banner565

banner472

banner458

banner457

Otomotiv sektörünün yeni başrolü; ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ın hızlı yükselişi

Otomotiv sektöründe oyun yeniden kuruluyor; başrolde ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ var. İklim değişikliği, Pandemi’yle hızlanan dijitalleşmeyle birlikte daha çevredostu, yeşil ve yenilenebilir enerji kullanan ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ın devri başladı. Yapay zeka ile birlikte bu araçların evrildiği yer ise otonom araçlar olacak. 

DOSYA 01.09.2022, 00:00 27.09.2022, 11:14
24713
Otomotiv sektörünün yeni başrolü; ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ın hızlı yükselişi

Otomotiv sektöründe paradigmalar değişiyor, oyun yeniden kuruluyor. Başrolde sektörü yeniden şekillendirecek ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ var. İklim değişikliğiyle birlikte Dünya’nın fosil yakıtların kullanımını bırakarak yenilebilir ve yeşil enerji kullanımına geçişi artık zorunluluk haline dönüştü. İklim krizi ve Pandemi ile birlikte derinleşen küresel ekonomik kriz, hızlanan dijitalleşme, Avrupa Yeşil Mutabakatı, tedarik zincirlerindeki kırılma, hammadde ve çip krizi derken; Dünya ve Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden otomotiv de çok hızlı bir değişim ve dönüşümün eşiğine geldi. ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ ile bu krizleri fırsata çevirecek olan sektör yeşil ve yenilebilir enerji kullanımına hızlı geçiş yapacak. Pandemi ile hızlanan dijital dönüşümle birlikte ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ın yapay zekayla zenginleşmesiyle birlikte evrildiği yer ise otonom araçlar olacak.
Dünya’da 2030’a kadar her iki otomobilden birinin elektrikli araç olacağı öngörülüyor. KPMG’nin 22.’sini yayınladığı 2021 yılı Küresel Otomotiv Yöneticileri Anketi’ne göre; 2030 yılına kadar otomotiv dünyasını; pazardaki her iki otomobilden birisinin elektrikli araç olacağı, araç alımlarının internet üzerinden gerçekleşeceği ve abonelik sistemiyle otomobil modellerinin değiştirilebileceği yeni bir gelecek bekliyor.
Dünya otomotiv devleri, şimdiden dijitale, elektrifikasyona ve yeşil dönüşüme ciddi yatırımlar yaparak, teknoloji, enerji, tedarik ve altyapı ihtiyaçları için şirket satın alımları, işbirlikleri ve stratejik ortaklıklar gerçekleştiriyor ve geleceğe bugünden hazırlanıyor. Pandemi ile hızlanan dijitalleşme, oyuna güçlü bir oyuncu olarak elektrikli veya hibrit tasarlanan yapay zeka destekli ‘otonom araçları’ da dahil etti. ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ın üretimi ve kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Otonom ve elektrikli araçlar artık yakın geleceğin değil, bugünün araçları. Deloitte’in ‘İleri Araç Teknolojilerinde Gerçeklik Kontrolü’ Raporu’na göre; üreticiler, tedarikçiler ve teknoloji şirketleri bu teknolojileri gerçeğe dönüştürebilmek için çok ciddi miktarlarda yatırım yapıyorlar. Rapor, otonom araçların sürücü hatalarını minimuma indirerek yüksek sürüş güvenliği sağlama potansiyeline ve elektrikli araçlarla ulaşımla fosil yakıtların sebep olduğu çevresel etkinin minimuma indirilebileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın ve gelecekte yaşanması muhtemel jeopolitik sorunların yakıt fiyatları üzerindeki etkilerinin Dünya genelinde elektrikli araçlara (EV) geçiş trendini hızlandıracağını söylüyor.
Uzmanlar, Türkiye’de ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’a olan ilginin hızla arttığını söylüyor. IEA (International Energy Agency-Uluslararası Enerji Ajansı) 2022 Elektrikli Araçlar Görünüm Raporu’na göre; elektrikli otomobil satışları (tamamen elektrikli ve plug-in hibritler dahi) 2021’de iki katına çıkarak 6.6 milyonluk yeni bir rekora ulaştı ve küresel tedarik zincirlerindeki zorluklara rağmen, satışlar 2022’ye kadar güçlü şekilde yükselmeye devam etti. İlk çeyrekte Dünya çapında satılan 2 milyon elektrikli otomobil, bir önceki yılın aynı dönemine göre 4’te 3 arttı. 2021’in sonunda Dünya yollarındaki elektrikli otomobil sayısı yaklaşık 16.5 milyondu, bu rakam 2018’deki miktarın üç katı. Çin’de elektrikli otomobil satışlarının 2021’de neredeyse 3 katına çıkarak 3.3 milyona ulaştığını ve küresel toplamın yaklaşık yarısını oluşturduğunu kaydeden rapor, Avrupa’da (yüzde 65 artarak 2.3 milyona) ve ABD’de (iki katından fazla artarak 630 bine) güçlü bir şekilde büyüdüğüne dikkat çekiyor. Rapora göre, 2021’de Dünya çapında satılan tüm otomobillerin yaklaşık yüzde 10’u elektrikli, küresel kamyon satışları rakamı ise sadece yüzde 0.3. Dünya ülkelerinin iklim taahhütleri ve hedefleriyle uyum çerçevesinde bu rakamların yükselmesi gerekiyor. Yeni IEA raporu, kamu şarj altyapısı için daha fazla hükümet desteği ve planlaması öneriyor.
Kısa vadede, devam eden güçlü elektrikli araç satışlarının önündeki en büyük engeller, pil üretimi için gerekli olan bazı kritik minerallerin fiyatlarının artmasının yanı sıra Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının neden olduğu tedarik zinciri kesintileri ve Çin’in bazı bölgelerinde devam eden Covid-19 karantinaları. Raporda, uzun vadede, elektrikli otomobil satışlarında beklenen büyümeye hizmet etmek için yeterli şarj altyapısını kullanıma sunmak için daha fazla çabaya ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ pazarı hızlı gelişse de uzmanlara göre; önemli sorunlardan biri de üretim maliyetlerinin yüksekliği. Yüksek fiyatlar kitlesel pazar tüketicilerinin ihtiyaçlarını henüz karşılayamıyor. Uzmanlar, Dünya çapında ve Türkiye’de sürdürülen politikalar; teşvik ve destekler, kamu harcamaları, dijital dönüşümle gelen endüstrideki maliyet düşüşlerin olumlu etkisi, çip krizi ve kritik minerallerin fiyat artışlarının engellenmesi, tedarik zincirlerindeki sıkıntıların giderilmesi halinde kitlesel pazarın ihtiyaçlarına uygun daha ekonomik üretim maliyetlerine ulaşılacağını da öngörüyor.

Türkiye de elektrikli araç projeksiyonunu oluşturdu
2 milyon adet kurulu kapasitesi, 500 bin kişiyi aşan istihdamıyla 16 yıldır ihracat şampiyonu, üretim sıralamasında Dünya’da 14., AB’de (Avrupa Birliği) 4. ve ülke ekonomisinin lokomotiflerinden Türkiye otomotiv sanayi, elektrifikasyona hazır. Türkiye’yi küresel bir Ar-Ge ve üretim üssüne dönüştüren Türk otomotiv sanayi, ürün ve mühendislik ihracatlarıyla ülkenin dış ticaretine yaptığı pozitif katkıyı sürdürmeye devam ediyor.
Togg ile hareketlenen pazar: ‘Elektrikli ve Hibrit Araçlar’ın oyuna girişiyle birlikte paradigmaları değişen ve evrim geçiren otomotiv sektöründeki bu hızlı değişime ayak uydurulmasında öncülüğü Türkiye’nin ilk yerli otomobil girişimi Togg yapıyor. 2022 sonunda ilk elektrikli aracını yollara çıkarmaya hazırlanan Togg, otomobil satışına ise 2023’ün ilk çeyreğinde başlayacak. Doğuştan elektrikli bir araç olarak tasarlanan Togg’un etrafında gelişecek ekosistemle sektörün hız kazanması bekleniyor. Sektördeki diğer gelişmelere bakıldığında; Borusan Otomotiv, Elektrifikasyon Dönüşüm Platformu (EDP) ile dönüşüm hareketini başlatıyor. Stellantis ve Toyota Motor Europe (TME), Avrupa pazarına yönelik elektrikli versiyon dahil yeni büyük hacimli ticari araçların üretimi için yeni bir anlaşma yaptıklarını duyurdu. Ford Otosan, bir ilki daha hayata geçirerek, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile beraber hazırladığı Elektrikli Araçlar Eğitim Programı ile çalışanlarına elektrikli araçlar konusunda farklı seviyelerde eğitim verecek ve insan kaynağını geleceğe taşıyacak. Dünyanın ilk ağır sınıf elektrikli kamyonu Mercedes-Benz eActros, Almanya’da, Daimler Truck’ın ‘Sürüş Deneyimi’ etkinliğinde sahne aldı. Tofaş, 2025’te elektrikliye geçecek.
Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj İstasyonları Hibe Programı ve Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası: Türkiye elektrikli araçlarda altyapı çalışmalarını da hızla tamamlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, hızlı şarj istasyonu yatırımını teşvik etmek amacıyla ‘Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj İstasyonları Hibe Programı’nı başlattı. Toplam bütçesi 300 milyon TL olan hibe desteğiyle 81 ilde bin 560 noktada hızlı şarj istasyonu kurulumu sağlanacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası’nda, Türkiye’de elektrikli araçların gelişimine dair düşük, orta ve yüksek olmak üzere 3 farklı senaryoyu içeren bir projeksiyon oluşturuldu. Buna göre 2025’te; yüksek senaryoda yıllık elektrikli araç satışının 180 bin, elektrikli araç stoğunun 400 bin, orta senaryoda yıllık elektrikli araç satışının 120 bin, elektrikli araç stoğunun 270 bin, düşük senaryoda yıllık elektrikli araç satışının 65 bin, elektrikli araç stoğunun 160 bin civarında olacağı tahmini yapıldı.
Türkiye’de 2022 Nisan’da Resmi Gazete’de yayımlanan Şarj Hizmeti Yönetmeliği ve ardından Haziran’da Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) işletme ağı lisansı vermesiyle sektöre yeni oyuncular katılırken Koç, Sabancı, Zorlu, Kalyon gibi holdingler de bu alanda yatırımlarını hızlandırdı. Şarj ağı işletme lisansı alan firma sayısı 30’a ulaştı, Türkiye’de yaklaşık 4 bin şarj istasyonu, ülke yollarında ise yaklaşık 8 bin elektrikli araç var. İlk 7 ayda elektrikli araç satışlarındaki artış yüzde 148’i buldu. Yarım saatte dolum yapan DC Şarj İstasyonu’nun yaklaşık kurulum maliyeti 20 bin dolar, 3-4 saatte dolum yapan AC şarj istasyonunun yaklaşık kurulum maliyeti ise bin dolar.

Elektrikli araçlara ÖTV düzenlemesi: 300 bine kadar indirim
Türkiye’de elektrikli araçların fiyatlarını düşürecek ve pazarı hareketlendirmesi beklenen önemli bir düzenleme de hayata geçirildi. Yeni düzenlemeye ilişkin Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) geçerek Resmi Gazete’de yayımlandı. Yürürlüğe giren yeni Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) düzenlemesiyle birlikte birçok elektrikli modelin fiyatında ciddi düşüşler olacak. Elektrikli otomobillerden alınan ÖTV oranları yeniden belirlendi.
Düzenlemeyle orta sınıftaki elektrikli otomobillerden yüzde 10 ÖTV alınacak. Böylece motor gücüne göre araçlarda yüzde 30’u aşan indirimler bekleniyor. Orta segmentte satışta ya da satışa çıkacak olan elektrikli otomobillerin büyük bir bölümü yüzde 10’luk vergi dilimine girecek. Lüks segmentteki elektrikli araçlar ise bu düzenlemeden yararlanamayacak. Yeni düzenleme ile birlikte motor gücü 160 kW’ı geçmeyen ve matrahı 700 bin TL altında olan araçlarda ÖTV yüzde 10 uygulanacak. 160 kW altı, ancak matrahı 700 bin TL ve üstü olan araçlarda yüzde 40; 160 kW üstü ve matrahı 750 bin TL’yi geçmeyenlerde yüzde 50, geçenlerde ise yüzde 60 olarak belirlenecek.
Uzmanlar ÖTV değişikliğinden ilk etapta Türkiye’de satışta olan 18 modelden 5’inin faydalanacağını ve bazı araçlarda 300 bin TL’ye kadar indirimin sözkonusu olabileceğini söylüyor. Ve bu gelişmenin elektrikli araçlara olan talebi yüzde 100’e yani 2 katına çıkaracağı öngörülüyor. Hedefse; elektrikli araçların toplumun geneline yayılması. Düzenlemeyle elektrikli otomobillerin benzinli veya dizel araçlarla rekabet edebilir hale geleceği de öngörüler arasında yer alıyor.
Düzenlemenin Togg’un satışlarını artırması bekleniyor: Türkiye’nin yerli otomobili Togg’un fiyatını daha ulaşılabilir seviyeye çekmesi beklenen düzenleme, halihazırda bayilerde satılan ve önümüzdeki dönemde de satışa sunulması planlanan birçok elektrikli otomobilin de fiyatını düşürecek. Togg’un yüzde 100 elektrikli SUV modelinin arkadan itişli (RWD) versiyonları 149 kW, tüm tekerleklerden çekiş (AWD) sunan versiyonları ise 298 kW güç sunacak. Yeni düzenlemeyle halihazırda tüm versiyonları yüzde 60’lık ÖTV dilimine giren Togg’un RWD versiyonları yüzde 10, tüm AWD sistemine sahip versiyonları ise yüzde 50 ÖTV’lik dilime girebilecek. Togg’un C-SUV modelinin arkadan itişli versiyonunun matrah değeri, 2023’te piyasaya çıktığında en fazla 700 bin TL olursa, aracın perakende fiyatının yaklaşık 910 bin TL olacağı öngörülüyor. ÖTV’de düzenleme olmasaydı matrah değeri yine en fazla 700 bin TL olsa bile aracın fiyatı 1 milyon 320 bin TL olacaktı.
Türkiye’de elektrikli ve hibrit araçlara olan ilgi hızla artıyor: EY (Ernst&Young) Türkiye’nin, ‘Otomotiv Tüketicilerinin Satın Alma ve Kullanım Tercihleri’ araştırmasına göre; Türkiye’de tüketicinin elektrikli ve hibrit araçlara yönelik ilgisi hızla artıyor. EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı ve İleri Üretim Sektörü Lideri Arda Karaçelebi, araştırmanın en dikkat çekici bulgularından birinin, elektrikli ve hibrit araçlara yönelik tüketici ilgisinin birçok faktörün etkisiyle ülkemizde daha önce hiç olmadığı kadar yükselmesi olduğunu vurguladı: “Araç satın almayı planlayan tüketicilerin, vergi indirimi ve teşviklerin elektrikli araç satışlarını artırabileceği yönündeki beklentileri de önemli.”
Türk tüketicilerden bir sonraki satın alacakları aracın hibrit ya da elektrikli olacağını söyleyenlerin  oranı geçen yıla kıyasla 11 puan artışla yüzde 27, gelecekte kesinlikle elektrikli ve hibrit araç alabileceklerini belirtenlerin oranı yüzde 29 oldu, fiyat teklifinin yeterince cazip olması durumunda bu oran yüzde 90’a yükseliyor. Türk tüketicilerin elektrikli araca duydukları ilginin nedeni; öncelikli olarak bu araçların çevreye daha az zarar vermesi. Tüketiciyi elektrikli araçlardan uzaklaştıran başlıca etkenler; yetersiz şarj altyapısı ve yüksek fiyat. Tüketiciler, vergi indirimi ve teşviklerin elektrikli araç satışlarını artıracağı beklentisinde. Dizel araç seçeneği 2020’ye kıyasla 17 puan düşse de yüzde 31 ile hâlâ ilk tercih. Rapora göre; otomotivdeki çip ve tedarik krizi, tüketicinin marka tercihlerini etkileyebilir. Türkiye’de tüketiciler, yüzde 35’le internetten araç sipariş etme fikrine sıcak bakıyor. Araç tercihlerinde ‘güvenlik, fiyat ve yakıt ekonomisi’ ilk üçte, onu; ‘iyi satış sonrası hizmet’ kalitesi izliyor.

“Türk otomotiv ana sanayi elektrifikasyona hazır”
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye’de benzinli ve dizel araç üretiminde kimsenin 2030’un ilerisine gidemeyeceğini, içten yanmalı motorların ömrü için 2027’den sonrasının çok zor olduğunu söyledi.  Avrupa odaklı bir pazarımız bulunduğunu ve elektrikli araç üretiminin Türk otomotiv sanayi açısından bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Eroldu, “Eğer Avrupa’ya satmak istiyorsak, başka şansımız yok. Elektrikli araç üretmek içten yanmalıdan daha basit. Türk otomotiv ana sanayi elektrifikasyona hazır ve birçoğu başladı. Bu oyunun dışında kalan kimse yok. Burada bizim yapmamız gereken, yan sanayi parkımızı geliştirmemiz, Türkiye’de yerli payını çok azaltmamamız lazım. O bir tehdit olur. Onu iyi yönetmemiz lazım.”

“ÖTV olmasa pazar, 2 milyon adedi aşar”
Tek ihtiyaçlarının sektörü stratejik bir yol haritasıyla ileriye taşımak olduğunu vurgulayan Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Bozkurt, ÖTV sistemindeki değişikliğin önemine de dikkat çekti: “ÖTV olmasa bugün Türkiye’de pazar 2 milyon adedi geçerdi, fakat ÖTV’den gelecek gelire de ihtiyaç var, yetkililer bu dengeyi korumaya çalışıyor. Bütün çevreci hamleleri destekleyecek düzenlemeleri biz de destekliyoruz. Elektrikli araç ÖTV düzenlemesine bu bakış açışıyla yaklaşıyoruz. Fakat, mevcut ÖTV sistemi bugünü yansıtmıyor. Artık motor hacmi diye bir kavram konuşulmaz hale geldi, kullanıcının maliyeti yüksek elektrikli araç teknolojilerine erişmesini sağlayacak düzenlemeler gerekli.”
Türkiye’de elektrikli ve hibrit araçların pazar payı: ODD Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı (Temmuz-Ocak 2022) Raporu’nda şu bilgiler yer alıyor: “Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 226.043 adetle %70.8 pay, dizel otomobil satışları 54.654 adetle %17.1 pay, hibrit otomobil satışları 30.417 adetle %9.5 pay, otogazlı otomobil satışları 5.667 adetle %1.8 pay aldı. 2.532 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleşti.”

Otomotiv yetkili satıcıları ÖTV değişikliğinden memnun
Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Altuğ Erciş, OYDER tarafından yapılan yazılı açıklamasında; 26 Temmuz 2022’de yayınlanan ÖTV Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile meslektaşları açısından haksız rekabet yaratan çok önemli bir unsurun yürürlükten kaldırıldığını belirtti.
Erciş, yapılan düzenlemeden büyük memnuniyet duyduklarını  ifade etti: “Yeni araç alımlarında müşterilerimiz tarafından talep edilen ve aksesuar adı altında toplanan tüm mal ve hizmetlerin satışı, geçmiş tebliğ ile Yetkili Satıcılar tarafından gerçekleştirilirse yasal düzenlemenin açık olmaması sebebiyle ÖTV matrahına dahil ediliyor ve hem aracın hem de mal ve hizmetlerin bedeli ÖTV oranında artıyordu. Yeni yayınlanan tebliğle bu uygulama tüm piyasa oyuncuları için ortak zemine getirilerek, aracın ilk tescilinden sonra yapılacak mal ve hizmetlerin satışı ÖTV matrahına dahil edilmeyeceği açık ve sarih şekilde düzenlenmiş ve sağlıklı bir ticaret ve vergilendirme yapılabilecek hale getirilmiştir. Müşterilerimiz açısından da aynı ürüne farklı fiyat uygulamasını ortadan kaldıracak bu gelişmenin daha faydalı olacağına inanıyoruz. Müşterilerimizin aksesuar kapsamındaki tüm mal ve hizmetlere eşit şartlarda ulaşmasının önünü açacak bu uygulamanın haksız rekabeti ortadan kaldırmasını ve serbest rekabet şartları içerisinde bu ürün ve hizmetlere ulaşılmasını sağlayacaktır.”

Yabancı firmalar, Türkiye’de partner arayışında
“Türkiye bir otomotiv ülkesidir”: Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Albert Saydam, “Türkiye, otomotiv üretiminde Dünya’dan yüzde 1.7’lik pay alıyor, iç pazardaysa Dünya’da 19. sıradayız. Dünya’daki gayrisafi milli hasıladan Türkiye’nin aldığı pay ise binde 8. Genelden aldığımızdan paydan çok daha fazla otomotivde payımız var dünya üretimi açısından. Türkiye bir otomotiv ülkesidir” dedi.
Türkiye’nin otomotiv üretiminde bu seneyi Dünya’da bir sıra yukarıda tamamlayacağını, 2023’te ise Türkiye’nin 2 basamak gerileyeceğinin öngörüldüğünü paylaşan Saydam, tedarik sanayisinin yılın ilk 6 ayını olumlu şekilde geride bıraktığını aktardı: “Bu 6 ayı, otomotiv tedarik sanayisi olarak 6.5 milyar dolarlık ihracatla iyi kapattık. 13 milyar doları yıl sonu için öngörebiliyoruz ancak 14 milyar dolar ihracat yapılması esas hedefimiz.”
Albert Saydam, her zaman gündemde olan elektrikleşme konusunda arka arkaya Türkiye’de yatırım anonsları geldiğini aktardı: “En son şarj istasyonları konusunda kuralların ve yönetmeliklerin yayınlanması, arkasından teşviklerin yayınlanmasıyla arka arkaya bu konuda yatırım anonsları gelmekte. Hedefimiz şu anda yakalamış olduğumuz bir aracın yüzde 80’ini üretebilme yetkinliğimizin 2030’lara aynı şekilde yansıması. Özellikle batarya konusunda yapılmış olan yatırım anonslarıyla bu değişebiliyor. Elektrikleşme konusunda Türkiye’de başlayan yatırımların yakın zamanda arkası gelecek. Yurt dışındaki birçok elektrikleşme konusunda bir adım önde olan firmalar Türkiye’de partner arayışındalar. Bunun da olumlu sonuçlarının önümüzdeki 6 ayda çeşitli yatırım anonsları olarak döneceğini biliyoruz. Çalışmalarını yakından takip ettiğimiz Togg’un yurt dışı homologasyon faaliyeti başlayacak yakın zamanda. Bu bizim endüstri olarak yakından takip edeceğimiz bir durum olacak.”

‘Yolcu360 Partner’ kurumların ve acentelerin hizmetinde
Yolcu360, bireyseldeki başarısını şimdi de kurumsala taşıdı.  Son iki yıl üst üste Deloitte tarafından Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinden biri seçilen Yolcu360, araç kiralamayı herkes için ulaşılabilir yapma hedefine emin adımlarla yürüyor. Kullanıcı dostu uygulaması ve web sitesiyle misafirlerine 1 dakikadan daha kısa sürede rezervasyon yapma olanağı sağlayan Yolcu360, kurumların ve acentelerin kullanımı için hayata geçirdiği ‘Yolcu360 Partner’ platformunu etkin kullanıma açtı.
B2B operasyonlar hız kazanacak: Yolcu360, 2021 yılı sonunda operasyon başarısının kilit noktası olarak gördüğü B2B (Business-to-Business) yani kurumsal hizmetler tarafında anlaşmalı olduğu acente sayısını 3 bin 600, kurumsal şirket sayısını 1700’ün üzerine çıkardı ve böylece Türkiye’nin en büyük araç kiralama havuzunu oluşturdu.
Kurumsal ihtiyaçların ücretsiz komisyonsuz çözümü: Yolcu360 Kurumsal Satış ve İş Geliştirme Direktörü Çağlar Bağıbala, web site üzerinden misafirlere hızlı, kolay ve kesintisiz bir hizmet sunduklarını, aynı konforu ‘Yolcu360 Partner’ sistemi sayesinde B2B kullanıcılara da sunduklarını söyledi: “Yurt içinde 2 bin noktada ve yurt dışında 110 ülkede araç kiralama ihtiyaçlarını Yolcu360 Partner’in sunduğu ‘online’ platformdan tek seferde çözebilmelerine olanak tanıdık. Kurumlar ihtiyaçlarına göre şekillendirebilecekleri panelle tüm raporlama işlemlerini yapabiliyor, süreci uzatacak ek bir onay veya kontrol süreci yaşamıyorlar. Tüm bu hizmetleri herhangi bir üyelik veya komisyon beklentimiz olmadan sunuyoruz. Kurumlar, kendi iç süreçlerinde kullanmak için ihtiyaç duydukları proje araçlarını da Yolcu360 Partner güvencesiyle kiralayabiliyor. 12 aya kadar kiralama ihtiyaçlarında kurumlara güçlü bir çözüm ortağı olarak hizmet veriyoruz. Ayrıca ödüllü misafir merkezimiz tüm süreçlerde 7/24 kesintisiz hizmet veriyor.”
Yolcu360 hakkında daha geniş bilgi ve araç kiralama seçenekleri için www.yolcu360.com,
www.yolcu360.com/blog ve partner platformu için https://partner.yolcu360.com adresleri ziyaret edilebilir, Yolcu360 Mobil Uygulaması indirilebilir ya da 0850 360 5 360 numaralı Yolcu360 Misafir Merkezi aranabilir.


Yeni Kia Niro Türkiye’de
Kia’nın yenilenen çevre dostu SUV’u Niro Türkiye’de satışa sunuldu.
Hem hibrit hem de elektrikli versiyonunun satışa çıktığı Yeni Niro sürücü ve yolcular için güvenliği, kullanılabilirliği ve rahatlığı arttırılarak ileri teknoloji özelliklerle donatıldı. Yeni Kia Niro’nun bu özelliklerinin büyük bölümü, hibrit (HEV) ve elektrikli (BEV) Niro versiyonlarında standart olarak bulunuyor.
Gelişmiş sürüş destek sistemleri, yolcu güvenliğini ve sürüş rahatlığını artıran ileri teknolojiye sahip yeni Kia Niro, birbiriyle bütünleşen iki adet 10.25 inçlik ekranıyla son derece sezgisel bir ara yüz deneyimi sunuyor. Yeni Kia Niro Hibrit, 1.6 litrelik benzinli motor, elektrik motoruyla 141 PS kombine güç, 265 Nm kombine tork sunuyor. Yeni Kia Niro EV ise 204 PS (150 kW) güç, 255 Nm torka sahip elektrik motorunu 64.8 kWh bataryayla birleştirerek 460 km (WLTP) sürüş menziline ulaşabiliyor. DC şarj imkânı da sunan Niro, 50 kW DC şarj istasyonlarında 65 dakikada, 100 kW DC istasyonlarda ise 45 dakikada %80 şarj olabiliyor.

Togg, TM Forum’a üye olan ilk mobilite servis sağlayıcısı oldu
Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, 180 ülkede telekomünikasyon sektörü için ortak normlar belirleyen ve 850’nin üzerindeki dijital ekosistem paydaşlarını birbirine bağlayan TM Forum’un mobilite servis sağlayıcısı ve elektrikli akıllı cihaz üreticisi ilk üyesi oldu. Togg, TM Forum bünyesinde mobilite deneyimindeki dijital normların oluşmasına ve kullanıcı odaklı yaklaşımların geliştirilmesine öncülük edecek.

Yorumlar (0)