CEO, geleceği inşa edendir

Hedef ve çözüm odaklı, disiplinli, basit, doğal, yalın olmaya önem veren Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri A.Ş. CEO’su Eda Uluca Özcan; başarısının sırrının iyi bir ekip olduğunu belirtiyor:

CEO, geleceği inşa edendir

“Ekibi ne kadar iyiyse lider de o kadar iyidir.”Fransız menşeli Sodexo, 20.4 milyar Euro konsolide geliriyle dünyanın en büyük 19. işvereni konumunda. 460 bin çalışanıyla 72 ülkede faaliyet gösteriyor, günde 100 milyon tüketiciye Yaşam Kalitesi Hizmetleri sunuyor. Sodexo’nun Türkiye’de iki ayrı faaliyet alanı var: Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri ve Entegre Hizmet Yönetimi. Firmalara Restaurant Pass yemek çeki&kartı, Gift Pass hediye çekleri, akaryakıt gider yönetimi için Fuel Pass ve temsil ve ağırlama gider yönetimi için Business Pass kart hizmetleri sunuyor.
Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri A.Ş. CEO’su Eda Uluca Özcan, “CEO, bugünü değil, geleceği inşa etmelidir. Geleceği hayal etmeli ve bu hayali nasıl gerçekleştireceğini ekibine anlatmalıdır. Vizyonunu inşa ederken insana odaklanan ve kaynakların nasıl kullanılacağını da iyi planlayabilen, icraatla hedefine koşan ve bu koşuda bütün ekibi arkasından sürükleyebilen CEO bence başarılıdır” diyor. Özcan, “hizmetkar liderlik”ten söz ediyor: “Bence lider, direktif veren, en üst konumda olan kişi değildir. Benim şirketime en büyük katmadeğerim elimi taşın altına koyan liderlik anlayışını benimsememdir. Lider, yaptıklarıyla öncü olan, iyi bir takım oyuncusudur.”
Eda Uluca Özcan, başarıya giden yolun püf noktasını da açıklıyor: “Basit, doğal ve yalın. Basit şeyler daha zordur. Ancak en iyi çözümler, basit çözümlerdir. Azla yetinebilmeyi öğrenmek, sade ve yalın yaşamak önemli.” İşkolik seviyesindeki Özcan’ın her zaman birinci önceliği ailesi. Bir başka dikkat ettiği nokta ise anda kalmak: “Ben sonuç odaklıyımdır, benim için icraat önemlidir, ne söylendiğine değil, ne yapıldığına bakarım. Verdiğin sözü tutacaksın, işine odaklanıp onu en iyi şekilde yapacaksın. Aynası iştir kişinin. Disiplin, çalışkanlık, odaklanmak, niyet etmek ve hedef belirlemek. Ondan sonra kimse sizi tutamaz. Kolay kolay vazgeçmem, sonuna kadar denerim, tekrar denerim.” Özcan’ın başarının sırrı ise iyi bir ekip: “Zaman ayırır ve iyi bir ekip kurmaya önem veririm, olmazsa olmazımdır. Ekibi ne kadar iyiyse lider de o kadar da iyidir. Her zaman yeni insanlara. yeni fikirlere şans tanımalı. Başarı hırsı, hevesi, iletişim becerisi olan takım ruhuna uygun, hedef odaklı profiller seçmek kıymetlidir.  Türk insanının inanılmaz bir potansiyeli var, pratik zekasıyla esnekliğiyle çözüm odaklı bakış açısıyla çok farklı bir yerdeyiz. Yeter ki o potansiyeli iyi değerlendirelim.”
Her zaman konfor alanının dışına çıktığını ve ‘nerede daha fazla öğrenirim’ diye kendimi hep zorladığını paylaşan Özcan, farklı sektörlerin öğrenme imkanı ve yeni bir deneyim anlamına geldiğini ifade ediyor: “Bakış açınızı çok geliştiriyor, daha geniş bir perspektife sahip oluyorsunuz, daha iyi soru sormayı öğreniyorsunuz. Doğru soruları sorarak derine inmek, görünmeyen yüzü de görmeniz gerektiğini anlıyorsunuz. Gerçek nedeni bulunca o zaman ekibe, şirkete, müşteriye doğru çözümleri sunuyorsunuz. Doğru soruları sormak, dinlemek ve insan yönetimi son derece önemli. İletişim gerçekten herşeyin kaynağı ve insan hayatını değiştiriyor.”
Özcan’ın verdiği bilgilere göre; Türkiye’de 26. yılını kutlayan firmanın 3 yıl sonraki hedefi; müşterilerine, tüketicilerine ve üye işyerlerine değer katacak, hayatlarını kolaylaştırarak hizmet çeşitliliği ve  benzersiz kullanıcı deneyimini en üst seviyeye çıkaracak dijatal bir platforma dönüşmek.
Kariyerine Koç Holding’te başladı: İstanbul’da 1971’de dünyaya “merhaba” diyen Eda Uluca Özcan’ın annesi Kayserili, baba tarafı Boşnak kökenli. Uluca soyadının ise hikayesi ilginç. Aile, İtalya’nın Luca kentinden 1700’lerde Saray Bosna’ya gelip yerleşmiş ve Müslüman olmuş. Bursa ve son durak İstanbul… Nişantaşı Topağacı’nda geçen eğlenceli bir çocukluk…
İstanbul Erkek Lisesi ve Şişli Ticari İlimler Akademisi mezunu, İngilizce, Almanca, Boşnakça, Arapça bilen, sık sık iş için Almanya’ya giden babası, Kapalıçarşı’da halı tüccarı. Çocukluğunda sık sık ablasıyla birlikte babasının dükkanına uğrayan ve ticarete aşina olan Eda Uluca Özcan, kitap okumayı çok seven babasının Osmanlı tarihine dair anlattığı ilginç hikayelerden öğrendiği hayat dersi; her zaman yepyeni kapılar açmak, yeni çözümler üretmenin gerekliliği.
Eda Uluca Özcan’ın en önemli rol modeli ise anneannesi. Galatasaray Lisesi mezunu, Kayseri eşrafından sıradışı bir adam ve askerlere üretim yapan bir çadır fabrikasına sahip dedesi, vefat edince 40 yaşında 3 çocuğuyla tek başına kalan ev hanımı, ilkokul mezunu anneannesi bütün işleri devralır ve başarıyla çekip çevirir: “Hayat dolu, iyi yaşamayı seven, son derece becerikli, iletişimi çok kuvvetli, renkli konuşmasıyla çok farklı bir kadındı. Çok hareketliydi, 80 yaşına kadar her gün sporunu yapardı. Yüzme, yürüyüş. Hedef odaklı bir kadındı.”
Disiplini ve çok çalışmadan hiçbir şey yapılamayacağını Avusturya Lisesi’nde öğrenir. İngilizce ve Almanca’yı iyi derecede öğrenir, bir yıl da Latince dersi alır. İşini son dakikaya bırakmayan önceden hazırlığını yapan Özcan, bu alışkanlığının faydasını Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü kazanırken de görür, 1994’te mezun olur. Başka bir dilde kendini iyi ifade edebilmenin iş hayatında ciddi fark yarattığına değinen Özcan, lise ve üniversite yılları boyunca yarı zamanlı çalışır: “Çalışırken okumak, bence çok önemli ve kıymetli bir deneyim.”
Çok hareketli olan ve “hareket bana enerji veriyor” diyen Özcan, okul hayatı boyunca  voleybol, basketbol, tenis oynar. İş hayatı boyunca ise uzun yıllar haftada 4-5 gün her sabah 6:00’da kalkıp spor salonuna gider, squash, yüzme, koşma...5 kere Avrasya Maratonu’na katılır. Squash’ta  2 kez Türkiye 2.’si, 5 kez katıldığı Boğazı Yüzme Yarışı’nda kendi yaş kategorisinde 2 kez 2., 1 kez 3. olur. 1994’te üniversite mezuniyetinin ardından Almanya’da, Mannheim kentinde BASF şirketine 3 aylığına staja gider. Sonra da Koç Holding’e başvurur.
Çalışma hayatına Koç Grubu bünyesindeki Arçelik’te mutfak fırını üreten firmanın ihracat bölümünde başlar, Almanca konuşan ülkeler ağırlıklı çalışır. Sonrasında sırasıyla Digital Corporation, SAP ve Oracle firmalarında satış ve pazarlama alanında Türkiye, Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerini kapsayan yöneticilikler yapar. 2011-2014’te Turkcell’de Büyük Ölçekli Kurumsal Müşterilerden Sorumlu Satış Direktörü, sonra Microsoft Türkiye’de Kurumsal Hizmetlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olur. 2018 Eylül’de Sodexo ailesine katılır, bilgi teknolojileri sektöründeki deneyimi şirketin küresel dijitalleşme vizyonunun Türkiye’deki liderliğini üstlenmesini sağlar.
Özcan, Yönetimde Kadın Derneği’nin projesi çerçevesinde Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu mentörlüğünde menti (mentee) olarak eğitim alıyor. Sosyal medyayı çok öğretici buluyor, kitap okumayı çok seviyor. Son 3-4 yıldır piyano çalmaya başlamış, En sevdiği yazarlardan biri Hermann Hesse. Bugüne kadar 61 ülkeyi gezmiş, seyahati çok seviyor, favorisi; Uzak Doğu. Özcan’ın yeni seyahat rotası Peru, Çin, İzlanda’ya  doğru.

Güncelleme Tarihi: 18 Haziran 2019, 10:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner269