SEKTÖR:
Faktoring, Leasing ve Finansman Şirketleri, KOBİ'ye odaklandı Ekonominin çarkını döndürüyor

Faktoring, Finansal Kiralama (leasing) ve Finansman Şirketleri, ekonominin çarklarını döndürmeye devam ediyor. Üç sektör, 2015 yılında geçen yıla kıyasla aktif toplamını yüzde 19.1 artışla 95 milyar TL’ye, işlem hacmini ise yüzde 6.3 artışla 156 milyar 64 milyon TL’ye çıkardı. Sektörün faaliyet konusu alacakları yüzde 18.4 artışla 85 milyar 537 milyon TL’ye, özkaynak büyüklüğü yüzde 11 artışla 13 milyar 237 TL’ye ve net karı da yüzde 14 artışla 1 milyar 543 milyon TL’ye yükseldi.
Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Başkanı Mehmet Cantekin, 2016 yılında da gerek müşteri sayısında gerekse hacimsel olarak her üç sektörün büyüme seyrinin artarak devam edeceğini söyledi. Cantekin, hem 2015 performans değerlendirmesi hem 2016 beklentilerini şöyle aktardı: “Zor bir yıl olan 2015’i geride bıraktık. Finansal Kurumlar Birliği üyesi Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri risk yönetimi anlayışlarını koruyarak reel sektörü desteklemeye ve büyümeye devam etti. 2016 yılında da küresel gelişmelerin negatif etkilerinin kısmen devam edebileceğini öngörüyoruz. Buna karşın şirketlerin finansmana erişimde karşılaşacakları güçlüklerin çözümünde, ticaretin akışkanlığı ve teknolojik altyapının yenilenmesi gibi kritik alanlarda yine en önemli katkının finansal kuruluşlardan geleceğini beklemekteyiz.”
Finansal Kurumlar Birliği’ne 63 faktoring, 27 finansal kiralama ve 13 finansman olmak üzere toplam 103 üye şirket bulunuyor. Üç sektörün toplam çalışanı ise 7 bin 100’ü aşıyor.
Mali sistem içerisinde 30 yılı aşkın süredir yeralmakta olan ve kuruluşundan bu yana 81 milyar dolara yakın katkılarda bulunan finansal kiralama sektörü, bugün itibariyle 41 milyar TL aktif büyüklüğe erişti. Faktoring sektörü ise kuruluşundan bugüne 74 milyar doları ihracat olmak kaydıyla toplam 450 milyar dolarlık ticari işlem hacmi üretti.  Son on yılda dünyada faktoring işlem hacmi ortalamada yüzde 10 artarken ülkemizde sektör yüzde 16 büyümeyi başardı. 2015 yılı sonu itibariyle 27 milyar TL’lik aktif toplamı ile 25 milyar TL reel sektöre kaynak yaratıldı, ihracat faktoringin de yüzde 11 büyüyerek, toplam işlem hacminde 120 milyar TL’ ye ulaştı.  Finansman şirketleri ise 2015 yılı sonu itibariyle 19 milyar TL tutarında yeni kredi hacmi üreterek bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 40 büyüme gösterdi. Aktif büyüklüğünü geçen yıla oranla yüzde 34 artırarak 27 milyar TL’ye ulaştıran sektör, 20 yılı aşkın süredir yalnızca tüketicilere değil, özellikle ekonomide daralma yaşanan dönemlerde uluslararası ve yerli sermayedarların işbirliği ile başta otomotiv olmak üzere birçok üretim sektörüne destek oldu.
Sektörlerin reel kesimin gelişimi yönünde sunduğu ürün ve hizmetleri aktaran Mehmet Cantekin şunları söyledi: “Faktoring sektörümüz için “Merkezi Fatura Kaydı Sistemi”ni Finansal Kurumlar Birliği kontrolünde, Kredi Kayıt Bürosu ile ortak bir çalışma ile tamamladık. Faktoring şirketlerinin yanısıra 15 bankaya da bu sistem ile hizmet veriliyor. Bu şekilde yıllardır mükerrer finansman gibi ciddi bir risk ile karşı karşıya kalan sektörlerimizin sorunu çözüldü. Önümüzdeki dönemde Merkezi Fatura Kaydı Sistemi’ne ödeme araçları ve tahsilat bilgileri ilave edilerek faturaların ödenme performansı da izlenebilecek.”
Yine FKB öncülüğünde geçen yıl Türk Eximbank ve Türkiye İhracatçılar Meclisi ortak çalışması sonucunda faktoring şirketlerine TCMB ihracat reeskont kredilerinden yararlanma imkanı elde edildi. Cantekin bu yıl ise FKB’nin Türk Eximbank ile işbirliği çerçevesinde faktoring şirketlerinin Eximbank’ın kısa vadeli ihracat sigorta poliçeleri ile finansman yaratabilme imkanına kavuştuğunu aktarıyor. Cantekin, “Bu sayede bugüne kadar ağırlıklı Factors Chain International dahilinde ihracat faktoringinde hizmet verdikleri ülke sayısının 90’dan 238’e çıkacağını açıklıyor.
Cantekin yürüttükleri çalışmaları şöyle detaylandırıyor: “Ayrıca Birlik olarak Takasbank ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği ile üyelerimizin Takasbank para piyasasında işlem yapabilmesi için başlattığımız çalışmalarımızı sonuçlandırarak üyelerimize organize piyasalarda alternatif bir fon kaynağı yaratmayı başardık. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, EXIMBANK, KOSGEB, TİM, TAYSAD gibi kuruluşlarla 2015 yılında başlattığımız ve 2016 yılında da sürdüreceğimiz yurt çapındaki etkinliklerimizle özellikle ihracatçı KOBİ’lerimize özkaynak yetersizliği ve krediye erişim konularında farkındalık yarattık. Birlik çatısı altında kurduğumuz Eğitim İktisadi İşletmesi’nde geçtiğimiz yıl 60’ın üzerinde program düzenleyerek, 700’ün üzerinde sektör çalışanımıza eğitim verdik. Bu yılın ilk altı ayında da 500’ün üzerinde katılımcı ile 35 eğitim düzenledik.“
KOBİ’lerin Tedarikçi Zinciri Finansmanı’ndan yararlanması hedefleniyor
FKB Başkanı Mehmet Cantekin, FKB çatısı altında faktoring sektörünün, modern anlamda Tedarikçi Zinciri Finansmanı’ndan KOBİ’lerin Türkiye’de daha efektif yararlanabilmesi amacıyla hem mevzuat olarak daha tanımlı olması hem de uygulamada ortak platform kurulması yönünde girişimlere başladıklarını duyurdu.
Cantekin, konuyu şöyle detaylandırdı: “Tedarikçi Zinciri Finansmanı uygulamasını standart hale getirmek bu ürün için en büyük problem. FKB, Birlik olmanın avantajını kullanarak faktoring sektörü için böyle bir ürünü kurmaya adım atmış durumda. Bu dünyada ilk oluşturacak bir uygulama ve şimdiden konu hakkında sunum yapması için FKB yetkilileri uluslararası kurumlardan davet almaya başladı. FKB çatısı altında kurulacak sistem altyapısı ile alıcılar, çoklu tedarikçiler ve finans kurumlarının elektronik ortamda verilen onaylarla ilerleyen basit bir mekanizmaya kavuşacak ve bu mekanizma ile sadece yurtiçinde değil uluslararası alıcı ve tedarikçileri de kapsayacak bir entegrasyon hedefliyoruz. 2016 yılında kurulması hedeflenen merkezi sistem ve uygulamalarla sisteme hiç dahil olmayan yeni bir pastanın finansal sisteme dahil olacağını düşünüyoruz.”
Sektörün yeni düzenlemelere ihtiyacı var
Mehmet Cantekin, sektörün ekonomide temsil ettikleri payın ve etki alanlarının artması noktasında aracılık maliyetlerinin azaltılması, rekabet ortamının iyileştirilmesi ve finansmana erişimi kolaylaştırmak için yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu aktarıyor. Cantekin, bu çerçevede; sektörlerin ihtiyaç ve beklentilerine dair sahadan edinilen bilgiler ile bu konulardaki araştırma, rapor gibi verilere dayalı talep ve önerileri ilgili kurumların görüşlerine sunarak; gerekli düzenlemelere katkı sunmayı hedeflediklerini söylüyor.
Cantekin 3 sektörü de ilgilendiren yasa ve mevzuatta değişiklik taleplerini şöyle açıklıyor: “6361 Yasa kapsamında finansal kuruluşlar olarak faaliyet gösteren finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri her ne kadar BDDK mevzuatı çerçevesinde bankacılık sektöründeki düzenlemeye eşdeğer şekilde donuk alacaklar için özel karşılık ayırabiliyor ise de ayrılan özel karşılıklar doğrudan Kurumlar Vergisi matrahından indirilememektedirler.
Rekabet eşitsizliğine diğer bir örnek de aracılık maliyetini artıran BSMV uygulamasıdır. Şöyle ki;  faktoring ve finansman şirketlerinin müşterilerine sundukları hizmetler karşılığında düzenledikleri her türlü masraf faturası BSMV’ye tabi, ancak aynı zamanda kaynak yaratmak amacıyla kullandıkları kredilerin faiz, komisyon ve masrafları da BSMV’ye tabi ve aynı matrahtan birden fazla BSMV alınmakta ve KDV gibi mahsup edilememektedir. Bu şekilde ağırlıklı KOBİ’ler olmak üzere müşterilere yansıyan finansman maliyetleri yükselmektedir. Faktoring ve finansman şirketleri yurtiçinde bankalardan kullandıkları kredilerde BSMV’den muaf oldukları veya bu oran aşağı çekildiği takdirde müşterilerinde finansman maliyetleri düşecektir. Bununla birlikte yurtdışından kullanılan yabancı para cinsinden kredilerde bankalar yüzde 0 oranında KKDF’ye tabi oldukları halde faktoring ve finansal kiralama şirketleri üç yıla kadar vadesi olan kredilerde kademeli olarak yüzde 3- 0.5 oranında anapara üzerinden KKDF ödemektedirler. Bu şekilde rekabet eşitsizliğini giderecek vergi düzenlemelerini Finansal Kurumlar Birliği olarak bürokrasi nezdinde takip etmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda hükümet tarafından başlatılan yasal düzenleme çalışmaları hakkında önemli beklentilerimizin bulunduğunu da belirtmek isteriz.”

Aklease tüm Türkiye’de KOBİ’nin hizmetinde
Akbank’ın yüzde 100 iştiraki olan Aklease, 28 yıldır leasing sektöründe KOBİ’den kurumsala tüm müşterilerine yatırım için finansman kaynağı sağlıyor. Aklease, makine-ekipman ve gayrimenkul yatırımları, iş makineleri, tüm karayolu, deniz ve hava ulaşım araçları, enerji ve sağlık sektörü ekipmanları, iş ve inşaat makineleri gibi her türlü yatırım malının finansmanına aracılık ediyor. Ayrıca firmaların aktiflerindeki sabit kıymetler üzerinden yeniden değerleme ile uzun vadeli kaynak yaratan ve bilanço üzerinde pozitif etkisi olan “sat ve geri kirala” konusunda da hizmet veriyor.
Aklease Genel Müdürü Şenol Altundaş, “Akbank’ın Türkiye geneline yayılan yaklaşık 900’den fazla şubesi ve kendi bünyemizdeki 12 şubemizle tüm ülke çapında faaliyet gösteriyoruz. Leasing sektöründe, en büyük üç oyuncudan biri konumundayız. Aklease’in firmalarımıza sağladığı avantajları üç ana başlık altında toplayabiliriz: maliyet avantajı, uzman kadro ile operasyonel kolaylık ile nakit akışı avantajları” diyor.
Altundaş, sektöre ve Aklease’e ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor: “Sektörümüze baktığımızda, son açıklanan 2016 ilk çeyrek sektör verilerine göre ürün grupları incelendiğinde, gayrimenkul leasinginin payı yıllık bazda yüzde 36’dan yüzde 25’e gerilemiş, öte yandan iş ve inşaat makineleri yüzde 18’den yüzde 23’e yükselerek iyi bir ivme yakalamış, diğer makine ve ekipmanlar grubu ise yüzde 12’den yüzde 18’e yükselerek onu takip etmiştir. Uygulamaya alınan yenilikler ile leasing sektörü, son 5 yılda hem işlem hacmi, hem de müşteri sayısında istikrarlı büyümesini sürdürerek, 2015 yılı sonu itibariyle 36.7 milyar TL net kira alacağı, 56 bin müşteri ve 40.6 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştı. Yeni müşterilerin önemli payını KOBİ’ler oluşturuyor. Dağıtım kanalları çeşitlendikçe ve KOBİ’lere özel fonların artmasıyla KOBİ’lerin sisteme entegrasyonu hızlanacak ve sektör müşteri sayısı artacaktır. Aklease olarak ise geçtiğimiz yıl yüzde 10’luk büyüme ile 2 binin üzerinde müşteri sayısına ulaştık. Bu yıl ilk çeyrekte de işlem hacminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25-30 büyüdük. Aklease olarak önümüzdeki dönemde de ülke ekonomisine katkıda bulunacak sanayi yatırımlarını finanse ederek, sektöre yön verecek projelerle paydaşlarımızda değer yaratan bir şirket olmaya devam etmeyi hedefliyoruz.”
Aklease’den uzun vadeli fonlama
Aklease, maliyet avantajı, yeni finansal ürünler ve uzman operasyonel desteğin yanında müşterilerine uygun fonlama imkanları da sunuyor; 2013 yılında leasing sektörünün ilk ve tek Eurobond ihracı ve yine aynı yılın sonunda geliştirilen orta vadeli tahvil ihraç programıyla bugüne kadar uluslararası piyasalarda farklı döviz cinslerinde 15’in üzerinde farklı ihraç gerçekleştirdi. Şenol Altundaş, “Yurtdışından yatırım finansmanına uygun, uzun vadeli ve rekabetçi fonlara erişim imkanımız bulunuyor. Fonlama ağımızın içerisinde para ve sermaye piyasaları haricinde, yurtiçi ve yurtdışı bankalar, uluslararası ve çok taraflı finansal kuruluşlar (Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası vb.) yeralıyor. Bu çok çeşitli kaynaklardan sağladığımız fonları müşterilerimizin yatırımları için uygun şartlarda ve uzun vadeli olarak aktarıyoruz. Tüm bu avantajları KOBİ’lerin makine-ekipman yatırımlarında kullanmaları adına desteğimizi sürdüreceğiz” diye konuşuyor. 

İş Leasing 2016 için iyimser
Geçen yıl piyasalarda iki seçim atmosferinin yaşanması, global para politikaları, jeopolitik riskler gibi nedenlerle piyasalarda yatırım iştahının zayıf olmasına yol açtı. Yatırım iştahında yaşanan düşüş süreci ağırlıklı portföyü ticari gayrimenkul, makine-ekipman işlemlerinden oluşan leasing sektörünü doğrudan etkiledi. Rakamlara bakıldığında leasing sektörü, 2014 yılında 7.4 milyar dolar yeni iş hacmi yaratmışken 2015 yılında rakam 6.4 milyar dolara geriledi. 2016 yılına bakıldığında, ilk üç ay 2015 yılına paralel seviyelerde seyrediyor.
İş Leasing Genel Müdürü Hasan K. Bolat, iç ve dış gelişmeler sonucu 2016 yılında da 2015 yılına paralel olarak 6.5-7 milyar dolar civarında bir iş hacmi olacağını öngörüyor. 2014 rakamları şimdilik uzak görünüyor. Yüzde 12 civarında bir artış olabileceğini öngören Bolat, “Yapılan yatırımlar ağırlıklı olarak işletmelerin idamesini sürdürecek bakım, modernizasyon yatırımları. Proje finansmanı ve enerji yatırımları bu dönem çok fazlaca gündeme gelmiyor” diyor.
İş Leasing olarak 2015 yılında 520 milyon dolar yeni iş hacmi yarattıklarının, bu rakamla sektörde yüzde 8.2 pazar payına ulaştıklarının altını çizen Bolat, “2016 yılında da bu seviyelerde bir iş hacmini gerçekleştirmeyi öngörüyoruz. Mal grubu porföyümüzün yüzde 35’i gayrimenkulden oluşuyor. Bunun içinde ‘sat-geri-kirala’ işlerinin payı düşüyor. 2015’te yeni işlem hacminde sat-geri-kiralama işlemlerinin payı yüzde 25’ler seviyesinde iken bu yıl ise yüzde 15’lere kadar indi. Sektörde de benzer bir tablo var” bilgisini veriyor.
İş Leasing’in mal grubu portföyüne bakıldığında yüzde 25’lik bir pay makine ekipmanlarından oluşuyorken yatırım iştahının azalması ile birlikte yeni işlem hacmimizde bir miktar gerileme yaşanıyor. Buradaki hacimsel daralmayı altyapı ve inşaat sektörüne dönük iş ve inşaat makinalarının telafi ettiğini açıklayan Bolat, bu alanın yeni iş hacminde yüzde 37 paya sahip olduğunu, sonrasında metal işleme, tekstil ve sağlık alanlarının geldiğini açıklıyor. Hasan K. Bolat, şunları söylüyor: “Piyasada bazı sektörlerde risklerin arttığını görüyoruz,  bu alanlarda talepleri değelendirirken daha özenliyiz. Turizm, emtiadaki dalgalanmalardan etkilenen demir-çelik gibi sektörler, enerjinin doğalgaz ve termik santrali tarafındaki işler bu anlamda öne çıkıyor. Bunun yanında işlerin iyi olduğu sektörler de var. Enerjinin RES, GES, jeotermal tarafı. Bu alanlarda destek de çok. Burada projenin fizibilitesinin yanısıra yerleşim yerlerine uzak olmaları, tarım arazileri üzerinde olmamaları gibi konulara dikkat ediyoruz. Tekstil tarafında, özellikle de iplikte Çin’e getirilen kotalarla işler iyi gidiyor. İnşaat-alt yapı işlerinde talepler hızlı bir şekilde gelmeye devam ediyor.”
Son olarak sektörün iş gereği bankacılılık sektörüne göre daha yüksek sorunlu alacak oranına sahip olduğunun altını çizen Bolat, “Son dönemde bankacılık sektöründe sorunlu kredi oranı yüzde 2.8’lerden yüzde 3.2’lere gelmişken 2015 yılı itibariyle  leasing sektöründe bu oran yüzde 6 olarak gerçekleşmiş olup, şirketimizde ise sektörden olumlu yönde ayrışarak yüzde 4.4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu yıl da bu oranı mevcut seviyesinde muhafaza etmeyi hedefliyoruz” diyor.
İş Leasing’den KOBİ’lere finansman desteği
İş Leasing ile Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası arasında KOBİ’lerin finansmanında kullanılmak üzere 30 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli kredi anlaşması imzalandı.
Konu hakkında açıklama yapan İş Leasing Genel Müdürü Hasan K. Bolat: “Dünyada ve komşularımızda yaşanan tüm ekonomik olumsuzluklara rağmen Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası’ndan sağlanan kredi ülkemize ve Şirketimize duyulan güvenin bir göstergesidir. Bu kredi ile özellikle reel sektörde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin leasing ihtiyaçlarını uygun bir şekilde karşılayacağız. İş Leasing olarak üreten ve ülke ekonomisine katkıda bulunan müşterilerimizi desteklemeye aynı kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.

DenizLeasing, KOBİ’ye odaklandı büyümesini hızlandırdı
DenizLeasing, 2015 yılını toplam 2.4 milyar TL kira alacağı ve bu alanda yakalanan yüzde 6.4 pazar payı ile kapattı. Yeni işlemlerde de 2015 yılsonu itibariyle yüzde 7.1 seviyesinde bir pazar payına ulaştıklarını söyleyen DenizLeasing Genel Müdürü Kahraman Günaydın, “Her iki göstergede de pazarda ilk 5 firma içindeki yerimizi koruyoruz. 2016 yılında kira alacağımızı TL bazında yaklaşık yüzde 30 artırmayı hedefliyoruz. Mevcut durumda kira alacağımız olan yaklaşık 4.500 adet aktif müşterimiz var. Müşteri adedinin yüzde 70’ini KOBİ segmenti oluşturuyor. Bu anlamda KOBİ’ler müşteri portföyümüzün ana segmenti olarak öne çıkıyor” diyor.
2016 yılı ilk çeyrek itibariyle kira alacaklarında pazar payını yüzde 6.7’ye yükselttiklerini anlatan Günaydın, kısa ve orta vade hedeflerini şöyle anlatıyor: “Geçen yıl sektörde işlem hacimlerinde 2014 yılına göre bir daralma yaşandı. Sektörde yaşanan bu daralmaya rağmen işlem hacmimizi de bir önceki yıla göre artırmayı başardık. İşlem hacmimiz ile birlikte sözleşme adetlerinde de geçen yıla göre önemli bir artış sağladık. 2016 yılında da yine sektör odaklı ve satıcı bazlı yaklaşımımızı sürdürerek kira alacağımızı TL bazında yaklaşık yüzde 30 artırmayı hedefliyoruz. Filo kiralama tarafında da hedefimiz yılsonu itibariyle yaklaşık 3 bin araç adedine ulaşmak. Orta vadede kira alacağı anlamında pazar payımızı geliştirerek sektördeki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
DenizBank Finansal Hizmetler Grubu çatısı altında hem finansal hem de operasyonel kiralama alanında hizmet veren DenizLeasing, yatırım=leasing sloganıyla; amortisman ayrılabilen tüm yatırım mallarını dengeli bir işlem dağılımı ile finanse ederek, yatırımın olduğu her sektörde yeralmaya çalışıyor. İnşaat, gayrimenkul, sağlık ve yenilenebilir enerji odaklanılan ana sektörler olarak önplana çıkıyor. Kahraman Günaydın, “Ayrıca geçen yıl hayata geçirdiğimiz ‘DenizFilo’ markası ile Türkiye’nin her yerinde ve tüm binek araçlarda filo araç kiralama hizmeti sağlıyoruz. KOBİ’lerin yatırım ihtiyaçlarında önemli rol oynayan iş ve inşaat makineleri başta olmak üzere; plastik enjeksiyon makinaları, CNC torna ve işleme tezgahları, forkliftler, dokuma tezgahları, ambalaj ve paketleme makinaları gibi KDV oranı yüzde 1 olan ekipman grubu büyüme stratejimizin önemli bir ayağını oluşturuyor. Özellikle kredi piyasalarının göreceli olarak daralmaya başladığı bu dönemde, KOBİ’lerin finansmana erişimi noktasında önemli bir rol üstlendiğimize inanıyorum” diye konuşuyor. Günaydın, KOBİ’lerin hem rekabet hem de işlem hacmi anlamında kritik bir öneme sahip olduğunu paylaşıyor.
Günaydın, çalışmalarını şöyle detaylandırıyor: “DenizLeasing olarak son yıllarda bu segmente yönelik yaptığımız atılımla hem işlem adedi bazında ortalama iş hacmimizi küçülttük, hem de sektör ve varlık dağılımında yaygın bir portföy ile sağlıklı bir büyümeyi yakalamayı başardık. Mevcut durumda yeni işlem hacmimizin yaklaşık yüzde 50’sinin bu segmentten geldiğini söyleyebiliriz. Amacımız önümüzdeki dönemde daha fazla KOBİ’nin leasing yönteminin sağladığı maliyet ve operasyonel avantajlardan yararlanmasını sağlamak. Satıcı bazlı kampanyalar ile müşterilerin yatırım vadeleri ve nakit akışlarına uygun finansal çözümler sunarak, dağınık bir portföy yapısı ve dengeli bir işlem dağılımı ile bu segmente yönelik müşteri ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyoruz.”
Günaydın, yatırım ortamının 2015 yılı başından bu yana çok da olumlu olmadığının altını çizerek, “Bu doğrultuda büyüme potansiyeli olan, rekabetin henüz yüksek olmadığı niş pazarlara yönelerek hem işlem hacmimizi artırmayı hem de portföyümüzü çeşitlendirmeyi amaçlıyoruz. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji alanında; Güneş Elektriği Santrali (GES) yatırımlarına yönelik olarak geliştirdiğimiz finansman modeli ile öncü bir rol üstlendik. DenizLeasing olarak sektörde bu alanda açık ara lider olduğumuzu söyleyebilirim. Yenilenebilir enerji ve devlet-özel sektör ortaklığında gerçekleştirilecek büyük sağlık yatırımları yakından izlediğimiz alanlar olarak öne çıkıyor. Filo kiralama dışında ‘operasyonel leasing’e yönelik farklı fırsatları da değerlendirmeye çalışacağız” bilgisini veriyor.

Turkcell Finansman banka gibi çalıştı 865 milyon liralık krediye ulaştı
Turkcell abonelerinin teknoloji ürünlerine daha rahat ulaşmasını sağlamak için 4 ay önce faaliyete geçen Turkcell Finansman A.Ş. aradan geçen kısa süreye rağmen sektörün ikinci büyük firması oldu. 2 Şubat-8 Haziran tarihleri arasında 865 milyon TL’nin üzerinde kredi kullandıran Turkcell Finansman A.Ş. akıllı telefondan tablet ve aksesuarlara kadar binlerce ürünün satışına aracılık etti. 
Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Turkcell Finansman A.Ş.’nin 575 milyon TL’lik ödenmiş sermayesi olduğunu ve 3 binin üzerindeki Turkcell Mağazası’nda müşterilerine hizmet verdiğini söyleyerek, “Bugüne kadar Turkcell Finansman A.Ş. üzerinden kullanılan kredi adedi de 727 bini geçmiş durumda” dedi.
Turkcell Finansman AŞ.’nin öncelikli hedefinin Turkcell müşterilerinin teknolojik ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu ifade eden Terzioğlu, sonraki hedeflerini ise şöyle anlattı: “Şu anda Turkcell Mağazaları’nda satışı yapılan cihazlar için kredi sağlayan Turkcell Finansman’ın, önümüzdeki dönemde içerisinde SIM kart takılı olan her cihazın satışında aracılık etmesini hedefliyoruz. Biliyorsunuz 4.5G ile birlikte akıllı şehirler ve akıllı evler daha çok gündeme gelecek. Makineler birbiri ile haberleşecek. Buzdolabınız, içerisinde biten gıda ürünlerini içindeki SIM kart sayesinde size mesaj atarak söyleyecek. Bunun gibi içerisinde SIM kart olan farklı kategorilerdeki tüm ürünlerin satışında aracılık etmek istiyoruz.”
Kaan Terzioğlu, Turkcell Finansman A.Ş.’den kullanılacak finansmanın 36 aya kadar taksitlendirilebileceğini de sözlerine ekleyerek, “Müşterilerimiz kredilerini Turkcell faturaları üzerinden ödeme kolaylığına sahip. Esnek ödeme altyapısı sayesinde dilerlerse kredilerine ara ödeme yapabilir veya kredilerini tamamıyla kapatabilirler. Her iki durumda da faiz indiriminden faydalanırlar” şeklinde konuştu.

Yapı Kredi Faktoring ve Yapı Kredi Leasing 2016’da da büyümesini sürdürecek
Yapı Kredi Faktoring ve Yapı Kredi Leasing, 2016 yılının ilk çeyreğinde de sektör liderliklerini sürdürdü. Yapı Kredi Faktoring 2016 yılı ilk çeyreğinde 5 milyar 448 milyon TL ciro açıkladı.  Aynı dönemde Yapı Kredi Leasing ise 200 milyon dolarlık iş hacmi yarattı. Yapı Kredi Faktoring yılın ilk çeyreğinde gösterdiği performansla pazar payını yüzde 19.28’e, Yapı Kredi Leasing ise pazar payını yüzde 14.9’a çıkardı.
Yapı Kredi Faktoring toplam işlem hacminin yüzde 83’ünü yurtiçi, yüzde 17’sini ise uluslararası faktoring işlemlerinden gerçekleştirdi. Aktif müşteri sayısı yaklaşık 4.300’e ulaşan Yapı Kredi Faktoring’in Mart 2016 itibariyle yurtiçi işlemler cirosu 4 milyar 520 milyon TL, uluslararası işlemler cirosu ise 927 milyon 452 bin TL oldu. Yapı Kredi Faktoring bu sonuçlarla 2001 yılından beri devam eden kesintisiz liderliğini 2016’nın ilk çeyreğine de taşımış oldu.
Yapı Kredi Faktoring’in 2016 yılı içerisinde hedefi ise daha önce faktoring hizmetlerinden hiç yararlanmamış KOBİ’leri faktoringle tanıştırmak, ihracat ve yurtiçi tedarikçi ürünlerine odaklanarak büyümeye devam etmek. Yapı Kredi Leasing ise bu dönemde 769 firmanın yatırımına aracılık etti. Yapılan işlemlerin yüzde 30’u makine ekipmanı, yüzde 22.3’ü iş ve inşaat makineleri, yüzde 7.7’si ise tekstil makinelerinde gerçekleşti. Leasing sektörüne hareket kazandıran ve büyük ilgi gören sat-geri kirala ürününün de dahil olduğu gayrımenkul işlemleri toplam işlem hacminin yaklaşık yüzde 25’ini oluşturdu.
Öncelikli hedefi makine ekipman yatırımları olan Yapı Kredi Leasing’in gayrımenkullerin satılıp geri kiralaması üzerine olan projelerde  de seçici olarak yer alması ve sektörün finansman ihtiyacını karşılaması önem verdiği diğer konular. 2016 yılında öncelikli büyüme alanlarını üretim makine ekipmanları ve iş makineleri olarak belirleyen sektör lideri Yapı Kredi Leasing, 2009’dan beri kesintisiz süren liderliğini 8. yıla taşımayı hedefliyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

KOBİ’lerde maliyet düşürücü enstrümanlar
Karlılık sistem sorunu: KOBİ sadece kendi yükünü taşıyan bir ekonomik ölçek değildir, toplumun kriz...

Haberi Oku