IMS verilerine göre kutuda 17’nci, ciroda ise 24’üncü sırada yer alıyor. Şirket bünyesinde yaklaşık toplam 700 kişi istihdam ediliyor.

Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2019, 08:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner216

banner267

banner250

banner246

banner256