Ekonomiyi ‘Dijital Dönüşümün Anahtarları’ yükseltecek

Yaşanılan ekonomik darboğazdan çıkış için dijital dönüşüm stratejisi hem güncel hem etkin bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor.

Ekonomiyi ‘Dijital Dönüşümün Anahtarları’ yükseltecek

Dönüşümü ekosistem olarak ele alırsak dönüşümü sağlayacak şirketlerin önemli bir sorumluluğu var. “Dijital Dönüşümün Anahtarları” dosyasıyla bu şirketleri ve çözüm önerilerini aşağıda detaylandırdığımız dönüşümün gerekçeleri için yayınlıyoruz.
Ağustos’ta diplomatik krizle birlikte başlayan ekonomik darboğaz dengelenme politikasıyla etkisini yitirse de devam ediyor. Ülkenin ekonomide yeni bir hikaye yazma zamanı geldiği tezi ise herkesin dilinde. Yeni hikayenin unsurları arasında dijital dönüşüm önemli yer tutuyor. Çünkü gelişmiş ekonomiler hızla dijitalleşiyor ve bu dönüşüm iş dünyasını derinden etkiliyor. Türkiye Bilişim Vakfı’nın verilerine göre dünya çapında yapay zeka gelirinin 2025 yılına kadar 36.8 milyar dolara çıkması, nesnelerin interneti cihazlarının oluşturduğu pazarın bu yıl 26.7 milyar dolara, 2025 yılında ise 75.4 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Akıllı şehirlerin 2020’de 1.5 trilyon dolarlık piyasa değeriyle büyük iş fırsatları yaratacağı öngörülüyor.
TBV, TÜBİSAD ve TESİD’in işbirliğiyle 2011 yılında kurulan Dijital Türkiye Platformu tarafından PwC Türkiye'nin katkılarıyla kısa bir süre önce yayınlanan “Dijitalleşme Yolunda Türkiye” raporu önemli bulgular sunuyor. Türkiye’nin vatandaşı, devleti ve iş dünyasını kapsayan bütüncül bir dijital dönüşüm gerçekleştirmesini sağlayacak politika önerileri oluşturan Platformun yürüttüğü çalışmaları Platform Başkanı Faruk Eczacıbaşı şöyle tanımlıyor: “Ekonomik büyümenin güvenli, sağlıklı ve katmadeğeri daha yüksek işler ile sağlanabileceğine ve daha güçlü bir Türkiye için dijitalleşmenin, ülke vatandaşlarına ve endüstrilerine sayısız fayda ve fırsat getireceğine inanıyoruz. Dijital Türkiye Platformu’nun ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye’ çalışması ile Türkiye’nin refah seviyesinin yükselişinde, dijital dönüşüm fırsatını, adanmış ve seri bir planlama ile değerlendirmesinin önemine dikkat çekmek istedik.” Türkiye’yi geleceğe taşıyacak en önemli unsur yerli imkanlarla dijitalleşme olacak.

TÜBİSAD Başkanı Erman Karaca’ya göre dijital ekonominin yapı taşları; dijital veri, yapay zeka, otonom robotlar, büyük veri, artırılmış ve sanal gerçeklik, nesnelerin interneti gibi dijital teknolojiler ve dijital altyapıdır: “Türkiye olarak biz bu sürecin gerisinde kalamayız, bu bilincin hem kamuda hem de özel sektörde güçlenerek hızlı adımlarla hayata geçirilmesi önem taşıyor. Türkiye’nin ‘Dijital Ekonomiye Dönüşüm Stratejisi’ni oluşturmamız ve dijitalleşmeyi hızlandıracak ekonomik değerleri ile adresleyerek yol haritalarını belirlememiz gerekiyor. Tüm dünya dijital ekonomi dönüşümüne giderken Türkiye’nin rekabetçi kalmasına ve yüksek teknoloji ihraç eden bir ülke olmasına katkıda bulunacak hamleler yapmak kritik önem taşıyor. Bunun için ise toplumun her kesimini içine alan dijital yetkinlikler planı oluşturulmalı, yapay zekanın ve veri ekonomisinin potansiyeli ortaya çıkarılmalı, e-Hizmetler teşvik edilmeli ve kolaylaştırılmalı, bağlantılar hızlanmalı, altyapılar ve siber güvenlik güçlendirilmeli.”

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfedarasyonu  (TÜRKONFED), ‘Dijital Dönüşümü’ hedef noktaya almış bir sivil toplum kuruluşu. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “Bugün şirketlerimiz ve ilgili sektörlerimizde, teknoloji kullanımına baktığımızda sadece binde 3’ünün yüksek teknolojili üretim yaptığını görüyoruz” diyor. Dijital dönüşümün bir amaç değil, yüksek katmadeğer yaratmak ve kalkınma odaklı sürdürülebilir ekonomi için bir araç olarak gözüktüğünü söyleyen Turan’ın konuya ilişkin görüşleri şöyle: “Sanayimizin dijital dönüşümün gerçekleştirip, KOBİ’lerimzin kapasitelerini artırıp, yüksek teknolojiye yüksek katmadeğerli üretimi yakalayıp ekonomik refahı artırabiliriz. Ekonomide istediğimiz dönüşümün temelini de nitelikli eğitimle sağlamlaştırabiliriz. Unutmamak gerekir ki; dijital dünyanın en önemli sermayesi insandır.”
Yine TÜRKONFED’in “Dijital Anadolu” çalışması önemli bir kaynak. Çalışma, “Dijital dönüşümün her sektöre aynı etkiyi yapacağını varsaymanın, gittikçe karmaşıklaşan ekonomik yapıda gerçekçi olmayacağı düşüncesiyle her sektörün kendine özel bir dijital dönüşüm yol haritası çizmesi gerektiği düşünülmektedir” felsefesini savunuyor. Rapor belirli sektörleri ele alsa da ulaşılan sonuç birçok sektör temsilcisi için ortak ihtiyaç olarak açıklanabiliyor. Buna göre dijital dönüşümde
- Sektörel vizyon, stratejik perspektif ve pozisyonlama ihtiyacı bulunuyor: “Sektörlerin stratejik olarak yerinin belirlenme beklentisi, ileriye yönelik yatırımlar konusunda güven ve destek arayışında olduğunu göstermektedir. Stratejik perspektifte, sektörel rekabet avantajlarının dijital dönüşümle birlikte geçireceği değişiklikler anlaşılmalı ve buna göre pozisyonlanma yapılmalıdır.”
- Dijital dönüşüm, ancak ekosistem anlayışıyla rekabet gücünü artırabilir: “Dijital dönüşümün arzu edilen yönde, sektörel verimliliği artırabilmesi için kamu kurumları, sektör temsilcisi  dernekler, sektörel topluluklar ve konu uzmanı üniversiteler arasında diyalog  başlatılmalı ve/veya geliştirilmesi, daha önceki sanayi devrimlerine göre daha önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır. Özellikle inovasyon süreçlerinin şirket verimlilikleri üzerindeki artan önemi gözönüne alındığında sektörel yatay ve dikey işbirliklerinin kalitesi, ileriye dönük olarak fark yaratabilecektir. Şirket düzeyindeki darboğazların aşılması açısından, bu tip ekosistem işbirlikleri, Ar-Ge ve inovasyon odaklı süreçleri geliştirmekte zorlanan küçük ve orta ölçekli şirketler açısından, önemli kazanımlar sağlayabilir.”
- Sektörel stratejilerin şirket düzeyinde uygulamaya geçmesi gerekli: “Sektör uzman ve temsilcileri, konu uzmanları, üniversite ve sivil toplum işbirliğinde kurulacak sektörel platformlar ile öncelikli alanlara yönelik portatif çözümlerin oluşturulması, oluşturulan bu çözümlerin firmaların uygulamaya alınabilmesi için destek ekiplerinin kurulması, dijital dönüşümün yaratacağı verimlilik artırıcı etkileri anlamak açısından etkili olacaktır. Bu çözüm merkezleri şirketlere dijital dönüşüm ile ilgili örnekleme görevi yaparken aşağıdaki hususlar uygulamaya geçilmelidir: Dijital dönüşümün her stratejik inisiyatif gibi ele alınması ve uzun dönemli planlama ve değişim yöntemi yapılması, iş modeli değişikliği boyutunun anlaşılması, operasyonel verimlilik boyutunu geliştiren teknolojiler doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesi, değişen ve dijitalleşen işgücü profiline yönelik insan kaynağı planlaması gerekmektedir.”


İNNOVA KOBİ’LERE YERİNDE ULAŞMAK İSTİYOR 81 İLDE BAYİ AĞINI KURUYOR
Türk Telekom’un bilgi teknolojileri çözüm sağlayıcısı İnnova, 2018 yılı itibarıyla başladığı bayi yapılanmasında emin adımlarla ilerliyor. E-dönüşüm çözümleri ile KOBİ segmentindeki müşterilere yerinde ulaşmak isteyen İnnova, bayi ağını Türkiye’nin 81 iline taşımayı hedefliyor.
Bu hedef doğrultusunda ilk yıl 13 ilde onlarca bayiye ulaştıklarını belirten İnnova Fintek Kıdemli Direktörü Murat Kayıhan, “KOBİ bayi yapılanmamız ile küçük ve orta ölçekli işletmelere Türk Telekom güvencesiyle İnnova’nın e-dönüşüm çözümleri başta olmak üzere farklı ürün ve hizmetlerimizi sunuyoruz. Türkiye çapında oluşturacağımız yaygın bayi ağı ile KOBİ’lerimiz, İnnova’nın ürün ve çözümleriyle yanlarında olduğunu bilecek” diyor.
Finans, telekom, perakende ve üretim gibi lokomotif sektörler başta olmak üzere Türkiye’nin ilk 1000 firmasıyla önemli projelere imza atan İnnova, bugüne kadar büyük ölçekli kurumsal işletmelere sunduğu ürün ve hizmetleri KOBİ’lere de uyarlıyor. KOBİ’lerin Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturduğuna dikkat çeken Kayıhan, “Özellikle e-dönüşüm çözümler tarafında büyük işletmelere sunduğumuz birçok ürünle KOBİ’lerin de hizmetindeyiz. 2019 yılı planlanmasında sanayinin yoğunlaştığı şehirler başta olmak üzere bu yıl ekosistemimize 50’nin üzerinde yeni bayi katmayı hedefliyoruz. KOBİ’lere yönelik ürünlerimiz arttıkça bu alandaki iddiamız da güçlenecek” diye konuşuyor.
Hizmet yelpazesi geniş bayi ağı
Murat Kayıhan, bayi yapılanmasını oluştururken ilk aşamada e-dönüşüm ürünleriyle hizmet vermeye başladıklarını ama sahadaki taleplerle birlikte ürün ve çözüm portföylerini genişlettiklerini kaydediyor: “Türkiye’de ilk kez Sanal POS çözümünü İnnova olarak biz sunduk. Kurumların kendilerine ait bulut ortamında sunduğu PCI/DSS güvenlik sertifikasına sahip PayFlex Sanal POS çözümü ile firmaların kredi kartı saklama ve tahsilat süreçlerine altyapı hizmeti sağlıyoruz. Bu sistemi kullanan KOBİ’ler kredi kartı sahteciliğine ve kartların çalışmasına karşı yüksek güvenilirlik önlemleri alınmış bir ortama sahip oluyorlar.
Ortak Banka Platformu ile tüm hesaplar tek ara yüzde yönetiliyor
Müşterilerimizin birden fazla bankadaki hesap hareketlerini anlık olarak tek bir ekran üzerinden kontrol edebilmelerini sağladığımız Ortak Banka Platformu isminde bir ürünümüz var. Şu anda 21 banka ile entegre etmiş durumdayız. Müşterilerimiz her bir bankanın internet bankacılığı platformuna tek tek gitmek yerine tek bir ekranda tüm işlemlerini görebiliyor. Yetki bazlı sınırlama imkanı da bulunuyor. Örneğin; kurumun belirleyeceği yetkilere göre bir kurumda muhasebe departmanında maaşları tek bir kişi görebilirken rutin işlemleri birçok kişi görebiliyor.“
İnnova markası KOBİ’lere güvence veriyor
KOBİ’lerin ürün ve hizmet aldığı firmalarda en dikkat ettiği nokta güven unsuru. Türk Telekom iştiraki olan İnnova bu alanda iddialı. Murat Kayıhan, yüksek ürün kalitesi ve hizmet standartları ile KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu birçok alanda onların yanında olduklarını dile getiriyor: “1400 kişilik İnnova ekibinde 170 kişi Fintek alanında uzmanlaşmış durumda. Deloitte’un her yıl düzenlediği ve en hızlı büyüyen teknoloji firmalarını listelediği Technology Fast50’de 13 yıldır aralıksız büyüyen tek şirketiz. Bunun yanı sıra her yıl aldığımız onlarca ödül de bu alandaki gücümüzün ve başarımızın önemli bir göstergesi.” 
E-dönüşüm ürünleri ağırlık kazanıyor
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan mevzuat gereği e-dönüşüm ürünlerinin büyük ölçekli firmaların yanı sıra KOBİ’ler için de büyük önem kazandığını söyleyen Kayıhan bulut tabanlı e-dönüşüm çözümleri arasında e-fatura, e-arşiv, e-defter, e-irsaliye gibi ürünlerin bulunduğunu vurguluyor. Kayıhan, “Bu çözümlerimiz sayesinde yasal zorunlulukların yanı sıra KOBİ’lerin enerjilerini asıl faaliyet alanlarına odaklamalarına yardımcı olurken maliyetlerini de, büyük oranda azaltıyor, böylece sağladığımız tasarrufla işlerini büyütecek ve geliştirecek alanlara yatırım yapmalarının yolunu açıyoruz” diyor.

Dünyanın iş tecrübesi IFS ile tek çözümde; IFS 10
IFS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ergin Öztürk, 2019’da, yapay zeka fonksiyonlarını da içeren IFS 10’u Türkiye pazarına sunacaklarını açıklıyor.
IFS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ergin Öztürk ile IFS’in dijital dönüşümdeki rolünü konuştuk. Ergin Öztürk, uzun süredir teknolojide yaşanan ve iş dünyasını da etkisi altına alan hızlı değişim ve dönüşümlerin sanayi toplumunu bilgi ve iletişim toplumuna dönüştürdüğünü belirterek, “Biz de en yalın anlatımı ile dijital dönüşümü; bir işletmenin uçtan uca tüm süreçlerini etkileyen ve ona verimlilik, karlılık, rekabet avantajı sağlayan iş stratejisi olarak tanımlıyoruz” diyor.
IFS, üç binden fazla müşterisi ve bir milyonun üzerinde kullanıcısıyla 60 ülkede, kurumsal yazılım alanında hizmet sunuyor. Ergin Öztürk, anlatıyor: “Biz, dijital üretim ve dijital teknolojiler ile değişen rekabet şartlarına uyum sağlamak isteyen şirketlere yeni nesil ‘Kurumsal Kaynak Planlama’ (ERP) yazılımı ‘IFS Applications’ ile tek bir çözüm içinde uçtan uca tüm süreçlerini yönetebilecekleri bir sistem sunuyoruz. Daha detaylı anlatmak gerekirse IFS Applications; ürün ham maddesinin girdiği satın alma departmanından başlayarak stok yönetimi, planlama, üretim yönetimi, üretim planlama, üretim bildirimleri, satış, sevkiyat süreçleri, finans, muhasebe, insan kaynakları gibi temel ERP süreçlerinin hepsini tek bir çözümde sunuyor. Şirketler IFS Applications’ı kullanmaya başladığında, temel olarak bir bilgisayar programı almış olsa da esas olarak bilgi birikimi satın almış oluyorlar. Çünkü IFS, küresel çapta edindiği tecrübeyi endüstri uzmanlığı ile birleştirerek çözümler üretiyor ve böylece müşterilerimiz dünyanın iş tecrübesini tek bir çözümde kullanma şansına sahip oluyorlar.
Şirketlerin ana gereksinimlerinin karşılanmasına odaklanan IFS Applications’ı diğer çözümlerden ayıran bir diğer özellik ise şirketlere tam bir ürün yaşam döngüsü sunuyor olmasıdır. Ürünün tasarımdan başlayarak satış sonrası hizmetlere kadar tüm çevrimini içeren Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) ile ek hiçbir uygulamaya ihtiyaç kalmıyor. Sunduğumuz çözüm ile müşterilerimize; yeni bir ürünün talep ve fikir aşamasından başlayıp, Ar-Ge süreçleri ile müşteri öngörü ve siparişlerinin yönetildiği, kalite kontrol ve güvence ihtiyaçlarının karşılandığı, sonlu kapasite planlama ile kısıtlar teorisine göre kapasite planlamanın yapıldığı, bütçe planlama ve maliyetlerin entegre yapıda sunulduğu bir sistem sağlıyoruz.”
IFS 10 Türkiye’de: Ergin Öztürk, 2018 yılının şirketlerin ERP yatırımlarını artırdıkları bir yıl olduğunu aktararak, bu fırsat dalgasında IFS Global’in de çift haneli büyüme rakamlarına ulaştığını paylaşıyor: “IFS Türkiye olarak ise danışmanlık, bakım gelirleri ve yeni lisans satışları başta olmak üzere toplamda büyüme trendimizi sürdürdük. Şirketimiz adına 2018’deki en önemli gelişmelerden biri de IFS 10 oldu. Normalde yeni versiyonlar, tüm testlerini tamamladıktan sonra -bu da yaklaşık bir yıl sürüyor- piyasaya sunuluyor. IFS 10’u, çok daha hızlı şekilde testlerini tamamlayarak üzerinde çalıştığımız önemli bir projede kullanmak üzere dünya ile aynı anda ülkemizde de uygulamaya aldık. 2019’a yönelik hedeflerimize gelince; bu yıl da kurumsal servis yönetimi alanındaki pazar liderliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Türkiye’de aktif olarak ERP kullanan şirketlere de servis ve hizmet yönetimi konusunda katmadeğerli çözümler sunmaya odaklanacağız. İş ortakları ağımızı genişletmeyi sürdürmek bir diğer odak alanımız olacak.
IFS 10’u Türkiye pazarına sunacağız. Dolayısıyla bulut, mobilite gibi teknolojilerde müşterilerimize önemli avantajlar sağlayacağımızı düşünüyorum. IFS 10 aynı zamanda yapay zeka fonksiyonlarını da içeren bir ürün. Dolayısıyla IFS kullanan müşterilerimizin özellikle verilerin işlenmesi ve otomatikleştirilmesi konularında fayda sağlayacağı görüşündeyiz.”

Mikro Yazılım: Büyümek isteyen her şirkete lazım” Türkiye’nin yazılımı; Mikro Yazılım, ‘Kiralama Dönemi’ni başlattı
Yerli kurumsal yazılım alanında 1988 yılından bu yana hizmet veren Mikro Yazılım, ürün ve hizmetlerinde Türkiye’de ilk kez kiralama yöntemini başlatıyor.
Mikro Yazılım Genel Müdürü Alpaslan Tomuş, “Türkiye’nin her noktasında, sayıları 300’ün üzerinde iş ortağımız ile müşterilerimize  kesintisiz destek veren firmamız, ürün ve hizmetlerini ulusal ve uluslararası 105 bini aşkın işletmeyle buluşturmayı başarmıştır” diyor.
Mikro Yazılım’ın bilgi birikimi, mühendislik çözümleri ve dinamik yapısı, müşteri odaklı yaklaşımı ile birleşerek, müşteri memnuniyetini önemli bir orana taşıdığını aktaran Tomuş, “Hem ticari yazılım hem de e-Dönüşüm tarafında hazırladığımız ve kiralama modeli ile firmalara sunduğumuz paketlerle yazılım sektöründe bir ilki daha hayata geçiriyor ve firmalara uçtan uca sağlıklı büyümelerini sağlayacak önemli bir fırsat sunmuş oluyoruz” diye konuşuyor.
Türkiye’de OECD ve TÜİK verilerine göre 1.5 milyon firma, 1-50 kişi istihdam ediyor ve firmaların ticari yazılım kullanım oranı yüzde 20’nin altında. Ekonominin yüzde 90’ınını oluşturan küçük ve orta boy işletmelerin, ekonomiye katkısını geliştirmek ülkemizin geleceği açısından önemli. Alpaslan Tomuş, bunu sağlamak için ‘Ticari Yazılım Okur Yazarlığı’nı geliştirmek gerektiğini belirterek bunun önündeki; bilinç eksikliği ile maddi bariyer engellerini aşmak gerekliliğinden yola çıkarak ‘kiralama’ hizmetini devreye aldıklarının altını çiziyor.
Bilinci arttırmak için ülkenin dört bir köşesinde KOBİ’lerle bir araya gelerek onlara ticari yazılımın faydalarını anlatıklarını kaydeden Tomuş, “Maddi sıkıntıların önüne geçmek için ise farklı modeller geliştiriyoruz: Bu konuda geçtiğimiz sene bu işletmeler için geliştirdiğimiz MikroX ürünümüzü ayda 1TL’ye sunmaya başlamıştık. Hedefimiz ülkemizdeki defterle şirket yönetme alışkanlığını dijitale taşımak. Bunun yanı sıra yeni seri ürünlerimiz olan Mikro Run, Mikro Jump ve Mikro Fly için potansiyel müşterilerimize kiralama modelini sunduk. Artık işletmeler, daha düşük bedellerle, sağlıklı bir şekilde yönetilebilecek ve büyüyebilecekler” açıklamasını yapıyor. 
e-Dönüşüm pazarının yüzde 10’una e-fatura, e-defter gibi e-Devlet uyumlu e-Dönüşüm ürün ve çözümleri hizmeti veren Mikro Yazılım, her ölçekte firmanın kiralama modeli ile sahip olabileceği ticari yazılım programlarını, e-Dönüşüm ürünleri ile de paketleyerek aynı zamanda sektörde yeni bir dönemi de başlatıyor. Tomuş, bu kapsamda sundukları hizmetleri şöyle aktarıyor: “Firmaların sağlıklı büyümelerini ve işlerini verimli yönetmelerini sağlayan kurumsal ve ticari yazılım programlarını kendi başlarına olduğu gibi e-Dönüşüm ürünleri dahil paketler de oluşturarak, bundan böyle satın alma modelinin yanı sıra kiralama modeli ile de kullanıcılarının hizmetine sunuyoruz. Her ölçekte işletmenin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte kurumsal ve ticari yazılımlar üreten bir firmayız. Esnaf, serbest meslek sahibi ve küçük işletmelere yönelik geliştirdiğimiz Mikro Run; KOBİ’lerin işlerini sağlıklı büyütmelerini sağlayan Mikro Jump ve ağırlıklı olarak 50 çalışanın üzerine sahip kurumsal, üretim yapan ve çok lokasyonlu firmaların tercih ettiği yeni nesil ERP ürünümüz Mikro Fly’ı Türkiye’deki firmaların daha kolay dijital dönüşüm ve e-Dönüşüm süreçlerini tamamlamaları amacıyla satın alma seçeneğinin yanı sıra kiralama modeli ile de pazara sunduk.”
Alpaslan Tomuş, Mikro Yazılım’ın 2019 planlarına ilişkin de şu bilgiyi veriyor: “Yakın dönemde, ticari yazılımlarımızla bağlantılı; yine firmaların iş yapış şekillerini kolaylaştıracak veri yedekleme ürünümüz Mikro Drive ve Mikro Yazılım programı ile birlikte müşteri ilişkilerinin kontrolünü sağlayacak Veribis CRM ürün portföyümüze girdi. Farklı ve katmadeğerli ürün portföyümüzü de 2019 yılı içesinde genişletmeyi ayrıca dikey sektörel entegrasyonlarımızı zenginleştirmeyi planlıyoruz.”
Kiralama Modeli ile Sunulan Avantajlı
e-Paketler:
e-Mikro Run Giriş Paketi
Mikro Run ana paket
- e-Fatura
e-Arşiv
- e-Mutabakat

- Hediye Kontör Paketi
e-Mikro Jump Giriş Paketi
- Mikro Jump ana paket
- e-Fatura

- e-Arşiv
- e-Mutabakat

- Hediye Kontör Paketi
e-Mikro Jump Uzman Paketi
- Mikro Jump ana paket
e-Fatura
- e-Arşiv

- e-Mutabakat
- e-Defter
- e-İrsaliye

Genel Muhasebe
Sabit Kıymetler
- Hediye kontör paketi

Güncelleme Tarihi: 26 Mart 2019, 09:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner269