Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) EKOSİSTEMİN KİLİDİ OLACAK

Sanayicileri ve yatırımcıları, araştırmacılarla buluşturan Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO), Ar-Ge ve inovasyonların ticarileşmesindeöncü rol üstleniyor.

Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) EKOSİSTEMİN KİLİDİ OLACAK

Türkiye’de Ar-Ge, inovasyon ve teknolojik dönüşümün ekosisteminde ‘Teknoloji Transfer Ofisleri’nin (TTO) özel bir yeri var. TTO’lar; Ar-Ge ve inovasyonların ticarileşmesinde öncü rol oynuyor. TTO’ların kurulup aktifleşmesi ile birlikte üniversitelerdeki akademik araştırma sonuçları verimli ve hızlı şekilde ticarileşmeye başladı. TTO’lar, üniversiteler, araştırma merkezleri, özel sektör arasında; araştırmacılar ile girişimciler arasında konumlanarak yatırımcılar ve sanayiciler ile gerekli ve ihtiyaç duyulan bağlantıları sağlamaya çalışıyor.
Sanayicileri ve yatırımcıları, araştırmacılarla buluşturan ve sanayiye know-how aktarılmasını sağlama noktasında öncü olan TTO’lar, bilgilendirme, koordinasyon, araştırmayı yönlendirme, yeni Ar-Ge şirketleri kurulmasını teşvik etme, işbirliği geliştirme, fikri mülkiyet haklarının korunması, pazarlanması, satılması, fikri mülkiyetin satışından elde edilen gelirlerin yönetilmesi konularında da faaliyet gösteriyor.
Türkiye’de üniversite-sanayi işbirliği, kurumlar arasındaki önceliklerin farklı olması nedeniyle zorluklar yaşıyor. Bu zorluklar son yıllarda yavaş yavaş giderilmeye çalışılsa da henüz istenilen noktada olmadığımız aşikar. TTO’lar üniversite ve sanayi arasında iyi bir köprü olacak. Niteliği yüksek, mümkünse sanayi ve üniversite alanında tecrübeli isimlerin TTO’larda istihdam edilmesi, başarılı bir TTO yapılanmasının kilit unsurunu oluşturuyor. 
TTO’ların yürüteceği faaliyetler, beş ana noktada özetleniyor: Eğitim, tanıtım ve farkındalık hizmetleri, üniversite-sanayi işbirliği faaliyetleri, fikri ve sınai haklar yönetimi ve lisanslama, destek programlarına yönelik hizmetler, şirketleşme ve girişimcilik.
TTO’ların temel amaçları ise şöyle sıralanıyor:
• Bilimsel araştırmacıların karşılaştıkları riskleri azaltan stratejiler oluşturmak,
• Sanayicilerin ve yatırımcıların araştırmacılarla buluşmasını ve sanayiye know-how aktarılmasını sağlamak,
• Girişimcilik, inovasyon, Ar-Ge ve fikri mülkiyet hakları konusunda eğitim vermek,
• Girişimcilere gerek yurt içi gerek yurt dışında geçerli patent belgelerinin temini konusunda yardımcı olmak,
• Nitelikli elemanlar ve şirketler arasında ilişki kurulmasını sağlamak,
• Patent temini, fikri mülkiyet hakları, lisanslama akademik tabanlı yeni şirketlerin kurulmasını teşvik (spin offs) market araştırmaları ve kuruluş sermayesi temini ve proje fonlanması konularında çalışmalar yaparak üretim sektörleri ve üniversiteleri buluşturarak ihtiyaca göre yönlendirmek.

FİKİRDEN ÜRÜNE YOLCULUKTA EN BÜYÜK DESTEKÇİNİZ
Türkiye’nin öncü teknoloji transfer ofislerinden bir olan İTÜNOVA TTO, kuruluşunu gerçekleştirdiği 2014 yılından bu yana 520 bilim insanıyla toplamda 546 üniversite sanayi işbirliği projesinde 160 milyon Türk Lirası toplam bütçeye ulaştı. Aynı zamanda gerçekleştirdiği 152 ulusal, 96 uluslararası proje yazımı ve 128’i ulusal, 70’i uluslararası olmak üzere toplamda 198 patent başvurusu ile Türkiye Ar-Ge ekosistemine önemli katkı sunuyor.

Türkiye’de son yıllarda Ar-Ge projeleri ciddi derecede destek görürken patentlenmiş ve ticarileştirilmiş milli teknolojiler ve ürünler de başarı örnekleri olarak değerlendirilebilir. Patentleme sürecinin en önemli ve son halkalarından biri olan ticarileştirme ve lisanslama, fikirden yola çıktığınız projenizin en nihayetinde ürüne dönüşmesini sağlamak ve insanlığa, milli ekonomiye katkı sağlamasına aracı olmak demek. Tüm bunların yanı sıra dünyada tekelleşmeye başlamış ürün geliştirme piyasalarının varlığında ekonomik pastadan kendine bir dilim elde etmek de önemli bir mesele.
Bu noktada İTÜNOVA TTO rotasını yalnızca yerelde başarıya değil uluslararası alana da çevirirken günümüz itibariyle de iki projedeki yol göstericilik misyonunu başarıyla yerine getiriyor. İTÜNOVA TTO Genel Müdürü Dr. Ercan Çitil, “Bu projeler; İTÜNOVA TTO’nun ABD’ye ilk lisanslama başarısını elde eden ‘İTÜ Doğal Dil İşleme Yazılım Zinciri’ ile gıda koruyucu bir madde olan ‘Yumurta Kabuğundan Doğal Antibakteriyel Eldesi.’ Bu iki projenin önemli bir diğer noktası ise biri bilim insanı diğeri girişimci iki kadın tarafından geliştirilmeleridir” diyor.

İTÜNOVA TTO’dan ABD’ye İlk Lisanslama Başarısı
İTÜ Doğal Dil İşleme Yazılım Zinciri; ülkemizde ve uluslararası ortamda çalışan araştırmacılar için oluşturup açılmış bir web servis. Şu anda geliştirilen yazılımın çoğunu web ortamında ara yüzlerle hem farklı disiplinlerden bilgisayara aşina olanların girip deneyimleyerek yapabileceği ara yüzlerle hem de kullananların kendi programlarıyla bizlerin sistemlerine bağlanıp farklı aşamalarda bilgilerini işleyebilecekleri ara yüzler yaratılmış durumda.
“toolsnlp.itu.edu.tr” adresinden servis verilen bu araç zincirine 150’nin üstünde araştırmacı kayıtlı. Aktif olarak yüzde 30 oranında araştırmacı düzenli olarak her gün sistemi kullanıyor. Doç.Dr. Gülşen Cebiroğlu Eryiğit tarafından geliştirilen bu web servis, İTÜNOVA TTO’nun ABD’ye ilk lisanslama başarısı. İTÜNOVA TTO’nun girişimleri ve destekleri sayesinde ABD’ye lisanslanan ve fikirden ürüne gerçekleşmesine yardımcı olunan hizmet, ABD’de bir Türk Ar-Ge başarısı olarak adından söz ettiriyor.

Geliştirilen Teknoloji İle Gıdaları Doğal Yolla Korumak Mümkün
Yumurta Kabuğundan Anti Bakteriyel Madde Eldesi projesi ile Elif Güngör Reis’in geliştirdiği ürün, 3. Uluslararası İstanbul Buluş Fuarı’nda; Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) özel ödüllerinden “WIPO En İyi Akademik Patent” ödülünü aldı. Ürün; yan etkileri oldukça fazla olan koruyucu kimyasallar yerine, hiçbir yan etki barındırmadan içine katıldığı herhangi bir gıda ürününün mevcut halini uzun süre koruyabilen ve yumurta kabuğunun saflaştırılmış halinden elde ediliyor.
Ercan Çitil şu bilgileri veriyor: “Türkiye’nin gıda kimyasallarında dışa bağımlı olduğu bir dönemde yurt içinde geliştirilmiş bir ürünü Uzakdoğu’ya, Singapur’a ihraç etme başarısı gösterdik. Ticarileştirme biriminde görevli arkadaşlarımız ihracat anlaşması imzalanana kadar gerek Singapur’da ürünü talep eden firma ile gerekse Türkiye’de ürün geliştirici Elif Güngör Reis arasında köprü görevi görerek, doğru iletişime, maddi ve manevi kazançlı bir anlaşmaya ve bir fikrin, bir hayalin ürüne dönüşmesine imkân sağladı.”
İTÜNOVA TTO kendisine görev edindiği yalnızca yerelde değil uluslararası Ar-Ge ekosisteminde de önemli bir paydaş olma çabasını; bünyesindeki nitelikli kadrolarıyla devam ettirecek. Çitil, “Temennimiz yakın dönemde daha birçok hayalin, fikirden ürüne dönüşüm sürecine tüm ekosistem üyeleri olarak katkı vererek, ülkemizin dünya genelinde Ar-Ge çalışmaları içerisinde ön sıralarda yer almasını sağlamaktır” diyor.

Gücünü üretimden alan Teknopark Ankara TTO, sanayicisinin yanında
Ar-Ge, inovasyon ve üniversite-sanayi işbirliğinin önemi ve bu kavramlarla ilgili farkındalık son yıllarda giderek artıyor. Ülkemizin kalkınma planlarında da inovasyon faaliyetlerinin hızlanması gerektiği, akademik dünyayı ve sanayiciyi ortak platformlarda bir araya getirecek bilgi ve teknoloji transfer mekanizmalarının geliştirilmesi ve işe yarar bilgiye erişimin kolaylaştırılması hususları ön plana çıkarılmıştır. Bu konuda yapılacak farkındalık ve tanıtım faaliyetleriyle kurulacak etkin işbirlikleri sayesinde geliştirilecek yenilikçi yöntem ve yaklaşımlarla verimlilik artacak, dışa bağımlılık azalacak, ekonomik büyüme, gelişme ve buna bağlı olarak refah seviyesinin yükselmesi sağlanacaktır. Bu amaçlar için oluşturulan teknoparklar ve üniversite sanayi arasındaki bilgi ve teknoloji aktarımını kolaylaştırmak için kurulan Teknoloji Transfer Ofisleri önemli bir sorumluluk üstleniyor.

Teknoloji Transfer Ofisleri, üniversitelerin araştırma ve geliştirme altyapısını güçlendirmek, proje yapma kültürü ve kapasitesini arttırmak, üniversitelerde araştırma yapan öğretim elemanlarının ve öğrencilerin araştırma projelerine maddi destek sağlayan ulusal ve uluslararası kurumların kaynaklarından en verimli biçimde faydalanabilmelerini sağlamak, üniversite – sanayi işbirliğini koordine etmek amacıyla kuruldu.
Teknoloji Transfer Ofisleri tarafından yürütülen faaliyetler hem bilginin paylaşımını arttıracak, hem de uzun vadede ülke insanına fayda sağlayacak biçimde en doğru teknoloji transferinin ortak akıl rehberliğinde araştırmacı ve sanayici arasında köprü kurmasını sağlayacaktır.
Teknopark Ankara Teknoloji Transfer Ofisi, Teknopark Ankara ile birlikte faaliyetlerine başladı. 2012 yılından beri edindiği tecrübelerle İvedik OSB ve Teknopark Ankara TGB firmalarına hizmet veren TTO ekibi; kamu destekleri, fikri ve sınai mülkiyet hakları, üniversite-sanayi işbirliği kapsamında çalışmalarını yürütüyor. Ayrıca Ticaret Bakanlığı ve Ankara Kalkınma Ajansı’nın mali destekleriyle kümelenme, ihracatı geliştirme ve iş geliştirme konularında projeler yürütüyor.
İvedik OSB ve Teknopark Ankara Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gültekin, “Üniversite bünyesinde bulunan teknoloji transfer ofislerinden farklı olarak akademik kadrosu bulunmayan Teknopark Ankara Teknoloji Transfer Ofisi, üretimin merkezinde bulunmaktan aldığı güçle çalışmalarını sanayicilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere şekillendirmiştir” diyor.
Teknopark Ankara Teknoloji Transfer Ofisi, üniversite-sanayi işbirliği çalışmalarında sanayiyi temsil ediyor. İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde 2018 yılı itibariyle 4.256’sı üretici olmak üzere 8 bin 600 işletme faaliyet gösterirken üretici firmaların 400’ü Ar-Ge çalışmaları yürütüyor.

Akademisyen-firma eşleştirmesi yapıyor
Teknopark Ankara Teknoloji Transfer Ofisi, Teknopark Ankara ve İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde Ar-Ge projeleri yürüten firmalara ihtiyaç duydukları akademik desteğin sağlanması çalışmalarını yürütüyor. Hasan Gültekin, bu kapsamda Ankara’da bulunan üniversiteler ve üniversite TTO’ları ile akademisyen firma eşleştirmesi çalışmalarını yürüttüklerini açıklıyor: “Firmaların yürüttükleri projelerle ilgili faydalanabilecekleri kamu destekleri hakkında farkındalık çalışmaları ve teknik danışmanlık hizmetleri verilmektedir. Firmaların ve akademisyenlerin ortak proje geliştirmesi ve Ar-Ge işbirliklerinin artırılmasına yönelik hem Teknopark Ankara hem de İvedik Organize Sanayi Bölgesi firmalarıyla çalışmalar yürütülmektedir.”

Ticarileşme & Dış Ticaret modülü
Teknopark Ankara Teknoloji Transfer Ofisi’ni diğer teknoloji transfer ofislerinden ayıran en önemli çalışması ise Ticarileşme & Dış Ticaret modülünün faaliyetleri oluşturuyor. TTO kurulumundan bu yana çalışmalarına devam eden bu modül, Teknopark Ankara ve İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren işletmelere ürüne yönelik pazar araştırması hazırlanması, rekabet analizi raporu hazırlanması, hedef pazar tespiti, firmaların ihracata yönelik alt yapı hazırlıklarında danışmanlık hizmetleri, yurt dışına ticari heyetlerin düzenlenmesi, yurt dışından alım heyetlerinin getirilmesi, fuar katılım organizasyonları, ithalat süreçleri yönetim desteği, yasal mevzuatlarla ilgili bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları ile ihracata yönelik eğitim ve seminerlerin organize edilmesi faaliyetlerini yürütüyor.

GÜNTTO hizmetleriyle ekosistemin vazgeçilmezi
İstanbul Gedik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (GÜNTTO), 2018 Nisan ayında kuruldu ve aynı yılın Haziran ayında YÖK tarafından yükseköğretim kurumlarının sermaye statüsündeki Teknoloji Transfer Ofisleri arasında yerini aldı.

GÜNTTO bilinçlendirme ve farkındalık eğitimleri, kuluçka ve şirketleşme süreçleri, fikri mülkiyet hakları, proje yönetimi, üniversite-sanayi işbirlikleri vb. alanlarda faaliyet göstererek akademisyenlere, sanayicilere ve kuluçka şirketlerine yol haritası çiziyor.
İstanbul Gedik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Havva Esra Tütüncü, “Gedik Holding Ar-Ge merkezleri ve üniversitenin araştırma merkezleri ile ortak başlayan üniversite-sanayi işbirliği çalışmalarımız şu an ki üniversite-sanayi işbirliği portföyümüzün oluşmasına öncülük etmiştir” diyor.

GÜNTTO sanayi ve üniversite işbirliğinde iddialı
Havva Esra Tütüncü, “Rekabetçi yerli ve milli üretimde TTO’nun rolü” ile “Üniversite-sanayi işbirliğinde TTO’nun rolü” konularına yönelik görüşlerini şöyle aktarıyor: “Sanayideki teknoloji gereksinimlerini belirleyerek akademisyenlerin ürettiği bilimsel bilginin sanayiye entegre edilip pazara aktarılmasını sağlayan Teknoloji Transfer Ofisleri, üniversite-sanayi işbirliği konusunda ara yüz görevini üstlenmektedir. Ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda yüksek ve orta teknolojili ürünlerin yerli ve milli olarak geliştirilmesi amacı ile yürütülen ve akademinin de büyük rol oynadığı Ar-Ge süreçlerinde dünyadaki ekonomik rekabette yer alabilmek adına üniversite-sanayi işbirliği büyük önem taşımaktadır. Bu sebeptendir ki GÜNTTO olarak enerji, gıda, robot teknolojileri, polimer, yapay zeka uygulamaları vb. alanlarda Ar-Ge çalışmaları yürütmekteyiz.”
Eğitim, yayın, uygulama ve araştırma odaklı bir üniversite vizyonu ile büyüyen İstanbul Gedik Üniversitesi, üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde Ar-Ge hizmetleri ve lisansüstü eğitim vermek amacıyla Avrupa’nın en büyük teknoparkı olan Teknopark İstanbul’da yerini aldı. Havva Esra Tütüncü, Teknopark İstanbul’da 400 m2’lik bir alanda faaliyet gösteren kuluçka firmalarının katmadeğeri yüksek ve inovatif ürünler geliştirerek büyüyebilmeleri için onları çatı kuruluşlar ve fon sağlayıcılar ile bir araya getirdiklerini belirterek, “Bu sayede firmalarımızın ulusal ve uluslararası rekabet güçlerini arttırmayı hedeflemekteyiz.” diye konuşuyor.

“Patentin Ticarileşmesi”
Yeni dünya düzeninde bir başarı göstergesi sayılan patentler, sektörlerin bu düzene ayak uydurabilmeleri için elde ettikleri know-how’ları koruyup değerlendirdikleri bir araç haline geldi. GÜNTTO bünyesinde yer alan Fikri Sınai Mülkiyet Komisyonu ülke sanayimizin uluslararası rakiplerine üstünlük sağlayabilmesi amacı ile İstanbul Gedik Üniversitesi’nin ürettiği nitelikli know-how’ların patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım gibi fikri sınai mülkiyetlere dönüşmesini ve aynı zamanda bu patent, faydalı model ve endüstriyel tasarımların ilgili sektörlerde değerlendirilip ticarileşerek sektörlerin teknolojik açıdan gelişimlerini destekleyecek faaliyetler yürütüyor.

‘Patentli Teknolojiyi Ticarileştirme’ye odaklanıyor
Hacettepe Teknokent Teknoloji Transfer Merkezi (HT-TTM) 2009 yılında kurulan Türkiye’deki ilk TTO’lardan birisi, bugün farklı branşlardan 23 uzmanı ile ‘Üniversite Sanayi İşbirliği’, ‘Projeler’, ‘Fikri Sınai Mülkiyet Hakları’ ve ‘Girişimcilik’ alanlarında hizmet veriyor. 2013 yılında Tübitak TEYDEB1513 projesiyle çalışmalarına ivme katarak yoluna devam eden HT-TTM,  edindiği bilgi ve deneyimlerini diğer TTO’lara da aktararak mentorlük hizmetlerine de devam ediyor.

HT-TTM Patent Ofisi Koordinatörü, Patent Vekili Esra Yardımoğlu, “Patent Ofisimiz fikri sınai mülkiyet hakları ve ticarileştirme çalışmalarını yürütmek üzere Hacettepe Üniversitesi tarafından yetkilendirilen birim olarak 2013’ten bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir” diyor. 6769 Sayılı yeni Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle HT-TTM Patent Ofisi, üniversitenin fikri haklar konusunda hak sahipliği kararlarının alınması amacıyla kurulan Hacettepe Üniversitesi Sınai Mülkiyet Hakları Değerlendirme Komisyonu’na üyeleri ile katkı veriyor.
Esra Yardımoğlu, çalışmalarını şöyle aktarıyor: “Patent Ofisi olarak hem üniversitemiz bünyesindeki bilimsel çalışmaları hem de hedef kitlemizde yer alan firmaların inovatif çalışmalarına patent başvurusundan tescile kadar tüm süreçte destek oluyor, patent taraması, pazar analizi, patent değerlemesi gibi önemli hizmetler sunuyoruz.”
Esra Yardımoğlu, üniversitedeki buluşlar için ‘patentlenebilirlik’ ve ‘ticarileşebilirlik’ değerlendirmeleriyle işe başladıklarını belirtiyor: “Bizim tarafımızda, bir çalışmanın patentlenebilirlik kriterlerine uygun olması beklenirken beraberinde ticari potansiyeli de oldukça önem arz ediyor. Üniversite olarak hatta ülke olarak patent sayılarımızı arttırmak, portföy genişletmek ülkenin teknolojik ve ekonomik anlamda gelişmesi için tek başına yeterli değildir. Günümüzde ‘patent ticarileştirme’ kavramı ülke politikası olarak belli kurumların da hedefler üzerinden üniversiteler, TTO’lar,  KOBİ’ler, özellikle de Ar-Ge Yenilik Merkezi’ni henüz kurmuş olan firmalar arasında bu kültürü yaymak adına başlatılan çalışmalar ile karşımıza çıkmaktadır.”
Esra Yardımoğlu, patent ticarileştirme yerine “Patentli Teknolojiyi Ticarileştirme” kavramının daha doğru olacağına dikkat çekiyor: “Patentli bir teknolojinin ticarileşmesi uzun bir yoldur ve bir ekip işidir. Teknolojinin seviyesi ve ihtiyaca göre doğru hazırlanmış bir yol haritası kritik öneme sahiptir. Buluşun teknoloji olgunluk seviyesi (TRL) bu yolda önemli bir kriter iken bir diğer önemli konu da patentli teknolojinin hangi şekilde ticarileştirileceği konusudur. Bir patentli teknoloji lisanslama, devir, start up olmak üzere 3 yoldan ticarileştirilebilmektedir.”

Hedef; patentli teknolojiyi ticarileştirmek
Esra Yardımoğlu, Patent Ofisi olarak akademik buluşların, pazardaki ihtiyacı (market pain) karşılayabilme gücü, sanayiye uygulanabilirliği, TRL değeri, müşterisi, karlılığı, küresel anlamda rekabeti gibi pek çok parametreye göre değerlendirerek ticari potansiyeline göre ulusal ve uluslararası patent başvurularını gerçekleştirip üniversitenin patent portföyündeki her bir teknoloji için ticarileşme yol haritası oluşturduklarının altını çiziyor: “Hedefimiz patentli teknolojilerimizi ticarileştirerek, küresel pazardaki ihtiyacın yerli teknolojiler ile karşılanması ve bu sayede rekabet gücümüzü arttırarak başta üniversitemiz olmak üzere ülke ekonomisine katkı sağlamaktır.”
Yürütülen çalışmaya örnek veren Yardımoğlu, “Geçtiğimiz yıllarda bir girişimci firmamızın patent başvurularını gerçekleştirdikten sonra, teknoloji için yatırımcı bularak ortak şirket kurma ve teknolojinin üretime geçilmesi konusunda arabuluculuk hizmeti sağladık. Ülke olarak dışa bağımlı olduğumuz ve savunma sanayisinde kritik bir ürün olan ‘Anti-termal anti-radar özellikli bir kumaş’ patentine konu teknoloji 1.000.000 TL’lik bir yatırım alarak İzmir Torbalı’daki tesisinde bugün seri üretimini sürdürmekte, Türk Silahlı Kuvvetleri ürünlerin alımını ve özellikle sınır bölgesinde kullanımını gerçekleştirmektedir” açıklamasını yapıyor.
Esra Yardımoğlu, bundan sonra üniversitenin marka değeri olan “sağlık” alanında, özellikle yerli ilaç ve medikal konusundaki patentli teknolojiler üzerinden dünya pazarında önde gelen firmalar ile yatırımcı görüşmelerine odaklandıklarını açıklıyor.

BÖLGESİNE İNOVATİF AYAK İZİ BIRAKIYOR
Şırnak Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisleri A.Ş. (ŞırnakTTO), araştırma-geliştirme yapan kurum ve kuruluşlar ile teknoloji kullanıcısı sanayi şirketleri arasında köprü vazifesini üstlenmiş bir ara yüz, aynı zamanda kamuya bağlı bir anonim şirket olarak Eylül 2018’de kuruldu.

Şırnak Üniversitesi’nde açılması uygun görülen ŞırnakTTO A.Ş., merkez kampüste kendine ait binada faaliyetlerini sürdürürken Yöneticiliğini ise Dr. Asaf Tolga Ülgen yürütüyor. ŞırnakTTO öncelikle Ar-Ge kurum/kuruluşları ile teknoloji kullanıcısı sanayi şirketleri arasında bilgilendirme, koordinasyon, araştırmayı yönlendirme, yeni şirketlerin oluşturulmasını teşvik etme, işbirliği geliştirme, fikri mülkiyet haklarının korunması, pazarlanması, satılması, fikri mülkiyetin satışından elde edilen gelirlerin yönetilmesini amaçlıyor.
ŞırnakTTO Yöneticisi Dr. Asaf Tolga Ülgen, “ŞırnakTTO, Şırnak Üniversitesi’yle birlikte TRC3 bölge üniversitelerinde gerek kamu gerekse sanayi işbirliklerinde önemli bir saç ayağı olmayı hedeflemiştir” diyor.
ŞırnakTTO’nun Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mehmet Emin Erkan yürütüyor. ŞırnakTTO; TRC-3 Bölge Üniversiteleri ve illerindeki yerel mekanizmaların yanında mevcut KOBİ’ler ve girişimcilere destek sağlamakla birlikte ikili işbirliği fırsatı sunarken akademik bilgiyle girişimcilik gücünü birleştiriyor.
Dr. Asaf Tolga Ülgen, ülkemizde yapılan çoğu akademik araştırmanın uygulama olanağı bulamadan ve ticarileşemeden kaybolup gittiğini ve bu kaybı önlemekte yeni kazanımlar elde etmek ve üniversitelerdeki teknolojiyi sanayiye aktarmak için en doğru mekanizmanın TTO olduğunu belirtiyor.
Dr. Asaf Tolga Ülgen, şu bilgileri veriyor: “Yerli ve milli ekonominin büyümesinde kamu, üniversite ve sanayi (KÜSİ) üçlüsünün birbirleriyle etkileşimi ve koordinasyonu önemli bir etkendir. ŞırnakTTO bünyesindeki Üniversite-Sanayi İşbirliği Birimi, bilimsel fikirleri ve projeleri sanayiye aktararak toplumun yararına dönüşmesini kolaylaştıracak şekilde yönetme konusunda yardımcı olmak ve Ar-Ge çalışmalarının doğru ve hızlı bir şekilde yönlendirerek üniversite-sanayi işbirliğini sürdürebilir kılıyor.
Yürüttüğümüz 3 Kalkınma Ajansı destekli projemiz ve saha uygulamalı faaliyetimiz vardır. Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları ve Ticarileşme Birimi ise üniversite bünyesinde yer alan akademisyen/öğrencilere ve üçüncü şahıslara ait fikirlerin koruma altına alınması için danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunmak ve devamında satış, devir veya lisanslama yöntemleriyle söz konusu fikrin ticarileşmesine katkı sağlamaktadır.”
Tüm bu hedefler doğrultusuyla yola çıkan Şırnak Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş.,TRC3 bölgesindeki teknoloji ağırlıklı ticareti ve gelişimi güçlendirmek için genç ve dinamik kadrosuyla bu bölgeyi proje üretim merkezi haline dönüştürmeyi ve üniversite-sanayi işbirliğiyle 21. yüzyıla inovatif bir ayak izi bırakmayı hedefliyor.
Dr. Asaf Tolga Ülgen, “Kurulduğu günden bu yana ŞırnakTTO, 8 büyük projeye imza atan, 3 Teknik Destek Eğitimi veren, 15’ten fazla TTO-lansman toplantısı gerçekleştiren, bölgede birçok akademisyen ve sanayiciye ulaşan, yazdığı projelerde yüzde 87.5 başarı (kabul) oranına sahip, 4 fizibilite raporu yazmış olan büyük bir ekiptir” diye konuşuyor.

Güncelleme Tarihi: 26 Nisan 2019, 09:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner269

banner256