FİRMA TANITIM:
‘Yatırımın Doğru Adresi:'Tacirler Yatırım
Banka kökenli olmayan en büyük yatırım kuruluşu olan Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş., 160 milyon TL’yi aşan öz kaynağı ve 15 bin 600 aktif müşterisiyle ‘her dönemde güven arayışında olan yatırımcıların öncelikli tercihi’ olmayı 2016’da sürdürmeyi hedefliyor.
‘Yatırımın Doğru Adresi’ sloganıyla 1991’-den bu yana hizmet veren Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş., 75 milyon TL’lik ödenmiş sermayesi ve 160 milyon TL’yi aşan öz kaynağı ile banka kökenli olmayan en büyük yatırım kurumu olarak büyümesini sürdürüyor. İstanbul’da 4, KKTC’de 1 tane olmak üzere toplam 17 yatırım merkezi ile hizmet veren toplam 15 bin 600 aktif müşteriye ulaşan Tacirler, 2016 yılında yüzde 2.5 olan pazar payını, yüzde 3.5’a çıkarmayı hedefliyor. Kurulduğu yıldan bu yana öz kaynak büyüme modeliyle Türkiye’nin krizlerinde bağışıklık kazanan Tacirler Yatırım, yazılım ve donanım altyapısını son teknoloji ile donatarak önümüzdeki dönem büyümesine hız vermeyi planlıyor.
Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Mustafa İleri, “Her dönemde güven arayışında olan yatırımcıların öncelikli tercihiyiz. Güçlü ve bağımsız sermaye yapımız ile sadece yatırımcılarımız için çalışmaktayız. Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz teknolojik yatırımlarla önümüzdeki dönem daha hızlı bir büyüme yakalamayı planlıyoruz” diyor. Dış kaynak kullanmadan ve temerrütte düşmeden büyüyen Tacirler’in geçen yıl müşterilerine verdiği pay senedi alım kredi tutarı 80 milyon TL’yi buldu. İleri, bu yıl da kredi talepleri aldıklarını ve şimdiye kadar ortalama 40 milyon TL’lik pay senedi alım kredisi sağladıklarını duyuruyor.
Yatırım bankası hakkı geliyor
Yeni Sermaye Piyasası Kanunu, aracı kurumlara yatırım bankacılığı faaliyetlerini yapma imkanı veriyor. İleri, Tacirler Yatırım olarak 2015’ten itibaren yeni bir sürecin içine girdiklerini ve bugüne kadar olmayan ürünleri de faaliyete geçireceklerini duyuruyor. İleri, yatırım bankacılığı faaliyetlerinde iddialı bir kurum olacaklarını açıklıyor. Yürütülen çalışmalara ilişkin olarak detaylı bilgi veren Mustafa İleri, “Tacirler Yatırım A.Ş.’nin iştiraki olan Tacirler Portföy Yönetimi Anonim Şirketi’ni kurduk. Nitelikli yatırımcı, kurumsal müşteri ve KOBİ’lere özel hizmet sunacağız. Yurtdışı müşterilere hizmet vermek için ilgili bölümü yeniden yapılandırdık. Araştırma ve yatırım danışmanlığı bölümümüzü güçlendirdik” bilgisini veriyor.  Tacirler’in hizmet ve ürünleri arasında: Borsa İstanbul Pay Piyasası İşlemleri, Borsa İstanbul VİOP İşlemleri, FXTCR ile Forex İşlemleri, Yatırım Danışmanlığı, Bireysel Portföy Yönetimi, Türev Ürünler (Forward, swap, vadeli işlemler, opsiyon ve yapılandırılmış ürünler), Bireysel Emeklilik Sistemi, Hazine (Borçlanma araçları) İşlemleri, TEFAS Yatırım Fonu İşlemleri, Kurumsal Finansman Hizmetleri, Kredili İşlemler, Ödünç Piyasası İşlemleri, Açığa Satış İşlemleri yeralıyor.
Sermaye piyasalarına bakış değişmeli
Hızlı büyümenin yolunun sermaye piyasalarını büyütmekten geçtiğinin altını çizen İleri, şöyle konuşuyor: “Şirketimiz’in Başkan Yardımcısı Murat Tacir, Borsa İstanbul’da Yönetim Kurulu Üyesi. Aracı kurumları temsilen Takasbank’ ta Yönetim Kurulu Üyesi’yim. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Denetleme Kurulu Üyesi’yim. Bizim yönetim olarak hedefimiz sektörü nasıl büyütürüz üzerine kurulu. Türkiye ekonomisinin büyümesinde Sermaye Piyasaları’nın rolü büyüktür. Sermaye Piyasaları’nın büyümesi ise tasarrufların artmasına ve bu tasarrufların yatırıma yönlendirilmesinde görev alan ‘Yatırım kuruluşları’nın güvenilir ve sermaye yapılarının güçlü olmasına bağlıdır.”
Türkiye’de para piyasalarındaki tasarrufların yüzde 85’i bankacılık alanında, kalan yüzde 15’i ise faktoring, leasing ve sermaye piyasalarında değerlendiriliyor. Mustafa İleri, tasarrufların ancak yüzde 8-9’unun Sermaye Piyasaları üzerinden değerlendirildiğini aktarıyor. Pastanın Türkiye’de çok küçük olduğunun altını çizen İleri, “Küçük ama büyüme potansiyeli büyük bir sektördeyiz. Sermaye piyasalarının gelişmesi birçok faktöre bağlı. Bu faktörler arasında en önemlileri: Düzenleyici otoritelerin, ülkenin ekonomik durumu, yatırımcının bakış açısı ve bankaların sistem içindeki yeri şeklinde sıralayabiliriz. Tüm bu faktörlerde olumlu değişiklikleri yapmak çok zor. Ayrıca bir de küresel ekonomi var” diye konuşuyor. Tüm etmenlere bakınca da ‘Türkiye’de sermaye piyasası gelişmeyecek’ anlamının çıkarılmamasını isteyen İleri, gelişmiş ülkelerdeki sermaye piyasalarının yerini sağlamlaştırdığını ve Türkiye’de de bu gelişmenin bir şekilde sağlanması gerektiğini belirtiyor.
Diğer bir nokta ise insanlardaki tasarruf eğiliminin değiştirilmesi.  Tasarrufları değerlendirme ve yatırıma dönüştürme aracı olarak ilk sırada mevduat ikinci sırada ise altının geldiğini aktaran İleri, sermaye piyasalarının gelişmesi için piyasa oyuncularının sunacakları ürünlerin verimli ve güvenilir olmasının önemli olduğunu aktarıyor. Zira insanların bilinçlendikçe daha fazla sermaye piyasaları ürünü tercih ettiğini aktaran İleri, finansal okuryazarlık eğitimlerine bu nedenle önem verdiklerini paylaşıyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre yatırımcı sayısının 1 milyonu geçmediğinin altını çizen İleri, tüm sektörde aktif olarak işlem yapan müşteri sayısının ise 100-150 bin kişi olduğunu belirtiyor.
Altın yatırım değildir
Finans sektörünün gelişiminin tek şartı yurtiçi tasarrufların artırılmasından geçiyor. Tasarruf edebilmek ise gelire bağlı. Toplumda fakirliğin fazla olmasından kaynaklı olarak tasarruf oranlarının çok düşük olduğunu hatırlatan İleri, altının bir yatırım aracı olarak görülmemesini istiyor. İleri, şu noktalara dikkat çekiyor: “Altının ekonomiye ne faydası var? Yatırım aracı demek; hisse senedi, borçlanma senedi vb. ürünler almaktır. Böylece sanayiye de fon sağlamış olursunuz. Zaten sermaye piyasalarının gelişmesinin ilk olumlu etkisi sanayiye olur.
Sanayici için ucuz finans kaynağı bankalar değildir. Bizim en büyük handikabımız banka kredisi ile sanayicimizin yatırım yapmasıdır. Ama bu yöntem pahalıdır. Pahalıya mal olan yatırım nedeniyle de rekabet gücü azalır. Oysa işletmeler kredi almak yerine borçlanma aracı olarak tahvil çıkartsa daha uzun vadeli ve daha ucuz sermaye sağlamış olur.”
Tüyo tüy olur
Sektörde duayen olan Mustafa İleri, KOBİEFOR okuyucuları için şu önerilerde bulunuyor: “Önümüzdeki dönemde uzun vadede; enerji, bilişim ve hizmet sektörüne yatırım yapılabilir. Ayrıca yatırımcı için doğru yatırımın dönemi de önemlidir. Kısa vadeli yatırımda özel sektör tahvilleri önemli bir kalemdir. Böylece sanayiye de hizmet edilmiş olur. Uzun vadeli tasarrufların değerlendirileceği yer bankalar değil sermaye piyasalarıdır. 1 yıldan uzun yatırımların bankalarda değerlendirilmesi ekonomiye ve sanayiciye maliyet açısından büyük bir yüktür. Yatırımcıya tavsiyem, uzun vadeli yatırıma yönelsinler ve tasarruflarını 3’e bölsünler. Bu yatırımlardan biri muhakkak uzun vadeli olsun. Uzun vadede ise pay senedini öneriyorum. Eğer bir pay senedini tap noktada (En yüksek seviyeden) almadıysanız 1 yılda muhakkak kar edersiniz.”
Türkiye’de pay senedi yatırımından kaybedenlerin 2 önemli nedeni var. Birincisi kendisi araştırma yapmaz. İkincisi ise araştırma yapanların sözlerine güvenmez,  tüyo denilen kavrama güvenir. İleri, “Bugün tüyo yarın tüy olur. Spekülatörler bunu yaptı ve insanların canını yaktı. Oysa ben uzun vadede yatırım yapıp zarar edenine rastlamadım. Ayrıca endeks 30’dan zarar etmezsin ve enflasyonun üzerinde kazanırsın. Endeks 100’de ise seçici olmak lazım. Borsada fırsatlar bitmez” çağrısında bulunuyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

BP’den KOBİ’lere yakıt alımında hızlı...
BP Akaryakıt Filo Satışlar Müdürü Tarkan Toker, “BP Türkiye olarak, BP Taşıtmatik sisteminin sunduğu...

Haberi Oku