banner565

banner614

banner472

banner458

banner457

Türkiye Yüzyılı’nın Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası; TÜRKİYE YEŞİL SANAYİ PROJESİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Dünya Bankası desteğiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen, ‘Türkiye Yüzyılı’nı sanayide yeşil dönüşümün de yüzyılı yapacak Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’nin tanıtımını, Bilişim Vadisi’nde, Kocaeli’de gerçekleştirdi. 450 milyon dolar bütçeli, 6 yıl sürecek yeşil enerji, inovasyon ve teknoloji odaklı Proje ile Türkiye’nin yeşil sanayi geleceğini oluşturacak işletmeler, TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenecek. KOSGEB Yeşil Sanayi Destek Programı’nı hayata geçirdiklerini ve TÜBİTAK’ın 3 farklı destek çağrısına çıktığını müjdeleyen Bakan Kacır, yakın zamanda Yeşil Dönüşüm Destek Programı’nı da devreye alacaklarını açıkladı ve Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası’nı kamuoyuyla paylaştı.   

KAPAK 01.01.2024, 00:00 22.01.2024, 09:23
18596
Türkiye Yüzyılı’nın Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası; TÜRKİYE YEŞİL SANAYİ PROJESİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Dünya Bankası desteğiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen, Proje Ortakları; TÜBİTAK ve KOSGEB’in de desteklediği, Türkiye’nin sürdürülebilir üretim geleceğine yön verecek, ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedefiyle uyumlu, Türkiye yüzyılını sanayide yeşil dönüşümün de yüzyılı yapacak olan Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ni, Bilişim Vadisi Kongre Merkezi’nde, Kocaeli’de tanıttı. Türkiye Yeşil Sanayi Projesi Tanıtım Töreni, Proje’nin tanıtım videosu ile başladı, açılış konuşmalarını; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof.Dr. İlker Murat Ar, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, TÜBİTAK Başkanı Prof.Dr. Hasan Mandal, Dünya Bankası Ülke Direktörü J.Humberto Lopez gerçekleştirdi.
Sürdürülebilirlik ilkesiyle şekillenen 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için Türkiye, sanayide yeşil dönüşüm kapsamında önemli bir girişim başlatıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı çatısı altında, Dünya Bankası desteğiyle ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ hayata geçiriliyor. 450 milyon dolar bütçeli Proje ile işletmeler, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilgili kuruluşları ve Proje Ortakları; TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenecek. 6 yıl sürmesi planlanan Proje ile Türkiye’nin sanayi sektörünü, daha sürdürülebilir, çevreci ve rekabetçi bir geleceğe doğru yönlendirmek amaçlanıyor. ‘Yenilenebilir Enerji Kaynak Verimliliği, Atık Yönetimi, Döngüsel Ekonomi, Sürdürülebilirlik’ gibi alanlarda sanayi işletmeleri tarafından gerçekleştirilecek faaliyetler teşvik edilecek. Sanayide yeşil uygulamaların yaygınlaşmasıyla çevre dostu üretim süreçleri ve teknolojik yenilikler öne çıkacak. Firmaların yeşil dönüşüm yol haritalarını hazırlamalarına yardımcı olunacak, Türkiye’de sanayinin sürdürülebilir ve verimli yeşil dönüşüme katkıda bulunan Ar-Ge, prototip geliştirme, standart geliştirmeyle yeni ürün veya süreç geliştirme faaliyetleri desteklenecek. Özel sektöre yönelik hibe ve faizsiz geri ödemeli destekler, ayrıca projelerde ortak olarak yer alabilecek araştırma kurumlarına hibe destek verilecek. Destekler üç farklı bileşen altında açılacak çağrılar aracılığıyla sağlanacak.
Yeşil teknolojiye yönelik Ar-Ge faaliyetleri ve inovasyonu desteklenerek Türk sanayisinin, küresel pazarda daha etkin bir konuma ulaşması ve uluslararası yeşil değer zincirlerine entegre olması da sağlanacak. KOBİ’lerin temiz, güvenilir, sürdürülebilir enerjiye ulaşmasına olanak sağlanacak ve bu enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılarak karbonsuzlaşma çabalarına aktarılacak. Proje ortaklarının kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi sağlanacak ve ulusal düzeyde farkındalık oluşturulacak.
Yeşil enerji, inovasyon ve teknoloji odaklı Proje, sadece Türkiye’nin değil, gezegenin karşı karşıya kaldığı çevresel zorluklara karşı da bir çözüm sunmayı hedefliyor.  Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’nin hayata geçirilmesiyle birlikte ‘Türkiye Yüzyılı’nda sanayide yeşil dönüşüm sürecinde kritik teknolojilerin tüketicisi olmak yerine bu teknolojileri geliştiren, üreten ve ihraç eden yeni bir Türkiye devrini başlatacak yarınlar için adım atılıyor.
Türkiye’nin yeşil enerji geleceğini oluşturacak ve ulusal düzeyde yeşil dönüşüm bilincini artırarak Türk sanayisine küresel platformda güç kazandıracak Proje ile sadece bugünkü neslin değil, gelecek nesillerin de daha yaşanabilir bir çevrede büyümesine katkı sağlanması hedefleniyor. Projenin tanıtım videosunda; “Biliyoruz ki; yeşil bir gelecek hepimize ait. Türkiye’nin Yeşil Sanayi Çağı şimdi başlıyor” denildi.

“Yeşil dönüşüm bizler için yeni fırsat kapıları aralayacak”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, dünyada yaşanan olumsuz durumlara rağmen Türkiye’nin geldiği önemli noktaya değinerek, şunları söyledi: “Küresel olumsuz gelişmelerin yol açtığı şoklara karşı dayanıklılığını ispat eden ülkemiz ekonomisi, son 13 yıl boyunca kesintisiz büyümeyi başardı. 254 milyar dolarlık ihracatıyla küresel tedarik zincirlerindeki rolümüzü perçinledik. Bunu Türkiye’nin üreten gücüne, yatırımcılarımıza, sanayicilerimize, ihracatçılarımıza, Ar-Ge, girişimcilik ve inovasyon ekosistemimize borçluyuz. Bu başarıyı önümüzdeki dönemde devam ettirebilmek adına, ülkemiz sanayisinin yeşil dönüşümü için gerekli adımları atıyoruz. Bu bilinçle Bakanlık olarak bugüne kadar yeşil dönüşümde birçok önemli projeyi hayata geçirdik, sanayicimize bu hedef doğrultusunda desteklerimizi sürdürdük. Bugün de ülkemizin sanayi sektörünün yeşil dönüşümüne çok büyük katkı sunacak Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ni; Bakanlığımız koordinasyonunda, KOSGEB ve TÜBİTAK aracılığıyla, Dünya Bankası finansman desteğiyle hayata geçiriyoruz. Ülkemizdeki işletmelerin karbon ayak izlerini azaltacak ve yeşil dönüşümlerine katkı sağlayacak bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
“21. yüzyılın risklerini fırsata çevirmek istiyoruz”: Bakan Mehmet Fatih Kacır, teknolojideki hızlı değişimin iklim değişikliğiyle mücadele, dijital ve yeşil dönüşümü küresel gündemin merkezine taşıdığına işaret etti: “Sürdürülebilir ve kapsayıcı bir küresel ekonominin inşası, ülkelerin öncelikli gündemi haline geldi. İklim politikalarında uluslararası yasal düzenlemelerin getirildiği, ekonomik değerlerin doğal kaynakları koruyacak biçimde dönüştüğü, çevre teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştığı, yenilenebilir enerji yatırımlarının öne çıktığı bir dönemdeyiz. Bizler de yatırım, istihdam, üretim, ihracat rotamızda köklü değişikliklere yol açabilecek bu süreci, ‘2053 Net Sıfır Emisyon’ vizyonumuzun ana unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Ülkemizin küresel ticarete entegrasyonunu en üst düzeyde sağlayacak adımlar atarak, 21. yüzyılın risklerini fırsata dönüştürmek gayreti taşıyoruz. Geçtiğimiz 21 yılda küresel bir ticaret ağı oluşturduk. Binde 5’ten, %1’in üzerine çıkardık. Oluşturduğumuz küresel ticaret ağında en önemli paydaşımız Avrupa ülkeleri.”
AB’nin (Avrupa Birliği) ‘Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’ ile sera gazı emisyonlarını, 2030 yılı itibarıyla en az %55 azaltma taahhüdünde bulunarak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı hayata geçirdiğini anımsatan Bakan Kacır, bu düzenlemelerden en fazla etkilenecek ülkelerden birinin de ihracatının yaklaşık %42’sini AB’ye gerçekleştiren Türkiye olduğunu vurguladı: “Tüm bu gelişmeler sanayimiz için yeşil dönüşümün önemini net bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye Yüzyılı’nda yeşil dönüşüm altyapısını tesis etmek ve bu alanda ihtiyaç duyduğumuz teknolojileri geliştirmek bir tercihten öte bizim için bir zorunluluk. Yeşil yatırımları ve katmadeğerli üretimi teşvik eden adımları attığımız takdirde yeşil dönüşüm bizler için yeni fırsat kapıları aralayacak.”
Bu bilinçle, Bakanlık olarak bugüne dek pek çok projeye imza attıklarını kaydeden Bakan Kacır, şu bilgileri verdi: “Teknoparklarımızda sürdürülebilirlik alanında faaliyet gösteren 266 firmada 10 bin 868 personel ile 4 bin 500’den fazla projeyi hayata geçirdik. Yeşil dönüşümde faaliyet gösteren Ar-Ge ve tasarım merkezlerimize bugüne kadar 990 milyon lira vergi muafiyeti sağladık. Kalkınma Ajanslarımızla bugüne kadar yeşil dönüşüme yönelik 392 projeye 1.5 milyar liralık destek verdik. Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yeşil dönüşümle ilgili 5 projeye 26 milyon avro kaynak aktarıyoruz. TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında son 21 yılda yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği alanında 2 bin 791 proje ve 2 bin 352 kişiye 9.8 milyar lira destek sağladık. TÜBİTAK ile Yeşil Mutabakat’a uyum kapsamındaki öncelikli Ar-Ge ve yenilik konuları ile doğrudan ilişkili projeleri öncelikli olarak destekliyoruz. Yeşil büyümeye odaklı ‘BiGG Yeşil Büyüme Çağrıları’ na çıkıyor, girişimcilerimize 900 bin liraya kadar proje desteği sunuyoruz.”

Yeşil Dönüşüm Destek Programı geliyor
Sanayinin yeşil dönüşümü öncelikli: İklim değişikliğine adaptasyon ve uyuma hizmet eden Ar-Ge çalışmalarını planlamak ve ulusal düzeyde koordine etmek üzere; TÜBİTAK Temiz Enerji, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırma Enstitüsü’nü kurduklarını da belirten Bakan Kacır, şunları ifade etti: “Sanayi bölgelerimizin sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda uluslararası standartlara ulaşmasını sağlayacak ‘Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi’ni hayata geçirdik. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile birlikte hazırladığımız; ‘Çelik, Alüminyum, Çimento ve Gübre Sektörleri Karbonsuzlaşma Yol Haritaları’mızda; bu dört öncelikli sektöre yönelik, alternatif teknolojiler, öngörülen emisyon azaltımları, yatırım ihtiyaçları ve politikaları değerlendirdik. Sektörlerin yeşil dönüşümünde rehber niteliğinde olan ‘Sektörel Yol Haritaları’ oluşturduk. Yakın zamanda kamuoyu ile paylaşacağımız ‘Yeşil Dönüşüm Destek Programı’ ile sanayinin yeşil dönüşümüne yönelik yatırımları, Bakanlık olarak öncelikli yatırımlar kapsamında değerlendireceğiz.”
Bakan Kacır, “Sanayimizin yeşil ve döngüsel ekonomiye geçişi için uluslararası finansman kaynaklarına erişimini de hızlandırıyoruz. Organize Sanayi Bölgelerimizin (OSB’lerin) Yeşil OSB’lere dönüşümünü hızlandırmak adına Dünya Bankası Finansmanlı Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi ile 300 milyon dolar finansman sağlıyoruz. OSB’lerimizin verimliliğini, çevresel sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü yükseltiyoruz. Bugün de yine Dünya Bankası ile işbirliğinde, ‘Yeşil Dönüşüm’deki en kapsamlı ve en büyük bütçeye sahip çalışmamızı ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ni hayata geçiriyoruz. Yeşil Sanayi Projesi ile sanayicilerimizin, girişimcilerimizin, KOBİ’lerimizin verimli bir şekilde yeşil dönüşümüne destek olacağız. 450 milyon dolarlık bütçeye sahip Proje’yi, Bakanlığımız koordinasyonunda KOSGEB ve TÜBİTAK eliyle yürüteceğiz” diye konuştu.

KOSGEB Yeşil Sanayi Destek Programı devreye alındı
KOBİ’lere GES kurulumu için 14 milyon liraya, yeşil dönüşüm projelerine 4 milyon liraya kadar destek: Proje’nin KOSGEB’e ayrılan 250 milyon dolarlık kısmıyla KOBİ’lerin karbon ayak izlerini azaltmaya ve kaynak verimliliğini artırmaya yönelik yeşil dönüşüm planlarını gerçekleştirme konusunda yanlarında olacaklarını aktaran Bakan Kacır, şu açıklamayı yaptı: “Bu doğrultuda bugün itibariyle KOSGEB Yeşil Sanayi Destek Programı’nı yürürlüğe alıyoruz. Programla KOBİ’lerimizin kendi bünyelerinde güneş enerji sistemlerinin (GES) kurulması için 14 milyon liraya kadar destek sağlayacağız. Enerji, su ve hammadde verimliliği, sürdürülebilir ve iklime dayanıklı atık geri dönüşümüne yönelik yeşil dönüşüm projelerine ise 4 milyon liraya kadar destek vereceğiz.”

TÜBİTAK 3 farklı destek çağrısına çıktı
Bakan Kacır, Proje’nin TÜBİTAK’a ayrılan 175 milyon dolarlık kısmıyla yeşil üretime, daha yüksek enerji ve kaynak verimliliğine yönelik Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinde bulunan firmaları ve özel sektör liderliğindeki işbirliklerini destekleyeceklerini müjdeledi: “Bugün itibariyle 3 çağrıya birden çıkıyoruz. Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Çağrısı ile iş modellerini, tedarik ve değer zincirlerini, ürün ve hizmetlerini yeşil dönüşüme uyumlu hale getirmek isteyen KOBİ’lere mentörlük desteği sağlayacağız. Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı ile sanayinin yeşil dönüşümüne yönelik teknolojik çözümlerin ticarileşmesini kolaylaştıracak Ar-Ge ve yenilik projelerine 22.5 milyon liraya kadar kaynak aktaracağız. Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları (SAYEM) Yeşil Dönüşüm Çağrısı ile yeşil büyümeye katkı sağlayacak yüksek katmadeğerli ürünlerin geliştirilmesi için yeni teknoloji platformları oluşturacağız. Platform başına 300 milyon liraya kadar destek vereceğiz.”

Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası da kamuoyuyla paylaşıldı
Bakan Mehmet Fatih Kacır, Proje’nin Bakanlık ayağında da teknik yardım ve kapasite geliştirme faaliyetleri kapsamında 25 milyon dolarlık bir bütçeyi yöneteceklerine değindi: “Bu doğrultuda yeşil dönüşümle ilgili kuruluşlar, şirketler ve bireyler arasında farkındalığın artırılmasını, çeşitli paydaşlarla ağ kurmanın kolaylaştırılmasını ve yeşil dönüşüm çabalarının ulusal görünürlülüğünün artırılmasını hedefliyoruz. Bugün ayrıca karbon emisyonu açısından öne çıkan ve ekonomimiz için oldukça kritik rol üstlenen 6 sektöre odaklandığımız, ‘Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası’nı da kamuoyuyla paylaşıyoruz. Yol haritamız kapsamında; demir-çelik, alüminyum, çimento, kimyasallar, plastik ve gübre sektörlerinde sanayi kuruluşlarımızın teknolojik ihtiyaçlarını tespit ettik. Çığır açıcı Ar-Ge ve yenilik temelli çözümler için tüm paydaşlarımızla birlikte 2026, 2030 ve 2035 yıllarına yönelik hedeflerimizi ortaya koyduk. Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında bugün açtığımız çağrılar için bu başlıklardaki projeleri öncelikli olarak bekliyor olacağız.”
Yeşil ve dijital dönüşümle rekabetçi üretim: Bakan Kacır, Cumhurbaşkanının liderliğinde ortaya koyulan 12. Kalkınma Planı’nın beş ana ekseninden birinin; ‘Yeşil ve dijital dönüşümle rekabetçi üretim’ olduğunu hatırlattı: “İkiz dönüşüm olarak adlandırdığımız bu süreç, ihracata dayalı büyüme modelimizde önemli rol üstleniyor. Nasıl ki Millî Teknoloji Hamlesi’yle toplumsal bir seferberliği sağladıysak; ülkemizin yeşil ve dijital dönüşümünde de aynı seferberlik ruhunu taşımamız gerekiyor. Bu dönüşümü, geleceğin Türkiye’sini inşa etmek, gençlerimize, çocuklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına gerçekleştiriyoruz. Bunu sadece sanayi sektöründe değil, toplumsal bir bilinçlenmeyle tüm alanlarda sağlayabileceğimize inanıyoruz.”
“Zulüm ile abat olunmaz”: Bakan Kacır, Filistin’de devam eden sürecin bitmesi yönünde temennilerini de paylaştı: “Biz bu projeyle çocuklarımızın geleceğini konuşurken Filistin’de Gazze’de öldürülen çocukların bugününü de göz ardı edemeyiz. Bu vesileyle şunu bir kez daha ifade etmek istiyorum ki; Türkiye için bütün bu çabalar ülkemizin elbette daha müreffeh yarınlara erişmesi için çok kıymetlidir. Güçlü Türkiye için küresel değer zincirlerinde bugünkünden daha kuvvetli rol üstlenebilen bir Türkiye için oldukça kıymetlidir. Ama en nihayetinde Türkiyemiz için aslolan bütün bu çabalar neticesinde küresel düzeyde oynadığımız rolün dünyaya yeniden medeniyetimizin adalet ve merhamet değerlerini taşıyabilmesidir. Biz bütün çabaları, Milli Teknoloji Hamlesi gayretlerimizi, sanayimizi, teknolojimizi güçlendirecek tüm gayretleri günün sonunda insanlığın yararına sonuçlar doğurduğu ölçüde kıymetli görürüz. Hiçbir ülkenin teknolojik üstünlüğü, başka ülkelere, başka toplumlara zulmetme hakkını ona tanımaz. Bugün kendisini başkalarından daha güçlü görüyor olması İsrail’e, hastaneleri, okulları, kiliseleri, camileri, masum insanları, çocukları, kadınları, bebekleri öldürme hakkını asla tanımaz. Zülüm ile abat olunmaz. Kucağında bebeklerinin cansız bedenlerini taşıyan annelerin hıçkırıkları üzerine bir medeniyet inşa edilmez, edilemez! Ümit ediyoruz ki bu acı ve bu zülüm bir an evvel son bulur.” Bakan Kacır, Proje’de emeği geçenlere teşekkür etti.

“450 milyon dolarlık proje kurumlar arası işbirliğini de barındırıyor”
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof.Dr. İlker Murat Ar, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi çerçevesinde ortaya koyduğu taahhütle sanayide yeşil dönüşüm sürecinin büyük önem kazandığını ifade etti: “Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki gelişmeler, imalat sanayisi başta olmak üzere tüm sektörleri bu dönüşüme hızlı şekilde hazırlamamız gerekliliğini daha da artırdı. Bu kapsamda Sayın Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın liderliğinde ve Milli Teknoloji Hamlesi hedefi doğrultusunda Sınırda Karbon Düzenlemesi’ne tabi imalat sanayi sektörleri başta olmak üzere çeşitli çalışmalar gerçekleştirmekteyiz.”
Temel hedefi Türk sanayisi için yeşil dönüşümü bir zorunluluktan öte fırsat alanı olarak değerlendirmek olan bu çalışmalarda firmaların yeşil dönüşümünü destekleyen bütüncül, etkin, iddialı ve yenilikçi bir iyileştirme yaklaşımını benimsediklerini kaydeden Ar, bu yaklaşımla ortaya koydukları çalışmalardan birinin de Dünya Bankası desteğiyle yürütecekleri Türkiye Yeşil Sanayi Projesi olduğuna işaret etti. 6 yıl sürecek ve toplam bütçesi 450 milyon dolar olan projenin aynı zamanda kurumlararası işbirliğini de barındırdığını, KOSGEB ve TÜBİTAK ortaklığında yürütüldüğünü aktaran Ar, desteklerinden dolayı Bakan Kacır ve çalışmada emeği geçenlere teşekkür etti.

KOSGEB, KOBİ’lerin yeşil tematik projelerini destekleyecek
KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Türkiye’nin sürdürülebilir ve yeşil sanayi alanındaki önemli projelerinden biri Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’nde; KOSGEB’in KOBİ’lerin yenilenebilir enerji, kaynak verimliliği, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi gibi tematik projelerini destekleyeceğini açıkladı.
Uluslararası pazarlarda KOBİ’lerin rekabet gücünü de artıracak Proje kapsamında KOSGEB olarak KOBİ’lerin enerji maliyetlerini düşürmeyi, çevre dostu teknolojilere geçişini ve sürdürülebilir büyümesini hedeflediklerini anlatan İbrahimcioğlu, Yeşil Sanayi Projesi’nin Türkiye sanayisine, çevreye ve ekonomiye sürdürülebilir bir katkı sunmasını temenni etti.

İlk kez böyle bir iş modeli
TÜBİTAK Başkanı Prof.Dr. Hasan Mandal, iklim değişikliğini ve artan etkilerini herkesin gözlemlediğini, böyle devam ederse telafisi çok daha zor olacak bir döneme doğru gidildiğini, artık ülkelerin bununla ilgili ne yapacaklarını değil, ne yaptıklarını ve bu konuda gelmiş oldukları aşamaları da konuştuğunu, bu sürecin dönüşüm noktasındaki en önemli paydaşının sanayi olduğunu vurguladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, KOSGEB ve TÜBİTAK’ın aracılığı, Dünya Bankası’nın finansman desteğiyle hayata geçirilen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’nin yeni bir iş modeli anlamında da çok kıymetli olduğunu belirten Mandal, “Bakanlığımızın bağlı ve ilgili kurumları olarak birlikte çalışacağız ve en azından TÜBİTAK tarafında da Dünya Bankası’ndan ilk kez böyle bir iş modeliyle birbirimizi tanıyacağız” dedi.
Mandal, TÜBİTAK’ın bu süreçteki rolünün, 2021’in Şubat ayında başladığını paylaştı: “Şubat 2021’de Türkiye’de bunu, o dönem için az konuşulduğu bir ortamda TÜBİTAK olarak biz araştırma süreçlerinde Avrupa Yeşil Mutabakatı’yla uyumlaştırma belgemizi yayınlayıp web sitemize koymuştuk. O gün için biraz daha farkındalık oluşturmaya çalışıyorduk ama bugün gelmiş olduğumuz aşamada çok kısa bir dönemde, 3 yıla yakın bir dönemde ülkemizde bu konudaki tüm kurumlarımızın bunu sahiplenmesi, en önemli rol de Sayın Cumhurbaşkanımızın özellikle 2053 yılını hedef net sıfır emisyon koymasından sonra hızlı bir şekilde arttı.”
3 yeni program başlıyor: Mandal, bu programda üç alt bileşenle beraber yer alacaklarını açıkladı: “Sanayi, Ar-Ge ve Yenilik Programı vasıtasıyla daha önce başlamış olan Ar-Ge projelerinin, yeşil dönüşüm odaklı Ar-Ge projelerinin, bir sonraki evreye geçmesi için, seri üretim aşaması öncesindeki projeleri desteklemiş olacağız. Diğer bir program, Sanayide Ar-Ge ve Yenilik Ağları, SAYEM platformu olarak bilinen programımız. Uzun zamandır sanayicilerimizin, araştırmacılarımızın ve üniversitelerimizin bu programı beklediğini biliyoruz. O yüzden bizim için çok heyecanlı bir gün olacak bugün. Aynı zamanda da bu süreçte danışmanlık noktasında yer almak istiyoruz, Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Programı vasıtasıyla. 1831, 1832, 1833 kodlarımızı da bugün inşallah açmış olacağız. Yeni kodlarımızla birlikte 3 tane programı başlatmış olacağız.”

TÜBİTAK Çağrıları açıldı
TÜBİTAK-TEYDEB 175 milyon dolarlık finansmanla proje süresince sanayinin yeşil dönüşümünü destekleyecek. 6 yıl sürecek Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında TÜBİTAK tarafından farklı türde çağrılar açılacak. Proje ile TÜBİTAK tarafından; 1831-Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği, 1832-Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği Çağrısı, 1833-SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği Çağrısı açıldı. Dünya Bankası projesi kapsamında TÜBİTAK tarafından 2024 içerisinde farklı işbirliği yapılarında 1832 kodlu 3 yeni çağrı ve 1833 kodlu 2 yeni SAYEM çağrısı açılması da planlanıyor.
Başvuru için: Çağrılara TEYDEB Proje Değerlendirme ve İzleme Sistemi-PRODİS (eteydeb.tubitak.gov.tr) üzerinden elektronik olarak başvuru yapılabiliyor.

1831-Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği
Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği ile iş modellerini, tedarik ve değer zincirlerini, ürün ve hizmetlerini yeşil dönüşüme uyumlu hale getirmek isteyen KOBİ’lere mentörlük desteği sağlanacak. Kimler başvurabilir?: TÜBİTAK, KOBİ’lere yönelik bu hizmeti, deneyimli çözüm ortağı kuruluşlarla birlikte yürütecek. Çözüm ortakları TÜBİTAK’ın akredite edeceği alanında uzman kuruluşlardan oluşacak. İlgili bileşen TÜBİTAK TEYDEB tarafından yürütülen 1601 Yenilik ve Girişimcilik Alanlarında Kapasite Artırılmasına Yönelik Destek Programı altında açılacak çağrıyla desteklenecek. Çağrı kapsamında hizmet vermek isteyen çözüm ortağı kuruluşlar için TÜBİTAK tarafından öncelikle niyet beyanı alınmaktadır. Çözüm ortakları havuzu oluşturmak için niyet beyanı çağrısı da açıldı. 12 Ocak 2023’te kapatılacak. 2024 yılının ilk çeyreğinde ise mentörlük hizmeti almak isteyen KOBİ’lerin başvuruları için yeni bir ilan yayınlanacak ve sürekli açık kalacak. 2024 yılı başında açılacak olan 1831 kodlu çağrının sürekli açık olması planlanıyor.
Destek oranı: KOBİ’lerin çözüm ortaklarından alacağı hizmetin %90’ı TÜBİTAK tarafından hibe olarak verilecek.
Destek süresi: En fazla 6 ay olabilecek.
Proje bütçesi üst limiti: Proje başına en fazla 210 bin TL.

1832-Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği Çağrısı
Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği ile bu alanda teknolojik çözümlerin ticarileşmesini kolaylaştıracak Ar-Ge ve yenilik projelerine kaynak aktarılacak. Firmaların Teknoloji Hazırlık Seviyesi 5 ila 9 aralığını kapsayan çalışmalarına odaklanılacak. Bunlar prototipten ürüne geçiş aşamasındaki ölçeklendirme, demonstrasyon, validasyon ve sertifikasyon testleri ve saha denemeleri çalışmaları olabilecek. Daha önce TÜBİTAK TEYDEB ve KOSGEB dahil ulusal kaynaklar veya uluslararası kaynaklar tarafından desteklenerek belirli bir aşamaya gelmiş; ancak henüz ticarileştirilmemiş ve ticarileşmesi için üzerinde halen Ar-Ge çalışması yapılması gereken projeler çağrı kapsamına girebilecek. Bununla birlikte kuruluşların kendi finansal kaynaklarıyla belirli bir aşamaya getirdikleri yeşil dönüşüm odaklı Ar-Ge ve yenilik çalışmaları da çağrı kapsamında değerlendirilecek.
Kimler başvurabilir?: Desteğe hem KOBİ ve hem de büyük ölçekli kuruluşlar başvuru yapabilecekler. Ayrıca firma ortaklıklarını içeren projeler de desteklenebilecek. Bu bileşen altındaki projelerde üniversiteler ve araştırma kurumlarından danışmanlık ya da hizmet alımı mümkün olacak.
Koşullar: Destekten faydalanacak sermaye şirketlerine faizsiz geri ödemeli finansman sağlanacak. Geri ödeme koşullarını kolaylaştırmak için önlemler alındı; büyük şirketler için finansmanın sadece %50’si, KOBİ’ler içinse sadece %40’ı firmalardan geri talep edilecek. Kullanılacak desteğin geri ödemesi, proje bittikten 1 yıl sonra başlayacak. Geri ödeme süresi en fazla 4 yıl olacak. Projelerden beklenen bazı başarı kriterlerinin karşılanması durumunda geri talep edilecek oran daha da düşürülebilecek.  Bu başarı kriterlerine üretim birimi başına elektrik tüketiminde azalma oranı, su tüketiminde azalma oranı ve geri dönüştürülemeyen atık miktarında azalma oranı örnek olarak verilebilir.
Destek oranı: Büyük şirketler için %70, KOBİ’ler için %80, deprem bölgesindeki KOBI’ler içinse %90.
Destek süresi: En fazla 24 ay ile sınırlı.
Proje bütçesi üst limiti: Firma ölçeğine göre değişiklik gösterecek. Üst limiti 22.5 milyon TL’ye kadar çıkabilecek (mikro/küçük ölçekli firmalar için en fazla 7.5 milyon TL, orta ölçekli firmalar için en fazla 12 milyon TL, büyük ölçekli firmalar için en fazla 22.5 milyon TL).

1833-SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği Çağrısı
SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği ile birden fazla projenin aynı anda bir arada eşgüdüm içinde yürütüldüğü platformlar olan Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları desteklenecek. Bu platformların özel sektör öncülüğünde, üniversite ve kamu işbirliğiyle kurulması hedefleniyor. Platformlar içinde yer alan aktörler Türkiye’nin yeşil büyümesine katkı sağlayacak katmadeğeri yüksek ürün veya ürün gruplarına yönelik Ar-Ge faaliyetlerini içeren Ürünleştirme Yol Haritaları oluşturarak TÜBİTAK’a başvuru yapacaklar. TÜBİTAK girdi-çıktı ilişkisi ve/veya ortak bir teknoloji tabanından beslenme gibi farklı nedenlerle birbiriyle ilişkilendirilmiş proje grubuna yönelik bir bütün halinde destek verecek. Hedeflenen ürün veya ürün grubunun teknoloji hazırlık seviyesi 5 ve üzeri teknolojiler kullanılarak son kullanıcılarla işbirliği içerisinde ticarileştirme seviyesine getirilmesi gerekiyor.
Kimler başvurabilir?: Platformlar, Ar-Ge projesi yönetimi tecrübesine sahip büyük veya orta ölçekli bir özel sektör kuruluşu tarafından yönetilecek. Platformda yöneticiye ek olarak en az 3 ortağın daha yer alması gerekiyor. Bunlar arasında mutlaka Ar-Ge veya Tasarım Merkezleri’ne, KOBİ’lere ve  üniversiteler gibi araştırma kurumlarına yer verilmesi bekleniyor.
Koşullar: Destekten faydalanacak sermaye şirketlerine TÜBİTAK 1832 Desteği’ndeki aynı koşullar ile faizsiz geri ödemeli finansman sağlanacak. Kullanılacak desteğin geri ödemesi, proje bittikten 1 yıl sonra başlayacak. Geri ödeme süresi en fazla 4 yıl olacak.
Destek oranı: Platformlarda ortak olarak yer alan araştırma kurumlarına %100 hibe destek verilecek.
Destek süresi: En fazla 36 ay olacak.
Proje bütçesi üst limit: Platform başına en fazla 300 milyon TL. Platform bünyesinde aktör başına bütçe üst limiti 60 milyon TL’ye kadar çıkabilecek (KOBİ’ler için en fazla 15 milyon TL; büyük şirketler için en fazla 60 milyon TL).

Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde;
TSKB, Türkiye Yeşil Fonu için 155 milyon dolar kredi aldı
TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde, Dünya Bankası (IBRD-International Bank for Reconstruction and Development-Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası) ile 155 milyon ABD Doları tutarındaki ‘Türkiye Yeşil Fonu’ kredi sözleşmesine imza attı.  Türkiye Yeşil Fonu’nun ülkemizin Ulusal Katkı Beyanı kapsamındaki hedeflerine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Projenin 155 milyon dolar tutarındaki Dünya Bankası kredisinin yanı sıra 100 milyon dolarlık kısmı fon seviyesinde, 150 milyon dolarlık kısmı da firma seviyesinde olmak üzere toplamda 405 milyon dolar özkaynak tutarına ulaşması hedefleniyor.
“Proje, yeşil kalkınma hedeflerine ulaşılmasında itici bir güç olacak”: Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Kerem Dönmez, şunları söyledi: “2021’de Paris Anlaşması’nı onayladık ve Yeşil Kalkınma Devrimi’ni başlatarak 2053 net sıfır emisyon hedefimizi açıkladık. Net sıfır emisyonlu bir ekonomiye geçiş önemli miktarda ve uzun vadeli yatırımı gerektirmektedir. Dünya Bankası’ndan sağlanan finansmanla TSKB tarafından uygulanacak Türkiye Yeşil Finans Projesi’nin yeşil kalkınma hedeflerimize ulaşılmasında itici bir güç olacağına inanıyorum. Proje’nin önemli ölçüde yeni girişim sermayesi yatırımı imkanı yaratacak olması sermaye piyasalarımızın geliştirilmesine katkıda bulunacaktır. İlerleyen dönemde ülkemizin yeşil dönüşümünün desteklenmesinde Dünya Bankası ve diğer kalkınma ortaklarımız ile güçlü işbirlikleri kurmaya devam edeceğiz.”
“Düşük karbonlu ve iklime dirençli bir ekonomiye geçişi destekleyecek”: Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, “Yeşil Finansman Projesi nihai olarak düşük karbonlu ve iklime dirençli bir ekonomiye geçişi destekleyecek, finansal sektörün çeşitlendirilmesine katkıda bulunacak ve uzun vadeli finansman, sermaye piyasaları ve istihdam yaratma için yerli kaynakların geliştirilmesine olanak sağlayacaktır. Önerilen yapı ve sermaye piyasası araçları üzerindeki odak sayesinde, proje özel sermayeyi çekme ve piyasa yaratma konusunda önemli bir potansiyele sahiptir” dedi.
“Yeşil dönüşüm sürecindeki şirketleri sermaye yatırımı yoluyla destekleyeceğiz”: TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç, 155 milyon ABD doları tutarındaki krediyle Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. aracılığıyla bir girişim sermayesi yatırım fonu olan Türkiye Yeşil Fonu’nu kuracaklarını söyledi: “Dünya Bankası ile uzun süredir üzerinde titizlikle çalışarak geliştirdiğimiz bu model kapsamında Türkiye genelinde yeşil dönüşüm sürecindeki şirketleri sermaye yatırımı yoluyla destekleyeceğiz. Türkiye Yeşil Fonu ile ülkemizdeki firmaların yeşil dönüşüm yolculuklarında etkin rol oynamayı, sermaye piyasaları yoluyla iklim finansmanına yönelik kaynakların çeşitliliğini, miktarını ve çarpan etkisini artırmayı amaçlıyoruz. Firmalara sermaye yatırımı sağlayan bu fon kapsamında özel sektör sermayesini de harekete geçirmeyi hedefliyoruz.”
“Proje büyüklüğünün 405 milyon dolar tutarına ulaşmasını hedefliyoruz”: Murat Bilgiç, Türkiye Yeşil Fonu kapsamında, yatırım yapılacak firmalar düzeyinde ilave 250 milyon ABD doları özel sektör sermayesi sağlamayı, böylelikle sermaye niteliğindeki proje büyüklüğünün 405 milyon dolar tutarına ulaşmasını hedeflediklerini anlattı: “Türkiye Yeşil Fonu, yatırım yapılacak şirketlere özkaynak finansmanı yoluyla  ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamındaki ticari risklerin yönetilmesi, rekabet gücünün korunması ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş doğrultusunda stratejik planlamanın oluşturulmasına katkı verecek. Böylelikle, şirketlerimizin bu yol haritası doğrultusunda daha odaklı ve dengeli bir borçlanma yapısına erişmelerine olanak sunacağız. Ülkemizin Net Sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda şirket stratejilerinin etkin şekilde oluşturulması için fonun yatırım yapacağı şirketlerde ÇSY (çevresel, sosyal ve yönetişim) sistemleri kurularak hedefler belirlenmesi ve raporlama uygulamalarının başlatılması da sağlanacak. Tüm bu yönleriyle girişim sermayesi yatırım fonu pazarında bir ilk olan bu projemizle iklim çatısı altında kapsayıcılık da destekleyici bir unsur olacak ve fırsat eşitliğinin önceliklendirilmesi gözetilecek.”

Yeşil dönüşüm odaklı ilk girişim sermayesi yatırım fonu
TSKB olarak iklim değişikliği ile mücadele ve karbonsuzlaşma konusunda önemli bir aktör olmanın yanı sıra yapılan düzenlemelere de aktif katkı sağladıklarını vurgulayan Murat Bilgiç, şunları ifade etti: “Başta Ulusal Katkı Beyanımız olmak üzere içinde Bakanlıklarımızın, BDDK ve SPK’nın da bulunduğu düzenleyici kuruluşlarımızın Emisyon Ticaret Sistemi, İklim Kanunu ve Ulusal Taksonomi alanındaki çalışmalarını ve yol haritalarını çok önemli buluyoruz. 12. Ulusal Kalkınma Planı da 2024-2028 dönemi için bizlere somut bir yön gösteriyor. Türkiye Yeşil Fonu iklim risklerinin etkilerini kapsayıcılıkla gözeten çıktıları açısından, ülkemizin yeşil dönüşümüne ve bu alandaki yatırım ihtiyaçlarına katkı sağlayacak bir ekosistem oluşturacak. Bu fonun, ülkemizde ve dünyada kredi ile finanse edilerek kurulan, yeşil ve kapsayıcı dönüşüm odaklı ilk girişim sermayesi yatırım fonu olacağına da dikkat çekmek isterim. TSKB olarak Türkiye Yeşil Fonu gibi yenilikçi kaynaklarla ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine nitelikli ve çok boyutlu katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Yoğun katılım
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi Tanıtım Töreni’ne, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcıları; Oruç Baba İnan, Çetin Ali Dönmez ve Zekeriya Coştu, Kocaeli Milletvekilleri; Radiye Sezer Katırcıoğlu, Veysal Tipioğlu ve Saffet Sancaklı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof.Dr. İlker Murat Ar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Bilal Macit, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürü Abdullah Başar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Ali Murat Sürekli, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Meteoroloji ve Sanayii Ürünleri Güvenliği Genel Müdürü Alper Güzel, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansı Genel Müdürü Ahmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürü Hüseyin Cahit Büyükbaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Soydabas, Dünya Bankası Ülke Direktörü Huberto Lopez, Dünya Bankası Portföy Yöneticisi Agata Pawlowska, Dünya Bankası Ülke Baş Ekonomisti ve Program Lideri Hans Anand Beck, Dünya Bankası Baş Ekonomisti ve Proje Takım Lideri Stefka Slavova, Dünya Bankası Kıdemli Özel Sektör Uzmanı ve Proje Ortak Takım Lideri Ali Abukumail, TÜBİTAK Başkanı Prof.Dr. Hasan Mandal, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioglu, TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin, TENMAK Başkanı Abdülkadir Balıkçı, TAGEM Genel Müdürü Metin Türker, TÜRKAK Genel Sekreteri Banu Müderrisoğlu, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, OSBÜK (Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu) Yönetim Kurulu Üyesi ve Kocaeli Gebze Dilovası OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa R. Türker, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, OSB (Organize Sanayi Bölgesi), Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları ve yönetimi, akademisyenler, çok sayıda davetli ve basın mensupları katıldı

“Net sıfır emisyona geçiş Türk sanayisi için de önemli fırsatlar sunuyor”
Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, iklim değişikliklerinin etkilerini hisseden ilk nesil ve bu konuda bir şeyler yapabilecek son nesil olduklarını vurguladı. Türk sanayi sektörünün AB (Avrupa Birliği) ortalamasından daha fazla karbon yoğunluğuna sahip olduğunu kaydeden Lopez, zorluklara rağmen net sıfır emisyona geçişin Türk sanayisi için de önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Lopez, yeşile yönelerek kaynakların daha verimli kullanılmasıyla firmaların karlılığını artırabileceğinin altını çizdi: “Dünya Bankası adına bu projenin resmi olarak başlatılmasını memnuniyetle karşılıyor ve önümüzdeki yıllarda hayata geçirilmesini sabırsızlıkla bekliyoruz.”

Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamındaki Ar-Ge ve Yenilik desteklerinde ‘Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası’ ve İklim Şurası Bilim ve Teknoloji Komisyonu kapsamında belirlenen konu başlıklarına odaklanan projeler desteklenecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile işbirliğinde TÜBİTAK tarafından hazırlanan ‘Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası’nda, karbon emisyonu açısından ön plana çıkan ve pek çok sektöre kritik girdiler sağlayan ‘Demir-Çelik, Alüminyum, Çimento, Kimyasallar, Plastik ve Gübre’ sektörlerine odaklanıldı. Bu sektörlerde 2026, 2030 ve 2035 yıllarına ilişkin Ar-Ge ve yenilik temelli çözümler tüm paydaşlarla birlikte belirlendi ve ilan edildi.
371 özel sektör temsilcisiyle her sektörde ayrı ayrı olacak şekilde Sektörel Odak Grupları oluşturuldu. Sektörel odak gruplarını yöneten STK’lar: Demir çelik sektörü için Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), alüminyum sektörü için Girişimci Alüminyum Sanayicileri ve İşadamları Derneği (GALSİAD), kimya sektörü için Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD), plastik sektörü için Türkiye Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), çimento sektörü için Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÜRKÇİMENTO) ve gübre sektörü için Gübre İmalatçıları, İthalatçıları ve İhracatçıları Birliği (GÜİD). Alanında yetkin yaklaşık 100 akademisyen ve araştırmacıyla birlikte yürütülen süreçte yine özel sektör temsilcileriyle yoğun istişareler sonucu nihai başlıklar oluşturuldu.
Bu sektörlerdeki konulara ek olarak, daha geniş bir bakış açısıyla İklim Şurası Bilim ve Teknoloji Komisyonu çalışmaları kapsamında ‘Temiz ve Döngüsel Ekonomi’, ‘Temiz Erişilebilir ve Güvenli Enerji Arzı’, ‘Yeşil ve Sürdürülebilir Tarım’, ‘Sürdürülebilir Akıllı Ulaşım’ alanlarında belirlenen geniş kapsamlı konulardaki projeler de desteklenecek.
Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası için:
https://tubitak.gov.tr/tr/kurumsal/politikalar/icerik-yesil-buyume-teknoloji-yol-haritasi
Bilgi için: www.tgip.sanayi.gov.tr
https://www.tubitak.gov.tr/tr/turkiye-yesil-sanayi-projesi

Yorumlar (0)